Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5573 E. 2023/6751 K. 13.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5573
KARAR NO : 2023/6751
KARAR TARİHİ : 13.06.2023

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/121 E., 2023/61 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın açılmamış sayılması

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kurum işleminin iptali ile tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı Kurumdan babasından dolayı ölüm aylığı almakta iken, boşandığı eşiyle birlikte yaşadığından bahisle, almakta olduğu aylığın kesilerek 17.04.2013-16.04.2015 tarihleri arasında kendisine ödenen aylıkların borç olarak tahakkuk ettirildiğini, davacının muvazaalı olarak boşanmadığını, eski eşinden şiddet gördüğünü, davacının akıl hastası olan ağabeyinin beyanlarına itibar edilerek maaşının kesildiğini, müşterek çocukları nedeniyle davacı ile eski eşinin haftada bir kez görüşmesinin doğal olduğunu, ayrıca davacının eski eşinin boşandıktan sonra annesi ile ikamet etmeye başladığını ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile kesilen aylıkların kesilme tarihi itibariyle yeniden bağlanmasını ve davacının Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kontrol memurları tarafından yapılan denetim sonucu düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.05.2018 tarihli ve 2015/389-2018/147 E.K. sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekilince istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Daire kararında; “..somut olayda, Kurum denetmeni tarafından düzenlenen 25.02.2015 tarihli raporda, davacının ikamet adresi olarak belirtilen “Göztepe Mah. Revani Sok. No:6/6” adresinde yapılan 06.02.2015 tarihli çevre soruşturmasında, 4 ve 7 numaralı dairelerde ikamet eden davacının komşularının, davacının eski eşi Ayhan ile birlikte yaşadığını beyan ettikleri, mahkemece, tutanak tarihinde çevre soruşturması yapılan adreste bulunan 4 ve 7 numaralı dairelerde ikamet eden kişilerin kolluk ve muhtarlık vasıtasıyla araştırılıp bu kişilerin tanıklıklarına başvurulmadığı, davacı vekili tarafından 4 ve 7 numaralı dairelerde ikamet ettiği bildirilen tanıkların ise, dosyada bulunan nüfus kayıt örneklerine göre, …’un 8 numaralı dairede; …’ın 3 numaralı dairede kayıtlı olduğu anlaşılmakla, mahkemece, Kurum denetmeni tarafından denetimin yapıldığı adreste denetmene, davacı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığını beyan eden 4 ve 7 numaralı dairelerde ikamet eden komşuları kolluk ve muhtarlık vasıtasıyla araştırılıp tanıklıklarına başvurulmalı; davacının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı tüm adresleri yönünden ayrı ayrı geniş kapsamlı, titizlikle ve gerekirse bilgi edinilen şahısların isim ya da sıfatları da tutanağa eklenmek suretiyle, beyan edilen adreslerde fiilen oturup oturmadıkları, birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı; adreslerdeki komşu, kapıcı ve yöneticiler tespit edilerek konuyla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı; ihtilaf konusu dönem içerisinde davacı ve boşandığı eşinin kayıtlı tüm adreslerinde görev yapan mahalle muhtar ve azalarının kanaat edinmeye yetecek sayıda tanık sıfatıyla bilgi ve görgülerine başvurulmalı, çelişki oluşursa giderilmeli; davacının boşandığı eşinin Sefaköy’de annesi ile birlikte oturduğu belirtilen adreste kolluk marifetiyle araştırma yapılarak birlikte oturup oturmadıkları belirlenmeli, bu adreste birlikte oturduklarının anlaşılması halinde komşu, kapıcı ve yöneticiler dinlenerek birlikte yaşama iddiası irdelenmeli; davacı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemdeki medula kayıtları celp edilip tespite konu sürede ayrı ayrı her ikisinin de hangi sağlık kuruluşlarına başvurdukları araştırılmalı; ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı; ayrıca mahkeme gerekçesinde davacı ve boşandığı eşinin boşanma tarihinden sonra farklı adreslerde ikamet ettiklerinin belirtildiği; ancak dosyadaki kayıtlara göre yersiz ödeme döneminde tarafların adreslerinin aynı olduğunun anlaşılması karşısında bu çelişkinin de üzerinde durulmalı ve çelişki giderilerek, “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun mevcut olup olmadığı, toplanan tüm kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.04.2022 tarihli ve 2021/144-2022/94 E.K. sayılı kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda, davacının ikamet adresi olarak belirlenen adres çevresinde araştırma yapıldığı, davacı ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı tüm adreslerinin ayrı ayrı araştırıldığı, kolluk birimlerinden ilgili tutanakların tespit edildiği, davacı ve boşandığı eşinin medula kayıtlarının celbedildiği ve farklı sağlık kuruluşlarından yararlandıklarının tespit edildiği, ayrıca ilgililerin elektrik, su ve telefon aboneliklerinin adreslerinin tespit edildiği, davacı ve eski eşinin aynı konutta birlikte ikamet etmediklerinin anlaşıldığı, bozma ilamından sonra resen belirlenen tanıklardan davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıklarına dair herhangi bir beyana rastlanılmadığı, SGK denetmeni tarafından tutulan raporda davacı ve eski eşinin birlikte yaşadıkları belirtilmiş ise de, nüfus kayıtlarında davacı ve eski eşinin boşanma tarihinden sonra farklı adreste ikametlerinin gözüktüğü, bu ikamet değişikliklerinin de tanıklarca beyan edildiği; davacının eski eşinin boşanma sonrasında taşındığı adresini bildirir, Turkcell fatura kaydının bulunduğu, SGK denetmenince raporda belirtilen hususların, tek başına birlikte yaşama karine teşkil edecek nitelikte delil olmadığı, davacı tarafın dosya içerisine celp ettirdiği deliller ve dinlettiği tanıkların beyanlarının, resmi kayıt niteliğindeki kayıtları çürütecek, eşit nitelikte delil olma gücüne sahip resmi kayıtlar olduğunun tespit edildiği, SGK denetmenine ifade veren davacı kardeşinin beyanlarının mahkemece de alındığı; tanığın, duruşma sırasında söylediği beyanlarının samimi olduğu, açıklanan sebepler, bozma ilamı, bozma ilamı sonrası toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı doğrultusunda, davacı kadının boşandığı eşi ile eylemli olarak birlikte yaşamadığının tespit edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 15.06.2022 günlü ve 2022/6666 – 2022/9105 E.K. sayılı ilamı ile; “..bozma sonrası bir takım araştırma yapılmış ise de, bozma gereklerinin tam yerine getirilmediği belirtilerek, öncelikle dava konusu dönem boyunca davacı ve boşandığı eşinin adreslerin ortak olduğu görülmekle mahkemece; eşlerin boşanma sonrası farklı adreslerde yaşadığının kabulü noktasında, resmi kayıtlar ile mahkeme kabulü arasındaki çelişki öncelikle giderilmeli, yine bozma sonrası sadece Söğütlüçeşme mahalle muhtar ve azalarının dinlendiği ancak emniyet araştırmasında oturulan adreslerde davacı ve boşandığı eşini bilen komşu, yönetici ve kapıcı gibi kimseler belirlenmeksizin hüküm tesis edilmesi karşısında, davacının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde kayıtlı adresleri yönünden ayrı ayrı geniş kapsamlı, titizlikle ve bilgi edinilen şahısların isim ya da sıfatları da tutanağa eklenmek suretiyle özellikle birlikte yaşayıp yaşamadıkları kolluk marifetiyle araştırılmalı; adreslerdeki komşu, kapıcı ve yöneticiler tespit edilerek konuyla ilgili bilgi ve görgülerine başvurulmalı; “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun mevcut olup olmadığı, toplanan tüm kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.” şeklindeki gerekçeyle bozulmuştur.

