YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/12868
KARAR NO : 2006/15968
KARAR TARİHİ : 20.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılardan … … ve davalılardan Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … …, 29.11.1990 tarihli dava dilekçesi ile … Köyünde 1962 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sonucu adına tapuya kayıt edilen 220 sayılı parsel ile ölü eşi … … adına tapuda kayıtlı 376 ve 382 parsel sayılı taşınmazların 1962 yılında yapılan ilk orman tahdidinde orman sınırları dışında bırakıldığı halde 1987 yılında 12 nolu Orman Kadastro Komisyonunca yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içerisine alınarak 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığını ileri sürerek 20.08.1990 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu işleminin iptalini istemiş, mahkemece 31.03.1992 günlü hükümle “1962 yılında arazi kadastrosunun yapılıp kesinleştiği, 3402 Sayılı Yasanın 22/son maddesine göre aynı yerde yapılan orman kadastrosunun 2. kadastro olup, hükümsüz kaldığı, ilk yapılan kadastro ile verilen tapu kayıtlarının geçerli olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı … … ile davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.12.1993 … ve 1993/10372-10307 sayılı kararı ile “3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddesi gereğince orman kadastrosu ile arazi kadastrosunun aynı nitelikte sayılamayacağı, hüküm fıkrasında dava reddedilmekle birlikte orman kadastrosu ikinci kadastro sayılıp, iptal edildiğinden davanın kabulünü de içerir biçimde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu gereğine değinilerek” hüküm bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra “04.06.1997 günlü hükümle davanın 3402 Sayılı Yasanın 28/2. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına ve dava konusu 220, 376 ve 382 sayılı parsellerin 2/B maddesi gereğince Hazine adına tescillerine karar verilmiş, hükmün … … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 30.03.1998 … ve 1998/2461-3349 sayılı kararı ile bozulmuştur.” Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin anılan bozma kararında özetle: “Davacı murisin ölümü öncesi davanın ilk aşamasından itibaren davayı takip … delillerini bildirdiği, keşfin yapıldığı, deliller toplandıktan sonra bozulmasına karar verilen ilk hükmün oluştuğu, yerel mahkemenin bozma ya uyduğu halde gereklerini yerine getirmeden hüküm kurduğu, bu aşamada 3402 Sayılı Yasanın 28/2. Yasasının uygulanma olanağı olmadığı gibi davacı tarafın yükümlülüklerini de yerine getirmediğinin kabul edilemeyeceği, bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek bozma ilamının gereklerinin
yerine getirilmesi, davanın tahdide itiraz niteliğinde olduğu gözönünde tutularak tescile yönelik bir karar verilemeyeceğinin düşünülmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra taşınmazların öncesinin orman olması nedeniyle davanın reddine, dava konusu … Köyü 220, 376 ve 382 sayılı parseller yönünden 2/B uygulama haritasına göre işlem yapılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … … mirasçısı … … ile davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 6 aylık süre içerisinde açılan orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1962 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 1985 yılında 2896 Sayılı Yasa zamanında yapılan ve ilan edilmediği için kesinleşmeyen herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile 2/B uygulaması, daha sonra 1987 yılında 3302 Sayılı Yasa zamanında yapılıp 20.08.1990 tarihinde ilan edilerek kesinleşen sınırlaması yapılmamış ormanların kadastrosu ile 2/B uygulaması bulunmaktadır.
1- Orman Yönetiminin temyiz itirazları yönünden; Orman Yönetiminin, 2/B uygulamasının yerinde olmadığı konusunda bir davasının bulunmadığı gerçek kişi tarafından açılan orman kadastrosuna itiraz davasında davalı olarak gösterildiği, açılmış bir davası veya davaya katılımı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Orman Yönetiminin açılmış bir davası veya katılımı bulunmadığından 2/B madde uygulamasına yönelik temyiz itirazları incelenemez. Bu nedenle temyiz dilekçesi reddedilmelidir.
2- Davacı … … mirasçısı … …’nun temyiz itirazları yönünden;
Mahkemece bozma kararına uyulmuşsa da bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece taşınmazların 2/B madde kapsamında bulunduğu kabul edilmişse de, bilirkişiler tarafından çekişmeli taşınmazların 1962 yılında yapılan orman kadastrosu ile daha sonra 1985 ve 1987 yıllarında yapılan orman kadastroları ile irtibatlı krokisi düzenlenmemiştir. Yetersiz araştırma ve incelemeye, denetlenemeyen bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz.
A) Bu nedenle, mahkemece öncelikle 1962 yılında yapılan orman kadastrosu ile 1985 ve 1987 yıllarında 2896 ve 3302 Sayılı Yasalara göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamalarına ilişkin tüm tahdit tutanakları ile haritaları ve eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilmeli, yine dosyaya getirtilecek … …’a ilişkin nüfus kaydı ile veraset ilamı incelenerek davacı …’in, … …’ın mirasçısı olup olmadığı belirlenmeli, bundan sonra bir orman yüksek mühendisi ve bir … memurundan oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığı ile yeniden yapılacak inceleme ve keşifte 1962, 1985 ve 1987 yıllarında yapılıp kesinleşen tahdit haritaları ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilerek sağlıklı bir biçimde zemine uygulanıp, değişik açı ve uzaklıklarda olan en az 4 yada 5 orman tahdit sınır (OTS) noktasını gösterecek biçimde çekişmeli taşınmazların 1962 yılında yapılan orman tahdidi ile 1985 ve 1987 yıllarında yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına göre konumları saptanarak her bir tahdide ilişkin olmak üzere ayrı renk ve işaretle gösterilen müşterek kroki düzenlettirilmelidir.
B) Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak inceleme sonucu taşınmazların 1962 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları içinde bulunduklarının anlaşılması halinde, taşınmazlar 1985 ve 1987 yıllarında yapılan çalışmalarda ister orman sınırları içerisinde bırakılsın, isterse 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılsınlar davacı gerçek kişilerin davasının reddine karar verilmelidir.
C) Taşınmazların 1962 yılında yapılan orman kadastrosunda orman sınırları dışında bırakıldıklarının ve 1985 veya 1987 yıllarında yapılan orman kadastosunda orman sınırları içine alındıkları, 2/B madde uygulamasına konu edilmedikleri veya 2/B madde uygulaması ile Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldıklarının saptanması halinde ise; 2896 ve 3302 Sayılı Yasalarla değişik 6831 Sayılı Yasanın 7. maddesi gereğince herhangi bir nedenle orman sınırları dışında bırakılan taşınmazların orman kadastrosunun yapılabileceği gözetilerek davanın orman kadastrosu ve 2/B’ye itiraz davası olduğu nedeniyle taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı belirlenmelidir.
Bu cümleden olarak; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, … fotoğrafları ve varsa amenajman planı keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 … ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 … ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 … ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; … yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine karar verildiğine ve önceki karardan farklı aleyhine de bir durum yaratılmadığına göre, kararı temyiz etmekte hukuki yararı bulunmayan Orman Yönetiminin temyiz dilekçesinin reddine,
2) 2. bentte açıklanan nedenlerle; davacılardan … …’nun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden bu davacıya iadesine 20/11/2006 günü oybirliği ile karar verildi.