YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/23297
KARAR NO : 2013/21032
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
AHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın 07.09.2007 tarihinde talimat mahkemesinde sorgusu yapıldığı sırada müdafii istemediğini belirttiği gibi, 5560 sayılı Yasının 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’ nın 150. maddesinin 2. ve 3. fıkraları gereğince de sanığa zorunlu müdafii atanmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı halde, mahkemenin isteği üzerine sanığa baro tarafından atanan ve sanığın haberdar olmadığı Av. … …’ un sanık hakkında verilen 05.02.2008 tarihli hükmü temyize yetkisi bulunmadığından sanığın yokluğunda verilen 05.02.2008 …, 2007/324 esas, 2008/17 karar sayılı mahkumiyet hükmünün bizzat sanığa tebliği gerektiği, açıklanan nedenlerle Av. … …’un 05.02.2008 tarihli hükme karşı verdiği 11.02.2008 tarihli temyiz dilekçe ile 29.02.2008 tarihli temyizden feragat dilekçesinin geçerliliği bulunmadığından, karar henüz sanığa tebliğ edilemeden müdafii Av. … …’un 22.02.2008 tarihinde verdiği dilekçesi üzerine hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı … yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa’nın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin değerlendirilmesi amacıyla duruşma açılarak verilen 26.12.2008 …, 2008/92 esas, 2008/424 karar sayılı mahkumiyet hükmünün hukuki değerden yoksun olduğu ve sanığın 05.02.2008 tarihli mahkumiyet hükmü kendisine tebliğ edilmeden öğrenme üzerine verdiği 17.12.2012 tarihli dilekçesinin ise 05.02.2008 tarihli mahkumiyet hükmüne yönelik süresinde verilmiş temyiz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek ve sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu anlaşıldığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için aranan 5271 sayılı CMK.’nun 231/6.maddesinin a bendinde yazılı “ kasıtlı bir suçtan mahkum olmama ” koşulunun bulunmaması nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede;
Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 23.05.2006 olarak mahallinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür.
Yapılan duruşmaya toplanan delillere mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun oluşan kanaat ve takdirine göre diğer itirazlar yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın adli sicil kaydına esas Cizre Sulh Ceza Mahkemesinin 26.02.2004 …, 50-46 sayılı ilamına konu suçu işlediği tarihte 18 yaşından … olması nedeniyle anılan ilamın TCK’nın 58. maddesinin 5. fıkrası uyarınca mükerrirliğe esas alınamayacağı ve adli sicil kaydına esas diğer ilamların da mükerrirliğe esas olmadıkları gözetilmeden, sanığın mükerrir sayılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 1412 sayılı CMUK’ nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, “…cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasın…” dair (6) nolu bendin hüküm fıkrasından çıkartılmasına karar verilmesi suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 19/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.