YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/10163
KARAR NO : 2023/1787
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/795 E., 2021/978 K.
SUÇ : Kamu malına zarar verme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kamu malına zarar verme suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.01.2014 tarihli ve 2014/156 Esas numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 152/1-a, 152/2-a, 31/3. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/1306 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 32/2. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, aynı Kanun’un 57/1-2. maddesi gereğince akıl hastalarına özgü güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
3. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.12.2014 tarihli ve 2014/133 Esas, 2014/1306 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/8635 Esas, 2020/10613 Karar sayılı kararı ile özetle; 18 yaşını tamamlamış suça sürüklenen çocuğun sorgusunun açık yerine kapalı oturumda yapılması suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı davranılması, Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas kurulundan veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanelerinden sağlık kurulu raporu alınmadan tek hekim tarafından düzenlenen yetersiz rapor esas alınarak karar verilmesi ve kabule göre de, mahkûmiyet hükmü kurulup 5237 sayılı Kanun’un 32/2. maddesi uyarınca cezada indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.11.2021 tarihli ve 2020/795 Esas, 2021/978 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında kamu malına zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a, 31/2, 62, 50/1-a. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun suç tarihindeki ruh sağlığının cezaî ehliyetini olumsuz etkilediğine, suç tarihinde alınan raporlar dikkate alınmaksızın yetersiz incelemeyle cezai ehliyetinin tam olduğu gerekçesiyle mahkûmiyet hükmü kurulmasının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suça sürüklenen çocuğun kamu malına zarar verme suçunu yakarak işlediği anlaşıldığından 5237 sayılı Kanun’un 152/2-a. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmasının gerektiğinin gözetilmemesi ile suç tarihinde 15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 oranında indirim yapılmasına rağmen, hüküm fıkrasında uygulama maddesinin aynı Kanun’un 31/2. maddesi olarak gösterilmesinin usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Mahkemece; dosya içerisindeki 28.01.2014 tarihli ve 09.01.2014 tarihli tutanaklar ile tutanak mümzilerinin beyanlarından, suça sürüklenen çocuğun İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünde tutuklu olarak kalmakta iken, suç tarihi olan 09.01.2014 günü koğuşta bulunan arkadaşlarıyla tartıştığı, uzun süredir ailevi sorunlarla yaşadığı, girdiği bunalım sonucunda odasındaki ranzayı kapının arkasına dayayıp, daha önceden yırttığı mektupları da yatağın üzerine koyarak kaldığı odayı ateşe verdiğinin sabit olduğu, suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiile ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan sağlık kurulu raporuna göre suça sürüklenen çocuğun cezaî ehliyetinin tam olduğunun bildirildiği, bu nedenle suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kamu malına zarar verme suçundan mahkûmiyetine karar verilmesinin gerektiği kabul edilmiştir.
2. Suça sürüklenen çocuğun aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu ikrara dönük beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. İnfaz koruma memurlarınca düzenlenen 09.01.2014 tarihli olaya ilişkin tutanak, 28.01.2014 tarihli zarar miktarına ilişkin tutanak, olay yeri fotoğrafları, hasar tespit tutanağı, tutanak mümzi tanık ifadeleri dosya içerisindedir.
4. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 28.06.2021 tarihli, 4523 sayılı ve suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde işlediği kamu malına zarar verme suçuna ilişkin cezaî sorumluğunun tam olduğuna dair sağlık kurulu raporu dosya içerisindedir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosya içerisindeki Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 28.06.2021 tarihli ve 4523 sayılı sağlık kurulu raporundan suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde kamu malına zarar verme suçuna ilişkin işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayabildiği ve bu fiile ilişkin davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak veya kaldıracak düzeyde bir akıl hastalığının bulunmadığı, cezaî sorumluluğunun tam olduğu anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Ancak;
1. Suça sürüklenen çocuğun, tutuklu olarak bulunduğu cezaevinde kalmakta olduğu odadaki eşyaları yakmak şeklinde gerçekleşen eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a ve 152/2-a. maddelerinde düzenlenen yakarak kamu malına zarar verme suçunu oluşturduğu ve temel cezanın 5237 sayılı Kanun’un 152/1-a. maddesi uyarınca belirlendikten sonra aynı Kanun’un 152/2-a. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk hakkında yaş küçüklüğü nedeniyle 1/3 oranında indirim yapılırken uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 31/3. maddesi yerine 31/2. maddesi olarak hatalı gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02.11.2021 tarihli ve 2020/795 Esas, 2021/978 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği istem gibi BOZULMASINA, dava
dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.