Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2013/5600 E. 2013/7960 K. 15.04.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5600
KARAR NO : 2013/7960
KARAR TARİHİ : 15.04.2013

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hırsızlığa konu aracın çalınması sırasında suça sürüklenen çocukların, araca da zarar vermiş olmaları karşısında eylemlerin ayrıca mala zarar verme suçuna uyduğu yönündeki mahkemenin oluşa, dosya kapsamına ve delillere uygun hukuki nitelendirmesinde ve değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine katılınmamıştır.
I- Suça sürüklenen çocuk … hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Yapılan duruşmaya toplanan delillere, gerekçeye, hakimin kanaat ve takdirine göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA,
II- Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında, hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına göre diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1- Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Kanunun 35/1. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporu aldırılmadan, aynı Kanunun 35/3.maddesine göre de sosyal inceleme yaptırılmamasının gerekçesi gösterilmeden yazılı biçimde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Suç tarihinde 12–15 yaş gurubunda bulunan suça sürüklenen çocuk …’ın, üzerine atılı mala zarar verme suçu yönünden, 5237 sayılı Yasanın 31/2. maddesi uyarınca, işlediği suçun, hukuki anlam sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığı konusunda uzman hekimden rapor alınmadan yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-2-

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15/04/2013 gününde mala zarar verme suçundan oyçokluğuyla hırsızlık suçundan oybirliğiyle karar verildi.

KARŞI OY :

Mala zarar verme suçunun konusu ile hırsızlık suçunun konusunun aynı olması durumunda, ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilemeyeceği; çünkü somut olaylarımızda olduğu gibi sanıklar hırsızlık suçundan cezalandırılırken suçun konusunu oluşturan aracı (zarar gören direksiyon altı kapağı ve kesilen kabloları ile birlikte) çaldığı için zaten ceza almaktadırlar. Bu nedenle aracın kontak kapağının kırılması ve kabloların kesilmesi nedeniyle ayrıca mala zarar vermek suçundan hüküm kurulması halinde; sanıklar, mala zarar verme suçunun konusunu oluşturan zarar gören kontak kapağı ve kabloların (araçla birlikte) hem çaldığı için hemde kırdığı için olmak üzere iki kez cezalandırılmaktadır.
Aslında bir malın çalınması, mala zarar verme suçundaki zarar kavramından daha geniş ve kapsamlı olarak zarar kavramını da içerisinde barındırmaktadır. Bu durumu biraz açacak olursak; her iki suç da 5237 sayılı TCK.nun onuncu bölümünde “mal varlığına karşı suçlar” başlığı altında düzenlenmiştir. İki suçunda koruduğu hukuki değer kişinin mal varlığıdır. Tamamlanmış tipik bir hırsızlık eyleminde sanık, zilyedinin rızası olmadan
T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-3-

başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden tamamını veya bir kısmını almak suretiyle, müştekinin mal varlığına zarar vermektedir. Mala zarar verme suçunda ise sanık, başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkıp, tahrip edip, yok edip, bozmak suretiyle kullanılamaz hâle getirip veya kirleterek zarar vermektedir. Her iki suç tipinde de mağdur mal varlığı itibarıyla zarar görmektedir. Hırsızlık suçunda sanık suça konu malı alıp götürmek suretiyle tamamen ortadan kaldırmaktadır. Bu durumda mağdur yönünden artık bunun ötesinde daha fazla bir zarar olasılığı bulunmamaktadır. Sanıkta bu eyleminin karşılığı olarak 5237 sayılı TCK.nun 61. maddesindeki kriterler gözetilerek hırsızlık suçundan cezalandırılmaktadır. Mala zarar verme suçunda ise, sanık çoğu zaman malın tamamını ortadan kaldırmamakta, tahrip etmek suretiyle kısmen veya tamamen kullanılmaz hale getirmektedir. İki suçu bir birinden ayıran önemli özellik ise; hırsızlıkta sanık faydalanma amacıyla eylemini gerçekleştirdiği halde, mala zarar verme suçunda, mağdura zarar verme saiki ile hareket etmektedir. Ancak iki suçu bir birinden ayıran sanığın bu saikinin, korunan hukuki yarar/değer yönünden bir önemi olmadığı için, somut olayımızda olduğu gibi, suça konu aracın kontak kapağı kırılarak ve kabloları kesilmek suretiyle çalınmasında; suçun konusunu oluşturan mal, aracın tamamı olup, zararda aracın çalınmasıdır. Korunan hukuki yararda mağdurun mal varlığı/otomobilidir. Bu nedenle en ağır cezayı içeren hırsızlık suçundan ceza verilmekle yetinilmelidir.
Mağdurlar yönünden suça konu aracın kontak kapağı kırılıp ve kabloları kesilerek çalınması ile kırılmadan çalınması arasında bir fark olmadığı gibi, aracın tamamen çalınarak uğratılmış olduğu zarar dışından, ayrıca korunacak bir hukuki yararı veya aracın çalınma biçimine ilişkin korunacak hukuki bir değerde sözkonusu değildir. Bu nedenle sanığın aracı çalmak amacıyla araca zarar vermesi eyleminin ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden yerel mahkemenin yazılı şekilde hırsızlık suçunun yanı sıra mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı vermesi yanlıştır.

