YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/849
KARAR NO : 2023/2562
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden karar verilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı müvekkillerinin babası….’un 24.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, Samsun ili, …. ilçesi, … Mahallesi, 141 ada 1 parselde bulunan taşınmazın davacı müvekkillerine kaldığını, dava konusu taşınmazda yer alan pirinç fabrikasını davalı …’nin çok uzun yıllardır işgal ettiğini, yapılan uyarılara rağmen de davalının taşınmazı boşaltmadığını beyanla davalı tarafça yapılan müdahalenin men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisi …ile 05.12.2001 tarihinde kira sözleşmesi imzaladıklarını, imzalanan bu sözleşmeye istinaden dava konusu yer üzerine tapuya kira şerhi düşüldüğünü, TBK’nın 347 nci maddesine göre kira sözleşmesinin hâlen geçerli olduğunu, söz konusu sözleşme kapsamında murisin yaşadığı süre içinde sözleşmeyi sona erdirdiğine dair herhangi bir bildirimde bulunmadığını, murisin ölümünden sonra da mirasçılar tarafından da yasal süresi içinde herhangi bir fesih bildiriminde bulunulmadığını, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Terme 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.05.2021 tarih ve 2019/118 Esas, 2021/122 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; yerel Mahkeme kararının gerekçesinde davanın kabul edilmesinin sebeplerinden biri olarak dava konusu taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinin dosya kapsamına sunulmamasının gösterildiğini, dava dosyası kapsamına sunulan Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Tescil İstem Belgesi incelendiğinde taraflar arasında tesis edilmiş olan kira ilişkisinde gerek süre gerekse de kira bedeli açısından bir uzlaşma sağlandığı ve bu işlemlerin tapuda kayıt altına alındığı açıkça ortada olduğunu, dolayısıyla var olan bir sözleşmenin bütün şartlarını aynen içeren şerh işleminin varlığını kabul edip sözleşmenin yokluğundan bahsetmenin hakkaniyete ve hayatın olağan akışına ters düştüğünü, yerel Mahkemenin bu hususları göz önünde bulundurmadan eksik inceleme yapmak suretiyle müvekkil davalı aleyhine açılan davanın kabulü yönünde verdiği kararın açıkça yasaya ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkil davalının dava konusu taşınmazı mevcut kira sözleşmesi uyarınca kullanmasına davacıların herhangi bir itirazlarının olmadığını, bu zamana kadar müvekkil davalıya haksız işgale yönelik herhangi bir ihtarda bulunmamalarından da açıkça anlaşıldığını, dolayısıyla davacılar tarafından kira sözleşmesinin feshi yapılmadan haksız bir şekilde açılmış olan iş bu davanın reddi gerektiğini belirterek; kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazı, tapuya şerh verilen ve feshedilmediği için süresi uzatılan kira sözleşmesine istinaden kullandığı, fuzulî şagil olmadığı, taşınmaza vak-i el atmasının haklı ve hukuken korunan nedene dayandığı gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararı kaldırılmış, esas hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; davalının davacılara ait taşınmazda işgalci olduğunu, herhangi bir karşılık ödemeden kullandığını, kira sözleşmesi veya kira ödeme dekontu sunmadığını, dolayısı ile davalının kira şerhi dışında kiracılık ilişkisini ispatlayamadığını beyanla Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalı lehine kira şerhinin bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.