Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2012/25118 E. 2013/14458 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/25118
KARAR NO : 2013/14458
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanıklar …, …, … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde:
Sanık … yüzünde, 17.04.2012 tarihinde verilen kararın, sanık tarafından 20.04.2012 tarihinde temyiz edildiği, mahkemenin, 6217 sayılı Yasanın 13. maddesi uyarınca, tebliğden itibaren 7 gün içinde temyiz harcını dosyaya yatırmadığı takdirde temyiz talebinin reddine karar verileceğine ilişkin ihtar yazısı üzerine sanığın 20.06.2012 tarihli dilekçesi ile cezaevinde olduğunu, harcı ödeme imkanının olmadığını ve maddi olarak zor durumda olduğunu belirtip, dosyanın temyize gitmesini istediği, mahkemece 25.06.2012 tarihli ek kararla sanık …’ın temyiz isteminin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
14/04/2011 tarih ve 27905 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 13. maddesi uyarınca Yargıtay Ceza Dairelerine yapılacak temyiz başvurularında harç alınması hükme bağlanmış ve anılan yasa maddesi Anayasa Mahkemesinin 20/10/2011 tarih ve 2011/54-142 sayılı kararı ile iptal edilerek, iptal hükmünün kararın Resmi Gazetede yayımlandığı 29/12/2011 tarihinden başlayarak altı ay sonra (29/06/2012 tarihinde) yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin iptal hükmünün gerekçesini, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin, mahkemeye erişim hakkının engellenmemesi bağlamında belirlediği kriterlerden biri olan ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilen, “ödeme gücü olmayanlar bakımından etkili adli yardım sisteminin olması” koşulunun ülkemizde yeterince bulunmamasına dayandırdığı gözetildiğinde, anılan hususun Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesi beklenmeksizin temel haklarla ilgili Uluslararası Sözleşmeler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatları dikkate alınarak iç hukukta uygulanması gerektiğinden, mahkemenin temyiz isteminin reddine dair 25.06.2012 günlü 2012/127-362 sayılı ek kararı kaldırılarak, 17.04.2012 tarihli hükme yönelik sanık …’ın temyiz itirazları nedeniyle yapılan incelemede;
Sanıkların daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm oldukları anlaşıldığından, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan, 5271 sayılı CMK’nun 231/6. maddesinin (a) bendinde yazılı “kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama” koşulunun bulunmaması nedeniyle, sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
2-Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelemesinde:
Dosya kapsamına göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Sanık …’nin sabıkasının olmadığı ve sanık …’un adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair hükmün sanık hakkında 5271 sayılı CMK. nun 231/5. maddesinin uygulanmasına engel oluşturmayacağı gözetilerek, sanıklar hakkında hükümden önce 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 04.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.