Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/10140 E. 2023/4937 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10140
KARAR NO : 2023/4937
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1234 – 2020/1545
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/126 Esas, 2020/542 Karar

Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın rücuen tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Allianz Sigorta A.Ş.’ye 8922553 poliçe ve 26 RT 22511/2-3 Hasar Nolu KTK … poliçesi ile sigortalı bulunan davalı …’ün maliki ve …’nin sürücüsü olduğu aracın 25.01.2015 tarihinde seyir halinde iken, KTK kuralını ihlal ederek tek taraflı, yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün ehliyetsiz ve alkollü olması nedeniyle asli kusurlu olduğunu, müvekkili şirket tarafından 642.853,39 TL alacağın hasarlı araç malikine ödendiğini, araç sürücüsünün gerekli ehliyetnameye sahip olmaması ve alkollü olması sebebiyle sigorta ettirene rücu hakkının bulunduğu belirtilerek 642.853,39 TL alacağın ödeme tarihi olan 02.08.2016 tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın yetkili mahkemede açılmadığını, kazalının sakatlık oranı ve bakıcıya ihtiyacı olduğu kabul edilerek tazminat ödenmesinin doğru olmadığını, ayrıca bakıcıya ihtiyacı olmadığını, kusur indirimi yapılmadığını, olayda müvekkiline ait kazalı aracı kullanan … ile diğer kazazedeler …, …ve …z tarafından müvekkilinin bilgisi dışında aracın kaçırılarak kullanıldığını, dolayısıyla kazazedenin aracı kullanan … nin ehliyetsiz, içkili olduğunu bilerek araca bindiği, hatır taşımasına ilişkin indirim sebepleri dikkate alınmaksızın hesap edilen tazminat tutarını da kabul etmelerinin mümkün olmadığını, dolayısıyla dava dışı …’nin ağır kusurlu olduğunun dikkate alınmadığını, aracın kaza anında sürücü olan … nin sevk ve yönetiminde olması nedeniyle sürücü … ye de davanın ihbarı gerektiğini, davacının talep ettiği meblağın poliçe limitinin çok üstünde olduğunu, poliçe limitinin üzerinde yapılan rücu talebini de kabul etmediklerini, faiz talebinin de yerinde olmadığını belirterek, öncelikle davanın yetki yönünden reddini, yetki kabul edilmezse maluliyet oranını ve bakıma muhtaç olup olmadığının tespiti amacıyla yeni bir rapor alınmasını, davanın Cevdet Tiryakiye ihbarını, kazalının kusur oranının ve indirim sebeplerinin tespiti için kusur raporu alınmasını, kazalının mesleği ve kaza sırasındaki işinin ne olduğu konusunun araştırılmasını, tüm bunlar belirlendikten sonra yeniden zarar hesabı yapılmasını ve verilecek kararda tüm indirim sebeplerinin dikkate alınmasını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 183.914,70 TL maddi tazminatın 02.08.2016 ödeme tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3.ihtisas kurulu raporlarındaki maluliyet oranının düşük olduğunu, İlhan Özdemir Devlet Hastanesi’nden alınan raporda maluliyet oranının %82 olarak belirlendiğini, %82 maluliyet oranına göre 1 ay bakıma muhtaç olduğunun kabul edilmesinin çelişkili olduğunu, %100 malul sayılacağı dönemin 9 ay olması nedeni ile bakıcı gideri yönünden 9 aylık süre için hesaplama yapılması gerektiğini, yaşam süresinin eksik hesaplandığını, %20 kusur indiriminin hatalı olduğunu, hiç indirim yapılmaması gerektiği yapılacak ise %20 oranının fahiş olduğunu, davacı … şirketinin ödediği faiz yükümlülüğünün hesaplamaya dahil edilmemesinin hatalı olduğu, bu nedenle mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu raporunda yapılan incelemede tespit edilen maluliyet oranı ile Giresun Prof. Dr. A. İlhan Özdemir Devlet Hastanesinin 24.11.2015 tarihli raporu ile arasında çelişki oluştuğunu, İlhkan Özdemir Devlet Hastanesinin maluliyet oranı olarak %82 oranında olduğu yönünde belirlemesi olduğunu, …’a ait değerlendirilmelerde kaza sonrasında beyin kanaması geçirdiği, buna bağlı olarak fiziksel ve mental rahatsızlıklarının olduğu, hükme esas alınan rapor muayene tarihi ile kaza tarihi arasında geçen zamanın da nazara alınması gerektiğini, 9 ay süre ile geçici iş göremez olan davacı için 1 ay bakıcı ücreti belirlenmesinin hatalı olduğunu, PMF tablosuna göre 42 yıl bakiye ömür belirlendiğini ancak muhtemel yaşam süresinin 48 yıl olduğunu, müterafik kusur indirimi uygulanamayacağını, uygulansa bile %10 oranının fahiş olduğunu, kaza ve ödeme tarihi arasında geçen süre boyunca 3. kişinin hak ettiği tazminat içim faiz işletilmiş ve müvekkil şirket faiz ödemek zorunda kaldığını, davalının ödenen faiz ve vekalet ücretinden de sorumlu olduğunun kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan dava dışı yolcu için taraflarınca ödenen sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı giderinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 24 üncü Maddesi, Türk Borçlar Kanunu’nun 49, 52 ve 58 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4 maddesi

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, değerlendirilerek tartışıldığı, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen raporda davacının ödeme yaptığı Erdem Özbayır’a ait tüm hastane ve doktor raporları değerlendirilerek %34 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağına ilişkin değerlendirmenin yerinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda PMF tablosuna göre hesaplama yapılmasının ve bakım giderinin bir ay olarak alınmasına, zarar gören …’ın sürücünün alkollü olarak araç kullandığını bildiği halde araca binmesi nedeniyle %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.