YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3840
KARAR NO : 2023/5715
KARAR TARİHİ : 23.05.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2427 E., 2022/2539 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/237 E., 2022/126 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali ile tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 5510 sayılı Kanun’un 25 inci maddesi gereğince malul sayılması gerektiğinin ve maluliyet aylığına hak kazandığının tespiti ile malul olduğu tarihten itibaren ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, malullük sigortası hükümlerinden yararlandırılması ve maluliyet aylığı bağlanması için Kuruma başvurduğunu, Kurum tarafından yapılan araştırma sonucunda davacının malul sayılamayacağına karar verildiğini ve taleplerinin reddedildiğini, Kurum tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Dosya kapsamından; davacı tarafça malullük aylığı bağlanması için kuruma başvurulduğu, başvurunun 19.01.2018 tarihli olduğu, kurumca malul sayılmayacağına karar verildiği, Yüksek Sağlık Kurulu’nun kararıyla da malul sayılmayacağına karar verildiği, yargılama esnasında dosyanın Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, davacının 27.11.2018 tarihinde böbrek nakli olduğu olgusu esas alınarak %60 oranında malul kaldığının görüldüğü, dolayısıyla davacıya malullük aylığı bağlanması için yasanın aradığı, maluliyet oranı dava tarihinden sonra gerçekleştiği, istinaf kararında da belirtildiği üzere, davadan sonra belirtilen bu olguya dayalı olarak davacının maluliyet aylığı bağlanması konusunda kuruma bir başvurusunun bulunmadığı, bu nedenle davacıya davadan sonra gerçekleşen bu olgu sebebiyle kuruma başvurması için süre verildiği, … SGM’nin yazısından da anlaşılacağı üzere, davacının 20.10.2020 tarihli müracaatı üzerine Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi sevk edilerek kurum sağlık kurulu kararına istinaden maluliyet tespitin yapıldığı, yazı cevabından da anlaşılacağı üzere, Kurumca davacıya mahkemece alınan Adli Tıp raporu doğrultusunda işlem yapılmadığı, sevk edilen hastaneden alınan kurum sağlık kurulu kararı ile maluliyetin belirlenerek maluliyet aylığının bağlandığı, dolayısıyla dava devam etmekteyken, davacının maluliyetinin tespit edildiği ve maluliyet aylığı bağlanmakla, davanın konusuz kaldığından esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, her ne kadar davacı tarafça aylıkların tahsis talep tarihinden değil, rapor tarihinden itibaren bağlandığından dolayı, ödenmeyen aylıkların faiziyle tahsili mevcut ise de; davacının bu yöndeki talebinin kuruma başvuruda bulunup reddi halinde yeni bir yargılamaya konu olabileceği anlaşıldığından, dava konusuz kalmakla esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkemece birikmiş aylıklar yönünden bir hüküm kurulmamasının ve davanın açılmasına Kurumun sebebiyet vermesine rağmen davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve başvuru tarihi itibariyle malul aylığına müstehak olduğunun ve ödenmeyen malul aylıklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı SGK Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; dava tarihinde davacının maluliyet durumunun söz konusu olmadığını, davacının en başta haksız olarak bu davayı açtığını, bu nedenle Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve Kurum lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacının dava tarihi olan 29.05.2018 tarihinden sonra 27.11.2018 tarihinde böbrek nakli olduğu, bu olgu esas alınarak Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu tarafından davacının malul olduğunun belirlendiği, yargılama devam ederken 20.10.2020 tarihinde davacının Kuruma başvuru yaparak Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak maluliyet aylığının tahsis edilmesini talep ettiği, Kurum tarafından davacının tekrar hastaneye sevk edildiği, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 05.04.2021 tarihli raporu esas alınarak 27.11.2018 tarihli böbrek nakli dikkate alınmak suretiyle … Kurum Sağlık Kurulunun 02.06.2021 tarihli kararı ile davacının %60 oranında beden çalışma güç kaybının bulunduğunun kabul edildiği ve 01.05.2021 tarihinden itibaren maluliyet aylığının tahsis edildiği, öte yandan ilk derece