YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/3745
KARAR NO : 2023/5992
KARAR TARİHİ : 26.05.2023
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/180 E., 2022/297 K.
KARAR : Kısmen kabul Davacı … vekili
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen husumetten reddine dair, karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ve davalılardan TCDD Taşımacılık AŞ. vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.05.2023 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Av. … ile davalılardan TCDD Taşımacılık AŞ. adına Av. … geldiler. Duruşmaya başlanarak, hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek bırakılan günde Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
I. DAVA
Dava, 06.08.2013 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle sigortalıya bağlanan gelir ile yapılan geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi masraflarından oluşan kurum zararının 5510 sayılı Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca tahsili talebidir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı vekili, davanın TCDD Taşımacılık A.Ş. aleyhine açılması gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, sigortalının iş kazasına uğramasında işverenin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi, 22.01.2019 tarihli kararı ile “1-Davacının davasının kabulü ile, davalının %75 kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacının davalıdan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 822.086,51 TL, ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacağının 7.129,60 TL ve yapılan masraflardan kaynaklı isteyebileceği alacağının 6.598,58 TL olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak;
Hak sahibine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 4.000,00 TL’nin gelirin onay tarihinden itibaren,
Hak sahibine ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak olarak 500,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren,
Kurum tarafından yapılan masraflardan kaynaklı alacak olarak 500,00 TL’nin sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
İstinaf başvurusunda bulunan davacı vekili, mahkemece esas alınan kusur oranlarının ve hesap raporunun hatalı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf başvurusunda bulunan davalılardan TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili, mahkemece esas alınan kusur oranlarının ve hesap raporunun hatalı olduğunu, ayrıca husumetin kendisine düşmediğini, belirterek verilen kararın kaldırılması ile davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin, 29.01.2020 tarihli kararı ile, eldeki davada, SGK müfettiş raporu tarafları bağlamaz ve kesin delil değildir, yargılama safahatında alınan ve aynı kusur oranlarını ihtiva eden, 07.02.2018 ve 03.08.2018 tarihli birbirini teyit eden raporları düzenleyen bilirkişi heyetleri tarafından düzenlenen; davaya konu iş kazasında davalı işverenin %75, sigortalının %25 oranında kusurlu olduğu belirleyen kusur raporunun içeriğinden farklı olarak taraf beyan ve istinaf başvuru dilekçelerinde, işverenin/sigortalının kusur oranlarının daha yüksek/daha düşük olmasını gerektirir bilimsel, teknik ve somut olaya uygun değerlendirmeler aksine somut ve yeterli iddiaların belirtilmediği ve yukarıdaki açıklamalarla birlikte tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınmak sureti ile davalı işveren ve sigortalı işçi yönünden isabetli bulunan kusur aidiyet ve oranlarına yönelik istinaf başvuru sebep ve gerekçelerinin yerinde ve kabul edilebilir olmadığı sonucuna varılmıştır.
Hesap raporu yönünden ise,
5510 sayılı Kanun’un 21/1 inci maddesinin mahkemece göz önüne alındığı, hesap raporunda TRH2010 tablosunun esas alındığı, sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranının (sürekli iş göremezlik derecesinin) %60’ın üstünde %100 olması nedeniyle pasif dönem zarar hesabı yapıldığı, bakıcı gideri hesabında %30 hakkaniyet indiriminin uygulandığı anlaşılmıştır.
Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin 29.01.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizin, 30.09.2020 tarihli ve 2020/1888 E. 2020/5218 K. sayılı kararında taraf ehliyeti konusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114 üncü maddenin 1 inci fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartlarındandır, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Öte yandan, taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir. taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneği olup, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma (hak) ehliyetinin medeni usûl hukukunda büründüğü şekildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50 inci ve devamı maddelerinde, davaya ehliyet medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir denmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 48 inci maddesi hükmüne göre tüzel kişiler hak ehliyetine sahiptirler ve dolayısıyla davada taraf olabilme ehliyeti de ancak tüzel kişiliği bulunan yapılanmalar için geçerlidir.
