Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11613 E. 2023/3007 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11613
KARAR NO : 2023/3007
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2685 E., 2022/2210 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/540 E., 2021/778 K.

Taraflar arasındaki istihkak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar üçüncü kişi vekili; 22.07.2019 tarihinde müvekkili şirketin bulunduğu adreste haciz işlemi yapıldığını, haciz yapılan menkullerin müvekkili şirkete ait olduğunu, borçlular … ve …’in davacı şirketteki hisselerini 2017 yılında devrettiklerini, haciz sırasında borçlu şirkete ait bulunan fatura koçanlarının borçlu tarafından müvekkili şirketin adresinde unutulduğunu, mülkiyet karinesinin müvekkili 3. kişi lehine olduğunu ileri sürerek davanın kabulü ile haczedilen altın ve para üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; komşulardan borçlu şirket yetkilileri sorulduğunda haciz mahallinin gösterildiğini, takip borçlularının davacı şirketin kurucu ortakları olduğunu, borçluların 3. kişi şirketi kurduğunu, borcun doğumundan 4 ay sonra da şirketteki hisselerini muvazaalı olarak kardeşlerine devrettiklerini, mahalde bulunan kartvizit üzerinde yer alan numaranın internette Metekler Kuyumculuk-İbrahim Metekler adı altında ilan edilen numara ile aynı olduğunu, haciz mahallinde borçluya ait muhasebesel ve ticari nitelikli birçok evrak bulunduğunu, borçlu şirketin genel kurul toplantılarının haciz mahallinde yapılacağının ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, borçlu ile üçüncü kişinin muvazaalı hareket ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; haciz mahalline gelindiğinde komşulardan, borçlu şirket ortak ve yetkilisi sorulduğunda haciz yapılan yerin gösterildiğini, haciz mahallinde tespit edilen ve davacı şirkete ait kartvizitte yer alan telefon numarası ile takip borçlusu …’e ait telefon numarasının aynı olduğunu, haciz mahallinde borçlulara ait belge ve evrakların tespit edildiği, borçlu şirketin kurucu ortağı…’in haciz mahalline gelip devamında mahalli terk ettiğini, takip borçluları … ve …’in, davacı şirketin kurucu ortakları olduğu, alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı işlem yapıldığı, davacı üçüncü kişinin mülkiyet karinesinin aksini ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, dava dilekçesini tekrarla müvekkil şirket ortağı …’in eşi …in borçlu şirket ile bağını 2017 yılında sonlandırdığını, ödeme emrinin tebliğ edilen adresin farklı olduğunu, komşu işyerine müvekkilinin eşinin sorulması nedeniyle adresin gösterilmesinin normal olduğunu, müvekkil şirketi ortağı …’in eşinin kefilliği ve sorumluluğunun bulunduğu krediye ait bilgi belgenin haciz mahallinde bulunmasının normal olduğunu, icra dairesinin yetkisiz olması nedeniyle hacizlerin kaldırıldığını belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile komşulardan takip borçlusunun işyerinin sorulduğunda haciz mahallinin gösterildiği, haciz sırasında borçlulara ait evraklar bulunduğu, takip borçlusu İbrahim ve …’in davacı şirketin kurucu ortakları olduğu, takip borçluları ve davacıların akraba olduğu, borçluların borcun doğumundan sonra 3. kişi şirketten hisselerini devrederek ayrıldıkları, 3. kişi şirkete ait kartvizit üzerinde takip borçlusu …’e ait telefon numarasının bulunduğu, mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı lehine olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf dilekçesini tekrarla borçluların adreslerinin farklı olduğunu, müvekkiline ait menkullerin haczedildiğini, haciz mahallinde bulunan belgelerin müvekkili ile borçlu arasında bağ kurmaya yeterli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İİK’nın 96 ncı vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nın 97 ve 99 uncu maddeleri

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.