Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/20440 E. 2023/5628 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/20440
KARAR NO : 2023/5628
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/311 Esas 2021/917 Karar
HÜKÜM/KARAR : Ret – Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİH : 06.12.2018
SAYISI : 2016/607 Esas 2018/974 Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın 10.04.2016 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde müvekkilinin yaralandığının vücuduna kırıklar oluştuğunu, tedavi gördüğünü, kaza neticesinde iş göremezliğinin oluştuğunu iddia ederek belirsiz alacak davası olarak ikame ettiği davada fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL iş göremezlik bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı vekili 04.09.2018 tarihinde sürekli iş göremezlik tazminatını 100,00TL, geçici iş göremezlik tazminatının ise 8.705,46TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının başvuru öncesi davalı şirkete başvurduğunu ancak maluliyet raporu ibraz etmediğini, hastane evrakı talep ettiklerini ancak bu evrakında ibraz edilmediğini, davacının gerekli ve yeterli evraklar ile müracaat etmediğini, dava şartı yokluğu nedeni ile başvurunun reddine karar verilmesini, zarar ve kusurun ispatlanarak, kaza nedeni ile elde edilen gelirlerin mahsubu gerektiğini, aktüer raporda TRH 2010 yaşam tablosu ve %1.8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, faiz talebine itiraz ettiklerini, poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “10.04.2016 tarihli kazada yaralanan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talep ettiğini, sosyo ekonomik durum araştırması yapıldığını, davacının öğrenci olduğunun bildirildiğini, maluliyet oranının tespiti maksadı ile Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesinden Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca alınan raporda davacının sürekli maluliyeti olmadığını, 4 ay iyileşme süresi ve 2 ay bakıcı gideri ihtiyacı olduğunun beyan edildiğini, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesinden alınan 11.05.2018 tarihli raporda ise Çalışma gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Tespit İşlemleri Yönetmeliği uyarınca davacının maluliyeti olmadığı, 6 ay iyileşme süresinin bulunduğunun bildirildiğini, davacının kaza tarihi itibari ile 11 yaşında olduğunu, gelir getiren bir işte çalıştığının iddia ve ispat edilemediğini, dolayısıyla tedavi süresince mahrum kalınan bir kazanç olmadığını, geçici iş göremezlik zararıda bulunmadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yargıtay içtihatlarına göre, müvekkilinin geçici iş göremezlik süresi için %100 maluliyete göre zararlarını talep edebileceğini ve zararlarının sigorta teminatı kapsamında olduğunu, mahkemece geçici iş göremezlik zaranın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin uygulamaları ile olay tarihinde 18 yaşından küçük olup, gelir getiren bir işte çalışmayan küçükler için, sürekli maluliyeti bulunmaksızın geçici iş göremez kalması halinde kazanç kaybı olmadığının kabul edilmesi nedeniyle, mahkemece davacının olay tarihinde 12 yaşında olması ve kazanç kaybı bulunmaması nedeniyle tazminat talebinin reddedilmiş olmasında isabetsizlik olmadığı” gerekçesi ile davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğunu, talebin poliçe kapsamında olduğunu ve talepte bulunabilmek için illaki çalışan olunmasının gerekmediğini beyan etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı … şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 10.04.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85,89,90,91 inci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 10.04.2016 kaza tarihinde 12 yaşında olan davacının, aktif çalışmasının bulunmaması nedeni ile geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmemesinin isabetli olduğunun anlaşılmasına göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.