Husumet konusu, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Eldeki davada, davalı TCDD Genel Müdürlüğü’nün, ihbar olunan konumundaki TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye davanın yöneltilmesi gerektiği, şirketin 6461 sayılı Kanun gereği kendiliğinden taraf sıfatı kazandığı yönündeki savunması nazara alınarak husumet konusu araştırılıp usulünce taraf teşkili sağlandıktan sonra sonucuna göre karar verilmelidir.” denilerek karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 09.11.2021 tarihli ve 2020/201E. 2021/203 K. sayılı kararı ile; Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 26.02.2016 tarihli raporda, sigortalı …’ın 06.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde işverenin %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Sigortalı tarafından açılmış … 30. iş mahkemesinin 2016/350 Esas sayılı hak sahibi dosyasında alınan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 20.06.2016 tarihli kusur raporunda işveren T.C.D.D.’nin %75, kazalı …’ın % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı ve davalı tarafın sunmuş olduğu tüm deliller toplandıktan ve hak sahipliği dosyasındaki kusur raporu dosya arasına alındıktan sonra dosya kazanın meydana geldiği iş kolu olan makine ve iş güvenliği alanında uzman üçlü bilirkişiye teslim edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen 07/02/2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, işveren T.C.D.D.’nin %75, kazalanan işçi …’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
SGK raporu, hak sahipliği dosyası ve mahkememizce alınan ilk kusur raporu arasında kusur oranlarının birbirinden farklı olması ve davacı ile davalı tarafın alınan bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine raporlar arasındaki çelişki ve taraf itirazları giderilmek üzere dosya yeniden kazanın meydana geldiği iş kolu ve iş güvenliği alanında uzman farklı üçlü bilirkişi kuruluna teslim edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen 03.08.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, işveren T.C.D.D.’nin %75, kazalanan işçi …’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kazanın meydana geliş şekli ve işverenin aldığı ve alması gerektiği önlemler dikkate alındığında somut olayın özelliği ile uyumlu olduğu, hakkaniyet ilkesi ile iş güvenliğine ilişkin ilkeleri esas aldığı görülmekle işverenin %75 kusurlu olduğu yönündeki rapora itibar edilmiş ve bu kusur oranı üzerinden dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek 20.11.2018 tarihli hesap raporu dosya arasına alınmıştır. Alınan raporda, kusur oranına göre ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacağının 822.086,51 TL, geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacağının 6.598,58 TL ve yapılan masraflardan kaynaklı isteyebileceği alacağının 7.129,60 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 08.11.2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile, ilk davada talep edilen 4.000,00-TL ilk peşin sermaye değeri talebini 818.086,51 TL artırarak 822.086,51 TL’ye, 500,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği talebini 6098,58 TL artırarak 6.598,58 TL’ye, 500,00 TL tedavi masrafı talebini 6.629,60 TL artırarak 7.129,60 TL’ye yükseltilerek toplam talebin 835.814,69 TL olmasını talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, alınan kusura dair bilirkişi raporları, işçi tarafından iş kazası nedeniyle işverenden alınabilecek miktara ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; , kazanın meydana gelmesinde davalı …Ş.’nin % 75 kusurlu olduğu, davacı SGK nın ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak miktarının 822.086,51 TL, geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak miktarının 7.129,60 TL ve tedavi masraflarından kaynaklı alacak miktarının 6.598,58 TL olduğu anlaşılmakla talep ile bağlı kalınarak hak sahibine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 822.086,51 TL’nin gelirin onay tarihinden itibaren, hak sahibine ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak olarak 6.598,58 TL’nin ödeme tarihinden itibaren, kurum tarafından yapılan masraflardan kaynaklı alacak olarak 7.129,60 TL’nin sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, TCDD Genel Müdürlüğü açısından ise taraf sıfatının bulunmadığı anlaşılmakladavacının davasının kısmen kabulüne, davacının davalı TCDD Genel Müdürlüğü’ne karşı açtığı davanın reddine, İhbar olunan TCDD taşımacılık A.Ş.’nin taraf sıfatı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalının %75 kusurlu olduğu anlaşılmakla, davacının davalıdan bağlanan gelirden kaynaklı isteyebileceği alacağının 822.086,51 TL, ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacağının 7.129,60 TL ve yapılan masraflardan kaynaklı isteyebileceği alacağının 6.598,58 TL olduğu anlaşılmakla birlikte taleple bağlı kalınarak;
Hak sahibine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 822.086,51 TL’nin gelirin onay tarihinden itibaren,
Hak sahibine ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak olarak 6.598,58 TL’nin ödeme tarihinden itibaren,
Kurum tarafından yapılan masraflardan kaynaklı alacak olarak 7.129,60 TL’nin sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair karar verilmiştir.