D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/121-2023/61 E.K. sayılı kararı ile; açılan davanın 21.11.2022 tarihli duruşmada takipsiz bırakıldığı, davacı vekilince 21.11.2022 tarihli dilekçe ile davanın yenilendiği, yenileme dilekçesinin taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği; dolayısıyla davacı tarafın duruşma gün ve saatinden haberdar olmasına, duruşma saatinin 11:05 olmasına rağmen dosyanın bekletilmesine rağmen davacı tarafından mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılınmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yapılan incelemede; takipsiz bırakılan davanın bir defa yenilendiği, yenileme tensip tutanağının taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği, davacının duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde duruşmaya gelmediği, duruşma saatine kadar mazeret dilekçesi verilmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK’nın 150/6 ıncı maddesi gereğince davanın yenilendikten sonra takipsiz bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dosyaya mazeret dilekçesi gönderildiğini, ancak göndermiş oldukları mazeret dilekçesinin her nasılsa sistemde görünmediğini, 4 yıl boyunca titizlikle takip ettikleri, defalarca duruşmasına katıldıkları dosyayı takipsiz bırakarak işlemden kaldırmak gibi bir niyetleri bulunmadığını, muhtemelen teknik bir sorun nedeniyle mazeret dilekçesinin dosyaya ulaşmadığını, gerekli inceleme yapıldığı taktirde bu hususun ortaya çıkacağını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptali ile borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.