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-4-

Bir kısım yazarlar, 5237 sayılı TCK.nun 142/4. maddesinde“ (Ek fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.6.md) Hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için şikâyet aranmaz”
biçimindeki düzenlemeye göre sanığın, suça konu aracı çalmak için aracın camını kırması, kapısını veya kapı kilidini aletle zorlayarak kırıp veya zarar vererek açması biçimindeki eyleminin, malı çalmak için yapılmış olması halinde ayrıca mala zarar verme suçunun da oluşturduğu ileri sürülmekte ise de;
maddenin düzenleniş biçimi irdelendiğinde yeni bir suç düzenlenmediği açıktır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayet koşuluna bağlı iki suç yönünden, şikayet koşuluyla ilgili olarak istisnai bir düzenleme yapmıştır. Aslında anılan madde Yasaya konulmadan öncede hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığını ihlâl veya mala zarar verme suçlarının işlenmesi halinde, ayrıca bu suçlarında oluştuğu, yerel mahkemelerce ve yüksek Yargıtay tarafında kabul edilmiş olup, halen uygulama da bu şekilde devam etmektedir. Örneğin, aracın camı kırılıp içerisinden teyp veya çantanın çalınması, konut veya işyerinin kapı veya kilidi kırılarak içeriden eşyanın çalınması hallerinde, ayrıca mala zarar verme suçunun da oluştuğu tartışmasız kabul edilmektedir.
Ancak tartışma konumuz yukarıda da açıkladığımız gibi bu durumdan farklıdır. Hırsızlık suçunun konusu ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması, başka bir ifadeyle sanığın, çalmak istediği veya çalmış olduğu malı, bulunduğu yerden aldığı sırada zarar vermesi halinde ayrıca mala zarar verme suçundan ceza verilip verilemeyeceğine ilişkindir. Örneğin sanığın, kapısı açık aracın kontak kilidini bozarak veya kırarak düzkontak yapıp aracı çalması, aracın teybini yerinden çıkardığı sırada teybin düğmesini veya baş kısmını kırarak teybi çalması veya yakınanın omuzundaki çantanın sapını hissettirmeden keserek çantayı çalması biçimindeki eylemlerinde, ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilip verilemeyeceğidir. Bu örneklerde de olduğu gibi hırsızlık ve mala zarar verme suçlarının konusu aynı mal olup korunan hukuki yarar tektir. Daha ağır ceza içeren hırsızlık suçundan ceza verilmesiyle yetinilmelidir.

T.C.
YARGITAY
2. Ceza Dairesi
TÜRK MİLLETİ ADINA
Y A R G I T A Y İ L A M I

-5-

Bu nedenlerle sanıkların, suça konu aracın kontak kapağını kırıp ve kabloları keserek düzkontak yaparak çalması biçimindeki eylemleri nedeniyle, hırsızlık suçundan mahkumiyet kararı verilmesiyle yetinilmesi gerektiğini, ayrıca mala zarar verme suçundan mahkumiyet kararı verilmesinin yanlış olduğu düşüncesiyle sayın çoğunluğun, mala zarar verme suçundan kurulmuş olan mahkumiyet hükmünün onanmasına ilişkin görüşüne katılmıyoruz. Ayrıca sanıklar … ve … yönünden de bozma nedeni yapılması gerektiğini düşünüyoruz.

… …