C.2 nci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ve davalılardan TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin verdiği son bozma kararı ile; dava açan veya aleyhine dava açılan kişiler o davada davacı veya davalı olarak taraf sıfatına sahip değillerse, mahkemece dava konusu hakkın esası (var olup olmadığı) hakkında inceleme yapılmadan dava sıfat yokluğundan reddedilir ve bu karar davanın dinlenemeyeceğine ilişkin değil esasına yönelik bir karar niteliğindedir. Davacı veya davalıdan birinin taraf sıfatına sahip olmaması durumunda verilecek olan red kararı o davadaki taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm oluştursa da, dava konusu hak ve taraf sıfatına sahip olan kişiler bakımından kesin hükümden söz edilemeyecektir. Dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunu olan taraf sıfatı (husumet) ve sıfat yokluğu, davada taraf olarak görünen kişiler arasında dava konusu hakkın doğumuna engel olan bir itiraz niteliğindedir. HMK. m.116 yer alan ilk itirazlardan olmadığından davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtay’ca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Eldeki davada ise yargılama aşamasında, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Yasa’da gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş. 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinde:
“(1) TCDD Taşımacılık A.Ş. ticaret siciline kayıtla tüzel kişilik kazanır.
(2) TCDD Taşımacılık A.Ş. tüzel kişilik kazandıktan sonraki bir yıl içinde:
a) TCDD’nin ilgili hizmet birimlerinden TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşımalarıyla ilgili hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlar ve bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazlar TCDD Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Personel kadro ve pozisyonlarıyla, araç, gereç ve cihazlar ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilmiş sayılır.
b) (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde TCDD Taşımacılık A.Ş. taraf olur. Bu hususlara ilişkin olarak TCDD leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takiplerde TCDD Taşımacılık A.Ş. kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu hususlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce TCDD tarafından yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davalar TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilir.
c) Devredilen varlıklar, defter değeri üzerinden TCDD’nin bilançosunda, TCDD Taşımacılık A.Ş. bağlı ortaklık ödenmiş sermayesi olarak kaydedilir. TCDD Taşımacılık A.Ş. bilançosunda ise TCDD’nin payı ayni ödenmiş sermaye olarak kaydedilmiş sayılır.
ç) TCDD’nin taşınmazlarından ilgili olanlar TCDD Yönetim Kurulu tarafından belirlenir ve TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye bedelsiz olarak on yıl süreyle tahsis edilir.
(3) Devir ve tahsis işlemleriyle ilgili olarak TCDD ile TCDD Taşımacılık A.Ş. arasında protokoller yapılabilir.
(4) Devir ve tahsis işlemleri konusunda ortaya çıkabilecek ihtilafları gidermeye Bakanlık yetkilidir.
(5) TCDD ve TCDD Taşımacılık A.Ş. arasındaki devir ve tahsise yönelik düzenlenecek her türlü kâğıtlar damga vergisinden ve yapılacak işlemler harçlardan müstesnadır.
(6) TCDD ile TCDD Taşımacılık A.Ş. arasındaki devir işlemleri tamamlanıncaya kadar, TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye verilen görevlerin TCDD tarafından yürütülmesine devam olunur.” Hükümleri mevcuttur.
Diğer taraftan, sözü edilen yasa maddesi uyarınca TCDD işletmesi Genel Müdürlüğü ile TCDD Taşımacılık A.Ş. arasında 28.12.2016 tarihinde yapılan devir protokolünde; taraflar arasında devredilen taşınır ve taşınmaz mallar ve personellerin eğitim, sosyal hakları ve devre konu haklar üzerinde tasarruf yetkilerinin ayrıntılı bir şekilde düzenlendiği anlaşılmakta olup, gerek bu protokolün 2 nci maddesinde yer alan: a-Personelin cer, yük ve yolcu taşımalarıyla ilgili hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlar ve bunlarla ilgili diğer araç gereç ve cihazların; demirbaş niteliğindeki diğer araç gereç ve cihazların; sözleşmelerin; dava dosyalarının ve icra takiplerinin TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredileceğinin kararlaştırılması ve gerekse 6461 sayılı Kanun’un yukarıda bahsedilen geçici 1 inci maddesinin 2 nci bendinin b alt bendi hükmünde yer alan “…b) (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde TCDD Taşımacılık A.Ş. taraf olur. Bu hususlara ilişkin olarak TCDD leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takiplerde TCDD Taşımacılık A.Ş. kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu hususlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce TCDD tarafından yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davalar TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilir.“ hükümlerinin yer alması karşısında, husumetin TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilerek taraf teşkilinin sağlanması ve varılacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gereğinin gözetilmemesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Kabule göre de, TCDD Genel müdürlüğünün taraf sıfatının açıklanan yasal gereklilik nedeniyle kalkmış olduğunun mahkemece benimsenmesi karşısında bu davalı hakkında husumetten redde dair karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde esastan redde dair karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Denilerek karar 2. kez bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; TCDD Genel Müdürlüğü açısından yapılan degerlendirmede yargılama aşamasında, 6461 sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleştirilmesi Hakkındaki Kanun 01.05.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girmiş ve Yasa’da gösterilen TCDD Taşımacılık A.Ş. 17.06.2016 tarih 9099 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayınlanarak tüzel kişilik kazanmıştır.
