YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/1356
KARAR NO : 2023/5585
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/104 E., 2022/243 K.
SUÇ : 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Düşme
Sanık hakkında kanun yararına bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gemerek Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.10.2006 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır.
2. Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2007 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan 10 ay hapis cezası ve 375,00 TL adli para cezasına hükmolunmuş ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir. Hüküm temyiz edilmeksizin 10.05.2007 tarihinde kesinleştirilmiştir.
3. Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarihli kararı ile ”…5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50. maddesine nazaran failin daha lehine hükümler içerdiği bu nedenle öncelikle tartışılması gerektiği cihetle; CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkûmiyeti bulunmayan ve yargılama sürecindeki gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat oluşması sebebiyle cezası ertelenen hükümlünün üzerine atılı suçun maddi zarar doğurmaya elverişli bir suç olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını isteyip istemediği tespit edilip, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelendikten sonra yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilmesi ve sonucuna göre CMK.nın 231/5. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının kararda tartışılmaması,
…” nedeniyle hükmün kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada; Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2022 tarihli kararıyla sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan düşme kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
1. Atılı suç bakımından zamanaşımı süresinin henüz dolmadığına,
2. Dosyanın seri muhakeme usulünün uygulanması için Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın aracında tabanca bulundurduğu yönünde yapılan ihbar üzerine, sanık tarafından suça konu tabanca ve eklerinin polise teslim edilmesine ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Dairemizce kabul edilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 21.01.2020 tarihli kararında, ”…Bu bağlamda, taraflara usulüne uygun şekilde tefhim veya tebliğ edilen hüküm, temyiz edilmemesi hâlinde kesinleşmekte ve kesinleşme anına kadar işleyen dava zamanaşımı, bu aşamada sona ermektedir. Ancak diğer olağanüstü yasa yollarında olduğu gibi kanun yararına bozmada da dava zamanaşımına ilişkin hükümler ancak yasanın açıkça izin verdiği hâllerde uygulanabileceğinden, kanun yararına bozma talebi üzerine yapılan incelemede, Yargıtay ilgili dairesince yerel mahkeme hükmünün kanun yararına bozulmasına karar verildiği durumda, yerel mahkeme hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiği tarih ile Yargıtay ilgili dairesinin karar tarihi arasında geçen sürenin dava zamanaşımının hesaplanmasında göz önünde bulundurulmaması gerektiğinin kabulü zorunludur. Ancak yerel mahkeme hükmünün kanun yararına bozulması üzerine dosyanın derdest hâle gelmesi nedeniyle yargılamaya devam edildiğinde Yargıtay ilgili dairesinin kanun yararına bozma kararı tarihinden itibaren geçerli olmak üzere süre işlemeye devam edeceğinden dava zamanaşımı buna göre hesaplanmalıdır…” şeklinde belirtildiği üzere; Mahkemece, sanık hakkında 6136 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan yapılan yargılama neticesinde verilen kararın temyiz edilmeksizin 10.05.2007 tarihinde kesinleştirildiği, suç tarihinden itibaren işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin kesinleştirme işlemi ile birlikte sonlandığı, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.12.2021 tarihli kanun yararına bozma kararı ile de yeniden işlemeye başladığı gözetildiğinde, sanık hakkında atılı suç bakımından işleyen zamanaşımı süresinin henüz dolmadığı nazara alınarak yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun’un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin “… Seri Muhakeme usulü.” yönünden 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gemerek Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.11.2022 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.