YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2010/40145
KARAR NO : 2011/1464
KARAR TARİHİ : 01.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Su hırsızlığı
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I- Katılan vekilinin temyiz isteminin yapılan incelenmesinde;
Feragat yetkisi bulunan katılan vekilinin 28.09.2005 tarihli oturumda tekrarladığı 06.07.2005 havale tarihli dilekçesiyle şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle CMK’ nın 243. maddesi gereğince katılma hükümsüz kalacağından ve şikayetçi olduğuna dair sonraki ifadesinin hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşılmakla, temyiz yetkisi olmayan katılan vekilinin temyiz isteminin, 1412 Sayılı CMUK’ nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
II- Sanık müdafiinin temyiz isteminin yapılan incelenmesinde;
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Sanığın, abonesiz su kullanması nedeniyle 12.08.2003 tarihinde sayacı sökülerek hattının mühürlenmesinden sonra, 14.04.2004 tarihinde sayaçsız su kullandığının ve pek hafif olan kaçak kullanım bedelinin kamu davası açıldıktan sonra ödendiğinin anlaşılması karşısında; varsa mühürlemeye dair 12.08.2003 tarihli tutanak da getirtilerek, sanığın Denizli 2. Asliye Ceza Mahkemesine ait ilam nedeniyle mükerrir olduğu da gözetilip eylemine uyan 765 sayılı TCK’ nın 492/2, 522, 81. maddeleri ve cezanın bireyselleştirilmesine dair 647 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 5237 sayılı TCK’ nın hırsızlık suçuna ilişkin 142/1-a, 168/2. maddeleri ve mühür bozma suçuna ilişkin 203. maddesi ile cezanın bireyselleştirilmesine dair 5237 sayılı TCK’ nın 50. maddesi hükümleri olaya ayrı ayrı uygulanmak suretiyle sonuçların belirlenmesi, bu şekilde bulunan sonuç cezaların karşılaştırılması ve sonuca göre lehe olan kanunların belirlenmesi gerekirken, açıklanan şekilde ve denetime olanak verecek biçimde değerlendirme yapılmadan, karşılaştırma yapmak amacıyla 765 sayılı TCK uyarınca sonuç ceza belirlenirken 647 sayılı Yasanın 4. maddesi gözetilmeden ve eylemin 5237 sayılı TCK’ nın 141/1. maddesine uyduğu kabul edilerek lehe olduğu gerekçesiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Katılan vekilinin 28.09.2005 tarihli oturumda tekrarladığı 06.07.2005 havale tarihli dilekçesiyle şikayetinden vazgeçmesi nedeniyle CMK’ nın 243. maddesi gereğince katılmanın hükümsüz kaldığı gözetilmeden katılan lehine vekalet ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK’ nın 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakları gözetilerek bu sebeplerden dolayı isteme aykırı olarak (BOZULMASINA), 02.02.2011 gününde oy birliğiyle karar verildi.