YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15090
KARAR NO : 2023/4270
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve 2019/28 Esas, 2021/35 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 56 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, çocuklara özgü güvenlik tedbiri altına alınmasına ve danışmanlık tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/951 Esas, 2022/667 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 … maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuk hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 … maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 2.420 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve taksitlendirmeye karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Kurum vekilinin temyiz istemi; temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, katılan Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir.
2. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını anlayacak yaşta olmadığına, yaralama kastı ile hareket etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ve suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde Cumhuriyet Ortaokulunda öğrenim gördükleri, katılanın, suça sürüklenen çocuğa parmağını sallaması üzerine suça sürüklenen çocuğun katılana yumruk atmak suretiyle burun kemiğinde kırık meydana gelecek şekilde yaraladığı, 12-15 yaş aralığında bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.05.2018 tarihli rapora göre suça sürüklenen çocuğun 10.05.2018 tarihinde işlemiş olduğu bildirilen kasten yaralama suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığının bildirilmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği belirlenmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanın yaralanmasına ilişkin;
a. Osmaneli M.S.Ç. Devlet Hastanesince düzenlenen 10.05.2018 tarihli;
“Burunda şekil bozukluğu, sol göz kapağında yüzeyel kesi, grafide fraktür.”
b. Bilecik Devlet Hastanesince düzenlenen 17.05.2018 tarihli;
“Septum ortada aks minimal sağa deviye.Burun grafisinde burun kemiğinde kırık ile uyumlu fissür hattı izlenmiştir.Kırığın hayati fonksiyonlarına etkisi hafif (1.) olarak değerlendirilmiştir.”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
3. Suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 31 … maddesinin ikinci fıkrası gereğince aldırılan;
a. Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 16.05.2018 tarihli;
“…’nün 10.05.2018 tarihinde işlemiş olduğu bildirilen “kasten yaralama” suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olmadığı kanaatini bildirir rapordur”
b. Adli Tıp 6.İhtisas Kurulu’nun 27.08.2021 tarihli;
“10.05.2018 tarihinde işlediği (yaralama) suçu nedeniyle, kemik kırığı oluşturur şekilde kasten yaralama suçunu işlediği iddia edilen SSÇ’nin TCK 31, 32 maddesi gereğince suçun farik ve mümeyyizi olup olmadığı hususunda rapor düzenlenmesi istenen … ve … oğlu, 18.04.2004 doğumlu …’nün, Kurulumuzca 13.08.2021 tarihinde yapılan muayenesinde, ceza sorumluluğunu müessir ve işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılamasını veya davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek mahiyet ve derecede herhangi bir zeka geriliği ya da çocukluk dönemi psikopatolojisi saptanmadığı, dava dosyasının tetkikinde suçun işlenişi esnasında davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyecek herhangi bir akli arıza içinde bulunduğunu gösteren psikopatolojik unsura rastlanmadığı, dolayısıyla …’nün 10.05.2018 tarihinde işlediği (yaralama) fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
4. Suça sürüklenen çocuğun ikrar içeren savunması, katılan beyanı, suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen sosyal inceleme raporu, suça sürüklenen çocuğun adli sicil ve nüfus kaydı dava dosyasında mevcuttur
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen oluşa ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığının (A-3.b) bendinde yer verilen raporda suça sürüklenen çocuğun, katılana karşı işlediği yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olması nedeniyle suça sürüklenen çocuğun haksız tahrik altında katılanı yaraladığı kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan Kurum vekilinin temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine, takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, suça sürüklenen çocuk müdafiinin suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını anlayacak yaşta olmadığına, yaralama kastı ile hareket etmediğine, beraatine karar verilmesi gerektiğine yönelen temyiz sebepleri yönünden;
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin suça sürüklenen çocuğun ikrara yönelen savunması, katılan beyanı ve katılanın yaralanmasına ilişkin adli muayene raporu içerikleri ile saptandığı, suça sürüklenen çocuğun savunmasından kastının yaralamaya dönük olduğunun anlaşıldığı, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 61 nci maddesine göre belirlenen temel cezada meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimine göre alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektiren bir durum olmadığı ve temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin isabetli olduğu, adli sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında Mahkemece kurulan hükümde, “Cezanın suça sürüklenen çocuğun geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak…” şeklindeki gerekçeyle 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim nedeni uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdir yetkisinin cezanın bireysel caydırıcılığı fonksiyonu dikkate alınarak yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı, ayrıntılarına Olay ve Olgular başlığının (A-3.b) bendinde yer verilen raporda suça sürüklenen çocuğun yaralama fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu tespitine yer verildiği ve alınan raporun yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Katılan Kurum vekilinin vekalet ücretine yönelen temyiz sebebi yönünden;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının “Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmın ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir.” şeklindeki hükmü karşısında, kendisini vekille temsil ettiren katılan Kurum lehine, suça sürüklenen çocuk aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümde bazı kanun maddelerinin gösterilmemesi;
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının, taksitlendirmeye karar verilirken 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulama sırasında belirtilmemesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/951 Esas, 2022/667 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasında yer alan yargılama giderlerine ilişkin paragrafa; “Katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, ilk derece mahkemesince verilen hüküm tarihinde yürürlükte bulunan (2022 yılı) Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına verilmesine,” cümlesinin eklenmesi, hükmün hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği bendinde “TCK 50/3 maddesi” ibaresinin çıkarılıp yerine “5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile aynı maddesinin üçüncü fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası” ibaresinin eklenmesi, taksitlendirmeye ilişkin bentte ise “Sanığın adli para cezasının” ibaresinden sonra gelmek üzere “5237 sayılı Kanun’un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Osmaneli Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.06.2023 tarihinde karar verildi.