YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14586
KARAR NO : 2023/5349
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/2876 E., 2020/2060 K.
DAVA TARİHİ : 15.06.2017
HÜKÜM/KARAR : Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2017/340 E., 2018/530 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat nedeni ile itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirkete … poliçesi ile sigortalı olan davalıların murisi …’ye ait aracın 03.01.2010 tarihinde …’ın sevk ve idaresindeyken, …’in sevk ve idaresindeki araca arkadan çarpması sonucu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, yaralanan … tarafından açılan dava sonucu hüküm altına alınan tazminat için toplam 88.841,00 TL ödemede bulunduğunu, kazada sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu ve alkollü olduğunu, davalılardan rücuan tahsili için takip yapıldığını, yapılan takibin davalıların itirazı üzerine durduğunu iddia ederel davalıların icra dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; olaya sebebiyet veren aracın muris … tarafından olay tarihinden önce …’a haricen satıldığını, müvekkillerinin Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/720 esas sayılı dosyasında taraf olmadıklarını, davanın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen olayda …’ın kusur oranına itiraz ettiklerini savunarak
davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sigortalı aracın sebebiyet verdiği zararları ödediğini, ödeme tarihinden itibaren iki yıl içerisinde rücu hakkının olduğunu, zamanaşımının henüz dolmadığını, dava konusu sigortalı aracın davalıların murisi adına tescilli olduğunu, dava dışı sürücünün alkollü ve tam kusurlu olması nedeni ile sigortalıya rücu etme hakkının olduğunu, davalıların icra takibine itirazında haksız olduklarını ancak kötü niyetli olmadıklarından davanın kabulü ile davalıların Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2014/10419 esas sayılı takip dosyasına bildirdikleri itirazın talep doğrultusunda asıl alacak olan 88.841,00 TL üzerinden iptali ile takibe asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle devamına, davalıların bildirdikleri itirazda kötü niyetli oldukları ispatlanamadığından İİK 67. madde gereğince icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalılar istinafı; Davalıların kardeşi …’nin sağlığında aracı …’a haricen satarak zilyetliği devrettiğini, kaza tarihinde aracın bedeli ödenmediğinden noterden satışı yapılmadığını, davacının Konya 2. İcra Müdürlüğünün 2014/10419 sayılı takip dosyasına 12.11.2014 tarihinde itiraz ettiklerini, takibin durduğunu, Ergo Sigorta A.Ş. vekilinin 28.08.2015 tarihinde haciz isteminde bulunduğunu, icra takibinin durdurulduğunu öğrenen davacı vekilinin 1 yıllık süreyi geçirdikten sonra 15.06.2017 tarihinde dava açtığını, mahkemece yasal sürenin geçirildiğinin dikkate alınmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu, 2918 sayılı KTK:nın 109/4. Maddesinde belirtilen 2 yıllık sürenin geçtiğini, icra takibi ile zamanaşımının kesildiği görüşünün yasaya aykırı olduğunu açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir yön bulunmamasına davacının ödeme tarihinden itibaren KTK.nın 109. Maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davalılar hakkında icra takibi yapmış olmasına ve kazanın münhasıran sürücünün alkollü olmasından kaynaklanmış olması ve olay tarihinde davalıların araç malikinin mirasçıları olarak işleten sıfatının devam ettiği ve mahkeme kararına dayanılarak icra dosyasına yapılan ödemenin sigorta şirketinin akidinin mirasçılarına rücu etmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nın 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu oluşan maluliyet nedeni ile sigorta şirketinin ödediği maddi tazminatın araç işletenlerinden rücuen tahsiline ilişkin itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 73 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemeleri’nin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
6502 Sayılı Tüketici’nin Korunması Hakkında Kanun’un 73/2.maddesi gereğince davalılardan harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.