Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5522 E. 2023/6942 K. 15.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5522
KARAR NO : 2023/6942
KARAR TARİHİ : 15.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/785 E., 2023/586 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/232 E., 2022/481 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince Mahkemenin yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin … İş Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum tarafından müvekkili şirkete tebliğ edilen 14.04.2022 tarihli yazıda, Esenler Sosyal Güvenlik Merkezinde ….. sicil no.lu dosyada işlem gören Goldaş Kuy. San. İth. İhr. A.Ş.nin davalı Kuruma olan borçlarından dolayı müvekkili adına Denizli İli, Pamukkale İlçesi, Kurtluca Köyü, Medelle Mevkii, 8418 ada, 25 parselde ve Denizli İli, Pamukkale İlçesi, Kurtluca Köyü, Medelle Mevkii, 8417 ada, 78 parselde kayıtlı taşınmazlara ilişkin satış işlemlerine başlandığı bildirilerek taşınmazların kıymet takdir raporlarının ekte yer aldığının bildirildiğini, kıymet takdir raporunda; 8418 ada, 25 parselde kayıtlı taşınmaz için 650.000-TL ve 8417 ada, 78 parselde kayıtlı taşınmaz için 500.000-TL değer belirlenmiş ise de söz konusu bedellerin, taşınmazların emsallerine ve güncel piyasa satış fiyatlarına göre oldukça düşük kalmakta olup taşınmazların bulunduğu konum ve niteliği itibarıyla değerlerinin çok daha yüksek olduğunu, ayrıca taraflarına tebliğ edilen kıymet takdir raporlarının hiçbir imza içermemekte olup imzasız kıymet takdir raporunun geçerli kabul edilerek satışa esas alınmasının da mümkün olmadığını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin 2021/2156 E. ve 2021/12694 K. sayılı kararında benimsendiği üzere, SGK tarafından düzenlettirilen kıymet takdir raporuna karşı dava yoluyla bedelin yeniden belirlenmesinin istenebileceğini, davalı Kurum tarafından takdir edilen bedellerin düşük olması nedeniyle müvekkilinin zarara uğrayacağını, açıklanan nedenlerle Mahkememizce bu dilekçeye konu taşınmazların kıymet takdirinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesini talep etme zorunluluğunun doğduğunu beyanla; söz konusu taşınmazların bilirkişi marifeti ile kıymet takdirinin yapılarak değerinin belirlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davanın usule ve yasaya aykırı olup reddedilmesi gerektiğini, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde 2016/01-02 icra satış numaralı dosyada işlem gören davacı şirket ile ilgili olarak davaya konu 2016/01-02 sayılı icra satış dosyalarında bilirkişi raporunu ….SPK sicil numaralı inşaat mühendisi ve gayrimenkul değerleme uzmanı Kazım Varlıker hazırlamış olup bu kişinin bilirkişilik özelliklerini haiz durumda olduğunu, gayrimenkul değerleme işleminin, genel kabul görmüş ve Uluslararası Değerleme Standartlarında tanımlanmış olan emsal karşılaştırma yaklaşımı yöntemi ile yapıldığını, raporun emsal bölümünde gösterilmiş olan emsallerin üç tanesinin emlak bürolarından alındığını, ayrıca gayrimenkullerin bulunduğu mahallenin muhtarının bilgisine başvurulduğunu ve muhtarın o mahallede tarlaların dönümünün 15.000,00-TL civarı olduğu beyanının da raporda belirtildiğini, gayrimenkullere biçilen değerlerin düşük olduğu iddiasının, emlak bürolarından alınan emsal fiyatlar incelendiğinde gerçeği yansıtmadığının görüleceğini, ilgili gayrimenkullerin 2016 yılında da satışa çıkartıldığını ve şirket tarafından satış bedellerinin düşük olduğu gerekçesiyle ilgili mahkemeye dava açıldığını ve açılan davayı Kurumun kaybettiğini, bu nedenle başka bir bilirkişiye taşınmazların kıymet takdirinin tekrardan yaptırılmasının komisyonca uygun görüldüğünü, yapılacak değer tespitlerinin Kuruma ulaşması durumunda Mahkememize bilgi verileceğini, görüldüğü gibi davacı tarafından henüz sonuçlanmamış ve kesinlik arz etmeyen bir işlem için dava açılmış olduğunu, davaya konu kıymet tespitlerinin zaten Kurumca tekrarlanmasına karar verilmiş olup henüz yeni tespitler elde edilmediğinden davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacı şirketin kayden maliki olduğu taşınmazların Pamukkale/Denizli’de bulunması sebebiyle Denizli Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından kıymet takdiri yaptırılmış ise de takip işlemlerinin … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından yapıldığı, buna göre Kurumun alacaklı ünitesinin … Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü olduğu anlaşılmaktadır. 5510 sayılı Kanun’un 88/19 uncu maddesinde yer verilen yetkiye ilişkin hüküm, kesin nitelikte olup diğer yetki kurallarının üzerindedir ve bu hükmün uygulanmasının yasal gereklilik olduğu, buradan hareketle, 6183 sayılı Kanun’un uygulanması nedeniyle ödeme emirlerinin gönderildiği ve icra takip işlemlerinin yapıldığı sosyal güvenlik il müdürlüklerinin ve sosyal güvenlik merkezlerinin bulunduğu yer iş mahkemelerinin davaların görülmesinde kesin yetkili olduğu gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliğine, davanın görülmesinde Kurumun alacaklı ünitesi olan sosyal güvenlik il müdürlüğünün bulunduğu yer iş mahkemesinin yetkili olduğuna karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında 5510 sayılı Kanun’un 88/19 maddesinde yer verilen yetkiye ilişkin hükmü ve 6183 sayılı Kanun’un uygulanması nedeniyle ödeme emirlerinin gönderildiği ve icra takip işlemlerinin yapıldığı Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesinin davanın görülmesinde kesin yetkili olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararında herhangi bir hata görülmediği belirtilerek dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan kanuni ve hukuki gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kıymet takdirine ilişkin Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci ve 5510 sayılı Kanun’un 88/19 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.