6461 sayılı Kanun’un “Devir Hükümleri” başlıklı geçici 1 inci maddesinde:
“(1) TCDD Taşımacılık A.Ş. ticaret siciline kayıtla tüzel kişilik kazanır.
(2) TCDD Taşımacılık A.Ş. tüzel kişilik kazandıktan sonraki bir yıl içinde:
a) TCDD’nin ilgili hizmet birimlerinden TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilecek personel ile cer, yük ve yolcu taşımalarıyla ilgili hizmetlerinde kullanılan çeken ve çekilen araçlar ve bunlarla ilgili her türlü diğer araç, gereç ve cihazlar TCDD Yönetim Kurulu tarafından belirlenir. Personel kadro ve pozisyonlarıyla, araç, gereç ve cihazlar ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilmiş sayılır.
b) (a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde TCDD Taşımacılık A.Ş. taraf olur. Bu hususlara ilişkin olarak TCDD leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takiplerde TCDD Taşımacılık A.Ş. kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu hususlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce TCDD tarafından yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davalar TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilir şeklindeki düzenleme gereği artık TCDD Genel Müdürlüğünün taraf sıfatı kalmadığı anlaşıldığından bu davalı açısından bozma kararı doğrultusunda davanın husumet yokluğu sebebi ile davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
TCDD Taşımacılık A.Ş.yönünden yapılan degerlendirmede dosya kapsamının incelenmesinde; gönderme kararında vurgulandığı üzere 6461 sayılı yasanın geçici 1 inci maddesinde aynen “TCDD Taşımacılık A.Ş. ticaret siciline kayıtla tüzel kişilik kazanır”. 2/a maddesinde “TCDD’nin ilgili hizmet birimlerinden TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilecek personel kadro ve pozisyonlarıyla, araç, gereç ve cihazlar ise hak, alacak, borç ve yükümlülükleriyle birlikte başka bir işleme gerek kalmaksızın TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilmiş sayılır. ” 2/b maddesinde “(a) bendi kapsamında devredilen personel ile araç, gereç ve cihazlarla ilgili TCDD’ce taraf olunan işlem ve sözleşmelerde TCDD Taşımacılık A.Ş. taraf olur. Bu hususlara ilişkin olarak TCDD leh ve aleyhine açılmış olan davalar ile başlatılmış olan takiplerde TCDD Taşımacılık A.Ş. kendiliğinden taraf sıfatını kazanır. Söz konusu hususlarla ilgili olarak bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce TCDD tarafından yapılmış iş ve işlemler sebebiyle açılacak davalar TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye yöneltilir” hükmü bulunmakla, davacının çalıştığı bölüm TCDD Taşımacılık A.Ş.’ye devredilmiştir. Bu yasal düzenleme karşısında davacının yaptığı iş gözetilerek TCDD Taşımacılık A.Ş.’nin sorumlu olduğu olgusu tartışmasız hale gelmekle, davalı konumuna getirilen tarafın husumet itirazının yerinde olmadığının kabulü gerekmiştir. Nitekim taraf değişikliğinin yasadan kaynaklı olduğu anlaşılmıştır.
