Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2022/15783 E. 2023/1765 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15783
KARAR NO : 2023/1765
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI :2022/341 E., 2022/705 K.
SUÇ :Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, tebliğname tebliğinin usûlüne göre yapıldığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında Karşıyaka Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.05.2010 tarihli ve 2010/3254 Esas, 2010/1059 Karar sayılı iddianamesi ile, sanığın 20.04.2010 tarihinde karıştığı bir kavgaya müdahale amacıyla gelen polis otosunun camını kırdığı iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2010 tarihli ve 2010/294 Esas, 2010/505 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, CMK’nın 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, karar 26.10.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
3.Denetim süresi içerisinde 07.04.2013 tarihinde, sanığın Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/416 Esas, 2013/555 Karar sayılı ve 19.10.2015 kesinleşme tarihli ilâmına konu 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde yazılı bulunan suçu işlemesi nedeniyle bildirimde bulunulması üzerine, Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/745 Esas, 2016/95 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 62, 53. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4.Karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca suçtan zarar görme ihtimali bulunan ve duruşmadan da haberdar edilmeyen İçişleri Bakanlığına kararın tebliğ edilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın iade edilmesi üzerine, İçişleri Bakanlığına tebliğ edilmiş ve İçişleri Bakanlığı vekili tarafından temyiz edilmiş; Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 23.03.2022 tarihli ve 2021/20775 Esas, 2022/5418 Karar sayılı kararı ile şikâyetçi kurumun kararı temyiz etme hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; ihbara esas Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2013/416 Esas ve 2013/555 Karar sayılı mahkumiyetine konu 5237 sayılı Kanun’un 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile uzlaşma kapsamına alındığı ve adli sicil kaydında açıklamaya esas alınabilecek başka hüküm bulunmadığı nazara alınarak öncelikle denetim süresi içerisinde işlenen suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanma koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/341 Esas ve 2022/705 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında, cezanın üst sınırına göre olağan zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu ve bu sürenin dolduğu görülmekle kamu davasının TCK 66/1-e maddesi uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekili süresi içerisinde verdiği 30.09.2022 tarihli temyiz dilekçesinde, zamanaşımını kesen sebepler ile uzamış zamanaşımı hükümleri gözardı edilerek karar verildiğini ileri sürmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR:
1.Sanık, oturduğu sokakta market işleten şikâyetçi …’ın iş yerine alkollü vaziyette alışveriş için gitmiş, daha önceden sanığın annesinin katılana oğlunun alışveriş yapmasına izin vermediğini söylemesi nedeniyle katılan bu durumu sanığa söylediğinde aralarında kavga çıkmış, sanık ihbar üzerine olay yerine gelen polis memurlarının kullandığı ekip otosunun camını kafa atmak suretiyle kırmıştır.
2.Sanık soruşturma aşamasındaki beyanında “Dükkandan çıkarken ayağım merdivenlere takıldı. Kafam polis otosunun camına değdi, cam bu şekilde kırıldı; yoksa kasten polis otosunun camını kırmadım.” demiş, kovuşturma aşamasında bozma öncesi savunmasında, “Alışveriş için markete gittiğini istediği sigarayı vermeyince itişme yaşandığını, kafasını soğutucu camına çarptığını, polisin geldiğini merdivenleri inerken polis otosunun üzerine düştüğünü” beyan etmiş, bozma sonrası savunmasında ise “Bir diyeceğim yoktur, takdiri Mahkemeye bırakıyorum.” demiştir.
3.Polis memuru şikâyetçiler …, …, … sanığın ekip otosunun camına kafa atmak suretiyle kırdığını beyan etmişlerdir.
4.20.04.2010 tarihli tutanakta ekip aracının ön sol camının kırık olduğu tespit edilmiştir.
5.Mahkemece hukuki süreç başlığı altında 4. maddede açıklanan bozma gereği yerine getirilmiş, suçtan zarar gören kurum vekilinin davaya katılmasına karar verilmiş, ihbara esas ilâm bakımından, yapılan uzlaştırma işleminde uzlaşma sağlanmadığından Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ek kararı ile hükmün infazının devamına karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Her ne kadar sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmiş ise de; sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 26.11.2010 tarihinde zamanaşımının durduğu ve hükmün açıklanmasına esas alınan ihbara konu suçun işlendiği 07.04.2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, 23.02.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünün de zamanaşımını kestiği anlaşıldığından, hüküm hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.09.2022 tarihli ve 2022/341 Esas, 2022/705 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.