mahkemesinin birikmiş aylık konusunda çekişmeyi sonlandıracak şekilde bir karar vermemesinin isabetli olmadığını, davacının maluliyetine esas böbrek nakli vakıasının gerek Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu raporunda gerekçe … Kurum Sağlık Kurulu raporunda esas alındığı, bu itibarla davacının 20.10.2020 tarihinde yaptığı başvuru sırasında maluliyete dair raporunun bulunduğunun kabulünün gerektiği, davacı tarafın yazılı istek tarihinden önce raporu bulunmakla iş bu yazılı istek tarihini takip eden ay başından itibaren aylık tahsis edilmesinin 5510 sayılı Kanun’un 27/2-a hükmü gereği zorunlu olduğu, yine 5510 sayılı Kanun’un 42 nci maddesinde belirtildiği üzere, davacının yazılı istek tarihinin 20.10.2020 olmasından dolayı 01.02.2021 tarihinden itibaren aylıklara yasal faiz işletilmesi gerektiği, ayrıca emsal Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2017/4384 – 2017/7890 E.K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de kararın düzeltilerek esas hakkında karar verilmesi gerektiğinden, 6100 sayılı HMK’nun 353/1-b.2 nci hükmü gereğince davanın esası hakkında aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı vekili ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; … 2. İş Mahkemesi’nden verilen 16.06.2022 tarih, 2020/237 Esas ve 2022/126 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına,
Davacının davasının kısmen kabulü ile,
Davacının 01.11.2020 tarihinden itibaren maluliyet aylığı tahsisine hak kazandığının, ödenmeyen aylıkların -01.02.2021 tarihinden itibaren başlamak kaydı ile- her birinin ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine,
Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Gider avansından artan kısmın karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
3.1-Davacının davasının kabul edilmiş olması nedeniyle ve Kurum, mahsus kanunu olan 5502 sayılı Kanun’un madde 36/2 nci hükmü gereğince harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
3.2-İstinaf başvurusu sırasında yatırılan harçların karar kesinleştiğinde ve istem halinde yatıran tarafa iadesine,
4.1-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 6100 sayılı HMK’nun madde 323/1.ğ ve 326/1 hükümleri gereğince, karar tarihi itibariyle yürüklükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın niteliğine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4.2-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan 6100 sayılı HMK’nun madde 323/1.ğ ve 326/1 hükümleri gereğince, karar tarihi itibariyle yürüklükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın niteliğine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
5.1-Davacı tarafından yapılan 698,50 TL toplam yargılama giderinin 6100 sayılı HMK’nun madde 323/1 ve 326/2 nci hükümleri uyarınca kabul ve redde göre 1/2 oranında, 349,25 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,
5.2-Davalı tarafından yapılan 141,50 TL toplam yargılama giderinin 6100 sayılı HMK’nun madde 323/1 ve 326/2 nci hükümleri uyarınca kabul ve redde göre 1/2 oranında, 70,75 TL’sinin davacıdan alınarak iş bu davalıya verilmesine, fazla kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf incelemesi ile davacıya 01.02.2021 tarihinden itibaren başlamak kaydı ile, her birinin ödenmesi gereken tarihten itibaren yasal faiz işletilerek davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş ise de, kararın hukuka ve kanuna aykırı nitelikte olduğundan bahisle bozulması gerektiğini, kararın gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, davacının maluliyetinin dava açıldıktan sonra doğduğunu, yani dava tarihinde davacının maluliyet durumunun söz konusu olmadığını, davacının başvurusunun da istinaf kaldırma kararından sonra olduğunu, bu nedenle dava açılışında olmayan bir vaka için Kuruma kusur yüklenemeyeceğini, kaldı ki davadan sonra davacının başvurusu üzerine Kurum tarafından aylığın bağlandığını ve birikmiş alacakların da ödendiğini belirterek, hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum işleminin iptali ile maluliyetin tespiti ile maluliyet aylığı bağlanması ve ödenmeyen aylıkların faizi ile birlikte tahsiline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davalı SGK vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.