YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5416
KARAR NO : 2023/5633
KARAR TARİHİ : 22.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/337 E., 2023/154 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/437 E., 2020/129 K.
Taraflar arasındaki ödeme emrinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı kurum dava dışı Metal Geri Dönüşüm San Tic. Ltd. Şti.’nin müdürü ve ortağı alması nedeniyle davacı adına 2016/31600-31601, 2016/11364, 2016/14852, 2016/30498, 2016/27512, 2016/14850 2016/31603 sayılı dosyalar ile ödeme emrinin düzenlendiğini, davacıya ödeme emirlerinin tebliğ edilmediğini, ancak davacının bunu haricen 28.11.2018 tarihinde öğrendiğini, davacının şirketinin prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığını, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını beyan ederek, gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davalı kurum vekili de davada 7 günlük dava açma süresinin geçmiş olduğunu, davacının dava dışı Metal Geri Dönüşüm Ltd. Şti nin 03.12.2013 tarih ve 8 sayılı kararı ile şirketin tüm hisselerini devraldığı, davacının aynı şirketin müdürü olduğunu, bu nedenle tam ortak ve şirket müdürü olması nedeniyle şirketin ödenmeyen prim borçlarından sorumlu olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2013/3-2013/11 dönem yönünden hissesi oranında sorumluluğu bulunduğu, 2013/12-2015/12 dönem yönünden ise yetkili temsilci sıfatı ile borcun tamamından sorumlu bulunduğu, müteselsil sorumluluk halinde öncelikle işverene başvuru zorunluluğundan bahsedilemeyeceği, alacağın muaccel olduğu tarih ve takip tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ödeme emirlerine konu borçların müvekkilinin şahsi borçları olmadığını, müvekkilinin Metal Geri Dönüşüm Şirketinin 03.12.2013-13.06.2016 tarihleri arasında sınırlı dönemde şirket ortağı olduğunu ve sınırlı dönemde şirket yetkilisi olarak görev yaptığını, ödeme emirlerinin hukuka aykırı olduğunu, dava dışı şirket tarafından SGK alacakları ile ilgili yapılandırma başvurusu yapılmış olmasına rağmen davacının şahsen sorumluluğu varmış gibi icra takiplerine girişilemeyeceğini, tüzel kişilerin tahsil edilemeyen SGK borçları nedeniyle kanuni temsilcilerin sorumlu tutulup takibat yapılabilmesi için amme alacağının tüzel kişilerin mal varlığından tamamen veya kısmen alınamadığı hususunun açıkça ve yasal prosedür uygulanmak suretiyle kesin olarak ortaya konulmuş olmasının gerektiğini ancak bu işlemlerin Kurumca yerine getirilmediğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesi ile benzer sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından davacıya tebliğ edilen 17 adet ödeme emrindeki borcun dava dışı şirkette davacının temsil ve ilzama yetkili olması sebebiyle davacıya ait olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 88 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.