Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2022/4262 E. 2023/5970 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4262
KARAR NO : 2023/5970
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/3174 E., 2022/97 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2014/990 E., 2019/1177 K.

Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kemikler köyünde faaliyet gösteren… Deniz Ürünleri Üretimi İhr. İth. ve Tic. A.Ş.’ de çalıştığını, müvekkil davacının, iş kazasının meydana geldiği tarih olan 01.11.2013 tarihinde… 13 teknesinin operatörü olarak görevli olduğunu,… 13 teknesi ile Alagün tesisinde çalışmakta olan müvekkilinin,… 11 teknesindekilerin kendilerini arayarak yardım istemeleri üzerine Alagün tesisinden Gençler Tesisine doğru yola çıktığını, söz konusu iş kazası Gençler tesisinde meydana geldiğini, müvekkilinin bu kaza sonrası meslekte kazanma gücünü yitirdiğini, olayın üzerinden yedi buçuk ay geçmesine rağmen müvekkilinin halen aksayarak-topallayarak yürüyebildiğini, müvekkilinin kaza sonrası bir ameliyat geçirdiğini, müvekkilinin bu kaza sebebiyle ortaya çıkan zararı çalışırken daha fazla zorlanmak, efor sarf etmek zorunda kalmakla sınırlı olmayıp, meydana gelen maluliyet iktisadi geleceğini de tehlikeye düşürdüğünü, bu nedenle yaşanan iş kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.500 TL maddi tazminat taleplerinin bulunduğunu, yine müvekkilin geçirmiş olduğu iş kazası sebebi ile henüz 26 yaşında iken aksayarak yürümesi bu durumun belki de bir ömür boyu devam edecek olması düşüncesi müvekkilin psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini, bu nedenle müvekkilin çektiği acıların, ıstırabın bir nebze de olsa giderilebilmesi için 35.000 TL manevi tazminat taleplerinin tahsilini davalılardan talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının müvekkil şirkette gemici olarak çalıştığını, 01.11.2013 tarihinde … ilçesi Salih adası açıklarında bulunan Gençler Tesisi A4 kafesinde çalıştığı sırada hatalı hareket etmesi nedeniyle yaralandığını, davacı söz konusu işi ilk kez yapıyor olmamakla birlikte müvekkil şirket tarafından tüm eğitimlerin verilmiş olmasına rağmen tedbirsiz ve özensiz davranışı sonucunda söz konusu durumun hasıl olduğunu, 01.11.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası sonrasında acil olarak müdahale edildiğini ve davacının sağlık durumunun düzeltmesi için müvekkil şirket tarafından sağlık hizmetlerinin eksiksiz karşılanması için gerekli olan hassasiyet ve özenin gösterildiğini, ayrıca müvekkil şirket tarafından tedavi ve sonrasında rutin kontroller için davacı, ikamet etmiş olduğu …’deki adresinden alınarak tedavi için gereken her koşulun sağlandığını, müvekkil şirket faaliyetlerini gerçekleştirmekte olduğu tüm tesislerinde iş sağlığı ve iş güvenliği yükümlülüklerine her zaman özen göstermekte olup, gerekli tüm tedbirlerin alınması, çalışanlarına gerekli olan eğitimlerin verilmesi konusunda oldukça hassas davrandığını, talep edilen tazminatların müvekkile izafe edilebilecek kusur ve kasıt yokluğu ile zarara sebep olabilecek türde herhangi bir eyleminin bulunmaması sonucunda nedensellik bağı bulunmadığından, ayrıca tüm bu talep ve iddiaların yanı sıra müvekkilin iyi niyetli yaklaşımları, ödediği hastane masrafları ve davacının halen daha müvekkil şirkette çalışıyor olması da nazara alınarak davanın tüm sonuçlarıyla reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk derece mahkemesi kararında özetle; davacının geçirdiği iş kazası ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dair karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili özetle: müvekkilinin 01.11.2013’te geçirmiş olduğu kaza öncesinde kalçasından hiçbir rahatsızlığı bulunmadığını, alınan raporlarda kalça protezi ile iş kazası arasında illiyet bağı olmadığı, maluliyet de bulunmadığı belirtilmesine rağmen itirazına rağmen ATK tarafından müvekkilinin muayene edilmediğini, epikriz raporlarının tekrarından ibaret rapor düzenlendiğini, tüm bu epikrizlerin 01.11.2013’teki kaza tarihinden sonraki tarihlerde alındığını, müvekkilin iş kazası öncesinde protez takılmasını gerektirir bir rahatsızlığı olmadığını, müvekkili aleyhine olan bu raporların dahi zımni şekilde doğruladığını, ATK Genel Kurulundan alınan raporda sinovial kondromatozisin genellikle büyük eklemleri tutan iyi huylu eklem içi tümör olduğu bu nedenle 01.11.2013 tarihli iş kazası ile protez arasında bir illiyet bulunmadığı bildirilmişse de, müvekkilinin daha evvel kalçasından hiçbir problemi yok iken kazanın hemen sonrasında ameliyatlık duruma geldiğini, tüm raporlarda buna sebep olarak tümör gösterildiğini, tümör sebebiyle müvekkiline yapılan herhangi bir ilaç tedavisi de bulunmadığını, konulan bu teşhisi kesinlikle kabul etmediklerini, davanın kabulü gerektiğini belirterek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava maddi ve manevi tazminat tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun’un 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun’un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.