Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/3646 E. 2023/5832 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3646
KARAR NO : 2023/5832
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1134 E., 2022/1267 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/265 E., 2022/18 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 1989-1995 yılları arası sigortalılığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle:sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığının zorunlu olduğunu, davacının iddia ettiği döneme ilişkin hiçbir bilgi ve belgeye rastlanılmadığını, 5 yıllık hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle dava reddedilecek ise tarafına yeniden başvuruda bulunmak için süre verilmesinin de bir anlamı olmadığını, ara karar ile gerekçeli karar arasında bu açıdan büyük bir çelişki oluştuğunu, dava dilekçesinde delil listesinde talep edilen deliller toplanmadan mevcut duruma göre karar verilmesinin yasaya aykırı olduğunu, Kurum vekilinin dilekçesinde dahi bu kayıtların getirtilmesi talep edilmiş ise de karşılıklı taleplerin dikkate alınmadığını, takdir edilmesi gereken vekalet ücreti yerine esastan reddine karar verilmiş gibi hatalı vekalet ücretine hükmedildiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davanın Yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun’un 86/9 (506 sayılı Kanun’un 79/10) maddesi; “Aylık prim ve hizmet belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır.” düzenlemesini içermekte olup; davacının davalıya ait işyerinden adına verilmiş işe giriş bildirgesine ve Kuruma bildirilmiş çalışma kaydına rastlanmadığı, davacıya yapılan ödemelerden sigorta primlerinin kesilmemiş olması nedeniyle, davacının 1989-1995 tarihleri arasındaki hizmetlerine ilişkin tespit isteminin, davanın açıldığı tarih itibariyle, çalışmanın geçtiği iddia edilen dönemde mer’i 506 sayılı Kanun’un 79/10. maddesinde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü sürenin fazlasıyla geçmiş olması nedeniyle dinlenemeyeceği ve davanın hak düşürücü süre geçirilerek açıldığı belirlenmekle, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu sonucuna varılmıştır…” gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili özetle; isinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti ve hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun’un 79 ncu maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.