Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/8702 E. 2023/6470 K. 07.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8702
KARAR NO : 2023/6470
KARAR TARİHİ : 07.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1411 E., 2022/1439 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Serik 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/249 E., 2021/132 K.

Taraflar arasındaki iş kazasına dayalı maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; 30.08.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … Beybars vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yerin sitenin ortak kullanım alanı olmadığını, sitede herkesin ayrı villası ve her villaya ait havuzların bulunduğunu, murisin kendi görev tanımı dışında kendi nam ve hesabına yapmış olduğu özel işi sebebiyle çalışmasını sürdürdüğü sırada bahse konu ölüm olayının meydana geldiğini, bu nedenle olayın iş kazası olarak değerlendirilmesi ve …’a ve siteye husumet yöneltilmesinde hataya düşüldüğünü, kazanın meydana geldiği yer kat malikine özgülendiğini ve tamamen ona ait olan bir havuz olduğunu, husumetin doğrudan A-2 nolu binanın maliki olan Kıymet Haredin’e yöneltilmesi gerektiğini, … yönünden olayın iş kazası olduğu değerlendirilirse bile site yönetiminin iş bu davadan dolayı dava ve taraf ehliyeti bulunmadığını, davacı tarafın davayı sitede bulunan kat maliklerine karşı açması gerektiğini, hem site yönetimine hem de site yöneticisine dava açılmasının doğru olmadığını, hem … hem de murisin davalı sitenin çalışanları olduğunu, sitenin yöneticisi olmadığını, yöneticiler tarafından kendisine bildirilen işlerin kişiler arasında dağılımını yapmakta ve işleri koordine ettiğini, doğrudan emir ve talimat verme gibi bir yetkisi olmadığını, aslında sitenin işçisi olup muhlis ile aynı pozisyonda olduğunu, 21.11.2013 tarihli site genel kurulunda her villa sahibinin kendi havuzlarının bakım ve onarımından kendilerinin sorumlu olacağı yönünde karar alındığını, müteveffanın kendi özel yükümlülüğünü ihlal ederek, kaçak akım röleri eski olduğunu bildiği halde hiçbir önlem almadan çalışma yaptığını, müteveffanın elektrik teknisyeni olup işinin ehli olduğunu, davaya konu kazadan dolayı müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, ceza dosyalarında bulunan bilirkişi raporlarını kabul etmediklerini, ceza yargılamasında işbu cevap dilekçesinde belirttiği hususların hiçbirisine deyinmeden eksik ve hatalı inceleme ile rapor tanzim edildiğini, yeniden bilirkişi raporu tanzimini talep ettiklerini beyan ederek, davacının davasının reddini savunmuştur.

2.Davalı … cevap dilekçesinde özetle; davadaki ihtilafın çözülmesi bakımından öncelikle iş kazası unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin, tespitinin önem taşımakta olduğunu, olayın meydana geldiği anda müteveffanın hizmet akdine uygun davranmadığını, kendi görev ve sorumluluğu olmayan bölgede bulunduğunu, müteveffanın elektrik tesisatçılığı görevini ifa etmekle görevli olduğunu, ortak alanlarda kullanması için teslim edilen özel kıyafet ve aletleri kullanmadan iş kapsamında bulunmayan A-2 nolu villanın havuzunda bulunması sonucu vefat etmesi site yönetiminin kusurunun veya sorumluluğunun bulunmadığını, müteveffanın iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili aldığı eğitim sertifikasının olduğunu, her villanın havuzunun elektrik veren elektrik panosunun kendi villa sınırları içerisinde bulunduğunu, site yönetiminin havuz ile ilgili herhangi bir işlemden veyahut bakımından sorumlu bulunmadığını, dışarıdan duyduklarına göre müteveffanın A-2 nolu villanın havuzunda iş akdi dışında bulunduğu sırada havuza indiği sırada elektriği kestiği sonrasında elektriği tekrardan A-2 nolu villadan geri açıldığı için kazanın meydana geldiği davacı tarafın olayı iş kazası kapsamında alarak site yönetimini mesnetsiz iş veren sıfatıyla her durumda bu kazadan sorumlu tutması site yönetiminin sorumlu olacağını gerektirmediğini belirterek Novron Feronia sitesinin davaya taraf olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini beyan ederek, davacının davasının reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince: “maddi tazminat davasının Kabulü ile, davacı … için 248.138,57 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı … için 63.468,17 TL. maddi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a velayeten …’a verilmesine, davacı … için 15.599,30 TL. maddi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a velayeten …’a verilmesine; manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacı … için 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davacı … için 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı … ‘a velayeten …’a verilmesine, davacı … için 15.000,00 TL. manevi tazminatın olay tarihi olan 30.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı …’a velayeten …’a verilmesine, manevi tazminat yönünden fazlaya dair istemin reddine…” dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle: bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, zaman aşımı süresinin geçtiğini, 20.09.2020 tarihli beyanın sehven verildiğini, yönetim kurulu kararının dikkate alınması gerektiğini, kusurlarının bulunmadığını, villa sahibinin sorumluluğunun bulunduğunu, manevi tazminatın fazla olduğunu, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek kararı istinaf etmiştir.

2.Davalı … vekili istinaf dilekçesinde özetle: taraflar arasında işçi işveren ilişkisinin bulunmadığını, ceza dava dosyasının yeterince irdelenmediğini, kusurlarının bulunmadığını, asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararı isitnaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince “… davacılar murisinin elektrik akımına kapılması nedeniyle kazanın meydana geldiği anlaşılmakla ve hükme esas alınan 30.12.2020 tarihli bilirkişi heyet raporu itibariyle, hükme esas alının kusur durumu yerinde bulunmuştur.

Tarafların kazadaki kusur durumları ve meydana gelen sonuç dikkate alındığında, tayin edilen manevi tazminat yerinde bulunmuştur.

Hükümdeki kabul ve ret durumu itibariyle, tayin edilen vekalet ücreti ile yargılama gideri dağılımı yerinde bulunmuştur…” gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde görülerek davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı … vekili temyiz dilekçesinde özetle: istinaf dilekçesinde ileri sürülen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
C.A. Davalılar vekillerinin davacılar …ve …için verilen maddi tazminat ile tüm davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.

3. Sonuç olarak davacılar …ve …için verilen maddi tazminat ile tüm davacılar lehine ayrı ayrı hükmedilen manevi tazminatın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalılar vekillerinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.

C.B. Davalılar vekillerinin, davacı … lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 ncü maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalılar vekillerinin davacılar …ve …için verilen maddi tazminat ile tüm davacılar lehine hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,

2.Davalılar vekillerinin davacı … lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin istemi yönünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.