Sigortalı … hakkında düzenlenen 03/08/2015 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının Tespitine ilişkin Sağlık Kurulu Raporunda sürekli iş göremezlik derecesinin %100 olduğu ve 03.03.2017 tarihinde kontrolü gerektiği belirtilmiş, 09/03/2017 tarihli Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranının Tespitine ilişkin Sağlık Kurulu Raporunda sürekli iş göremezlik derecesinin %100 olduğu ve kontrol muayenesi gerekmediği belirtilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca düzenlenen 26.02.2016 tarihli raporda, sigortalı …’ın 06.08.2013 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğu, kazanın meydana gelmesinde işverenin %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Sigortalı tarafından açılmış … 30. iş mahkemesinin 2016/350 Esas sayılı hak sahibi dosyasında alınan bilirkişi kurulu tarafından hazırlanan 20.06.2016 tarihli kusur raporunda işveren T.C.D.D.’nin %75, kazalı …’ın % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Davacı ve davalı tarafın sunmuş olduğu tüm deliller toplandıktan ve hak sahipliği dosyasındaki kusur raporu dosya arasına alındıktan sonra dosya kazanın meydana geldiği iş kolu olan makine ve iş güvenliği alanında uzman üçlü bilirkişiye teslim edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen 07/02/2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, işveren T.C.D.D.’nin %75, kazalanan işçi …’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
SGK raporu, hak sahipliği dosyası ve mahkememizce alınan ilk kusur raporu arasında kusur oranlarının birbirinden farklı olması ve davacı ile davalı tarafın alınan bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine raporlar arasındaki çelişki ve taraf itirazları giderilmek üzere dosya yeniden kazanın meydana geldiği iş kolu ve iş güvenliği alanında uzman farklı üçlü bilirkişi kuruluna teslim edilerek bilirkişi raporu aldırılmıştır. Bilirkişilerce düzenlenen 03.08.2018 tarihli kusur bilirkişi raporunda, işveren T.C.D.D.’nin %75, kazalanan işçi …’ın %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Kazanın meydana geliş şekli ve işverenin aldığı ve alması gerektiği önlemler dikkate alındığında somut olayın özelliği ile uyumlu olduğu, hakkaniyet ilkesi ile iş güvenliğine ilişkin ilkeleri esas aldığı görülmekle işverenin %75 kusurlu olduğu yönündeki rapora itibar edilmiş ve bu kusur oranı üzerinden dosya hesap bilirkişisine tevdi edilerek 20.11.2018 tarihli hesap raporu dosya arasına alınmıştır. Alınan raporda, kusur oranına göre ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacağının 822.086,51 TL, geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacağının 6.598,58 TL ve yapılan masraflardan kaynaklı isteyebileceği alacağının 7.129,60 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili 08.11.2021 tarihli talep arttırım dilekçesi ile, ilk davada talep edilen 4.000,00-TL ilk peşin sermaye değeri talebini 818.086,51 TL artırarak 822.086,51 TL’ye, 500,00 TL geçici iş göremezlik ödeneği talebini 6098,58 TL artırarak 6.598,58 TL’ye, 500,00 TL tedavi masrafı talebini 6.629,60 TL artırarak 7.129,60 TL’ye yükseltilerek toplam talebin 835.814,69 TL olmasını talep etmiştir.
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, kurum kayıtları, alınan kusura dair bilirkişi raporları, işçi tarafından iş kazası nedeniyle işverenden alınabilecek miktara ilişkin belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; kazanın meydana gelmesinde davalı …nin %75 kusurlu olduğu, davacı SGK nın ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak miktarının 822.086,51 TL, geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak miktarının 6.598,58 TL ve tedavi masraflarından kaynaklı alacak miktarının 7.129,60 TL olduğu anlaşılmakla talep ile bağlı kalınarak hak sahibine bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinden kaynaklı alacak olarak 822.086,51 TL’nin gelirin onay tarihinden itibaren, hak sahibine ödenen geçici iş göremezlik ödemesinden kaynaklı alacak olarak 6.598,58 TL’nin ödeme tarihinden itibaren, kurum tarafından yapılan masraflardan kaynaklı alacak olarak 7.129,60 TL’nin sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, TCDD Genel Müdürlüğü açısından ise husumetten reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili ile davalılardan TCDD Taşımacılık AŞ vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; kusurun hatalı olduğunu ve hesap raporunun hükme esas alınamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
Davalılardan TCDD Taşımacılık A.Ş. vekili; kendisine husumetin düşmeyeceğini esasen kazalının devralınmadan emekli olduğunu ve kendisi hakkında verilen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortaları ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 21 ve 76 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.