Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5448 E. 2023/5712 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5448
KARAR NO : 2023/5712
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1673 E., 2023/21 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/179 E., 2022/121 K.

Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 19.05.2010 – 31.01.2014 tarihleri arasında davalıya ait kuyum atölyesinde taş dizim ustası olarak çalışmasına ve en son ücretinin 2.000 TL olmasına rağmen, ücretlerinin Kuruma eksik bildirildiğini ileri sürerek, 19.05.2010 – 31.01.2014 tarihleri arasındaki prime esas ücretlerinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin işveren tarafından kıdem ve ihbar tazminatı ödenerek sona erdirildiğini, davacının ibraname imzaladığını, en son net ücretin asgari geçim indirimi dahil 1.090,33 TL, brüt 1.412,77 TL olduğunu, ücretin banka yolu ile ödendiğini, prime esas kazancın doğru bildirildiğini, iddianın yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, tanık dinletilmesine muvafakatlerinin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; ücret bordrolarının istenmesini, bordrolardaki imzaların davacıya ait olmaması halinde davanın reddolunması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İstinaf kaldırma kararı sonrası, davacı vekiline Kuruma müracaat etmek üzere 2 hafta kesin süre verildiği, böylelikle dava şartının tamamlandığı, dosya kapsamı itibariyle, brüt ücret üzerinden miktar itibariyle davacının prime esas ücret talebinin tanıkla ispat sınırının üzerinde olduğu, davalı vekili tarafından sunulan davacıya ait özlük dosyası içerisinde imzalı ücret pusulalarının da bulunduğu, davacı vekiline imzalı ücret bordrolarındaki imzalara ilişkin beyanda bulunmak üzere süre verildiği ve davacı vekili tarafından 2012/1, 3, 8, 10, 11 ve 2013/9 ve 12 bordrolardaki imzaların müvekkiline ait olmadığını beyan ettiği yani belirttiği dönemler dışındaki bordrolardaki imzaları kabul etmiş olduğu, bu sebeple davacının ücret talebinin miktar itibariyle tanıkla ispat sınırı üzerinde olması, davalı tarafça sunulan özlük dosyasında davacının imzasının yer aldığı ücret bordrolarının aksinin davacı tarafça ispat edilememiş olması, davanın tanıkla ispatının mümkün olmaması ve yazılı delille kanıtlanması gerektiği, davacı vekili tarafından ise tanık beyanı dışında yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı sayılabilecek herhangi bir belgenin dosya içerisine sunulmamış olması hususları nazara alınarak davacının davasını ispat edememiş olduğu kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; son ay ücret bordrosu ile ücret pusulalarının büyük kısmındaki imzaların taklit edildiğini, imzaların davacıya ait olmadığını belirterek, eksik inceleme ile verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelere göre, 02.09.1990 doğumlu davacı …’nın sigorta hizmet cetvelinde, 13.05.2010-31.01.2014 tarihleri arasında 1176752 sicil sayılı “…” unvanlı, faaliyeti “kuyumcu imali” olan davalı iş yerinden çalışmalarının kesintisiz 30 gün üzerinden Kuruma bildirildiği, işten ayrılış bildirgesinde işinin kuyumcu-altın ve gümüş işleme olarak belirtildiği, davacının hizmet cetvelinde ücretlerinin asgari ücretin biraz üzerinden gösterildiği, hizmet cetvelindeki ücretler ile ücret bordrolardaki ücretlerin birbiri ile uyumlu olduğu,banka kayıtlarındaki maaş ödemeleri ile dönem bordrolarındaki ücret miktarının birbiri ile uyumlu olduğu, ibraz edilen ücret bordrolarının imzalı olduğu, davacı vekilinin 07.11.2018 tarihli dilekçesinde 2012/1, 3, 8, 10, 11, 2013/9, 12. tarihli bordrolardaki imzaların davacıya ait olmadığının bildirildiği, … Kuyumcular Odasından emsal ücretin sorulduğu, yapılan açıklamalar ışığında; 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 200 ve 202 nci maddeleri uyarınca senetle ispat sınırı 2.500 TL olup tespiti istenen brüt ücretin hukuksal niteliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla sigortalının imzasını da içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanamadığı, işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin kesinleşmiş bir ilamın varlığından bahsedilmediği anlaşılmakla, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre; incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının, davalı işyerindeki 19.05.2010 – 31.01.2014 tarihleri arasındaki sigorta primine esas ücretlerinin tespitine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesi.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi