Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/223 E. 2023/5294 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/223
KARAR NO : 2023/5294
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/997 – 2021/997
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ
SAYISI : KIT/2021/348
HÜKÜM/KARAR : Davalı İtirazının Reddine /Davacının İtirazının Kabulüne
SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ
SAYISI : 2019/92493

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı vekilinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı … şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusuru sonucu meydana gelen kazada yolcu konumunda olan davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.354 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında 25.10.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 73.554.90 TL ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sırasında maluliyet raporunun sunulmadığını, kusuru kabul etmediklerini, geçici iş göremezlikten sorumlu olmadıklarını, hesaplamanın aktüer bilirkişi tarafından yeni genel şartlar uyarınca yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI
İtiraz Hakem Heyetinın 21.01.2020 tarihli ve 2020/İHK 1464 sayılı kararı ile ” kaza tarihi itibariyle Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin yürürlükte olduğu, bu yönetmelik esas alınarak hazırlanan raporda davacının maluliyetinin %23 oranında belirlendiği, ancak davacının dosyada mevcut diğer raporda belirlenen %8 maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda talebini ıslah ettiği gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının reddine, %8 maluliyet oranı esas alınarak karar verildiğinden bahisle davalı vekilinin %23 maluliyet oran ilişkin itirazı ile tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığına yönelik itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının da reddine ” karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 4. HD 02.06.2021 tarihli ve 2021/2980 Esas, 2021/2267 Karar sayılı kararı ile; ” 25.10.2019 Tarihli ıslah dilekçesine bakıldığında davacının %23 maluliyet oranı esas alınarak yapılan hesap doğrultusunda talebini 73.554.90 TL’ye yükselttiği görülmektedir. Dosya kapsamında kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Yönetmeliğine uygun düzenlenmiş maluliyet raporu bulunduğu anlaşıldığından yanılgılı gerekçe ile kaza tarihinde yürürlükte bulunmayan yönetmelik hükümleri esas alınarak düzenlenmiş maluliyet raporunun hükme esas alınarak karar verilmesi isabetli olmayıp kararın bozulması gerekmiştir. ” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Uyuşmazlık Hakem yargılamasında aldırılan bilirkişi raporunda, Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından hazırlanan rapora göre belirlenen % 23 oran esas alınarak yapılan hesaplamada … için hesaplanan toplam maluliyet tazminatının 73.554,90 TL bulunduğunu, davacı vekilince de bilirkişi raporu doğrultusunda talebin 73.554,90 TL olarak ıslah edildiğini buna göre davacının itirazının kabul edilmesi gerektiğini belirterek davacının itirazının kabulüne 73.908 TL tazminatın 31.10.2019 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline , bozma ilamı doğrultusunda maluliyet oranının belirlendiği ve vekalet ücretinin tam ve nispi olması gerektiğinden bahisle davalının itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyeti kabul etmediklerini, hükmedilen tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, iş kazası hususu değerlendirilerek davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, temerrüt faizine hükmedilemeyeceğini, tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30 uncu maddesi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40-2020/40 sayılı kararı.

3. Değerlendirme
Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamaması, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmasına göre anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın, saklama kararını veren mahkemeye gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.