Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5187 E. 2023/5876 K. 24.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5187
KARAR NO : 2023/5876
KARAR TARİHİ : 24.05.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2982 E., 2023/189 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/594 E., 2022/338 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 01.09.1994 – 14.11.2014 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını beyanla, Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Fer’i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde;davacının tespitini talep ettiği dönemin öncelikle 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğundan re’sen araştırılması ve değerlendirilmesi gerektiğini, bu itibarla alacak davasındaki çalışma süresinin kabulünün yasal olarak mümkün olmadığını, iddia edilen dönemde çalışmasının bulunduğuna ilişkin ispat külfetinin davacıya ait olduğunu, Kurum kayıtlarının aksinin kesin delillerle ve herhangi bir duraksamaya yer vermeksizin kanıtlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 06.07.2002 – 08.12.2014 tarihleri arasında davalı müvekkiline ait işyerinde kısmi çalışma şeklinde çalıştığını, davalı kooperatifin çam fıstığı işlemesi yaptığını, bu nedenle ürün olduğunda davacının çalışma yaptığını, davacının çalışma süresi boyunca sigortasının eksiksiz ve zamanında bildirildiğini, davacının fesih tarihinin üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen bu davayı açarak iyiniyetli davranmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile; 30949889572 TC Kimlik numaralı davacı …’in; 1200310.35 sicil numaralı davalı S.S. Kozak Bucağı Tarımsal Kooperatifi isimli iş yerinde 01.09.1994-14.11.2014 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden ve kesintisiz çalıştığı, 01.09.1994-06.07.2002 tarihleri arası 2880 gün çalıştığı ve bu çalışmasının 2820 günlük kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirilmediğinin ve 2002/2. dönem bordrosunda davacının 43 günlük çalışmasının kuruma sicilsiz olarak bildirildiği anlaşılmakla 43 günlük bu çalışmasının davacının hizmet döküm cetveline işlenmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer’i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, iş bu davada 01.09.1994-14.11.2014 tarihleri arasındaki çalışmasının tespiti için 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolmuş olup, bu hali ile davanın süre yönünden usulden reddinin gerektiğini, müvekkili Kurumun kamu kurumu niteliğinde olup Kuruma ait delillerin aksinin kesin delillerle ve herhangi bir duraksamaya yer vermeyecek biçimde ortaya konulmasında yasal zaruret halinin mevcut olduğunu, sadece tanık beyanları nazara alınarak davacının çalışma sürelerinin tespitine ilişkin varılan bilirkişi raporundaki beyanları kabul etmediklerini, davacının sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığı hususunda da inceleme yapılmasının önem arzettiğini, zira davacı tarafça tespit istemine konu edilen dönemde fakirlik ilmuhaberi, yeşilkart, vb sosyal yardımlardan istifade etmesi ve vakıf yardımı alması halinde aynı döneme ilişkin sigortalılık kaydının bulunmasına da olanak bulunmadığını, ancak bu hususta herhangi bir tahkikat yapılmadığını beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 06.07.2002 ile 08.12.2014 tarihleri arasında müvekkiline ait iş yerinde çalıştığını, taraflar arasındaki iş sözleşmesinin 08.12.2014 tarihinde davacının haksız feshi ile son bulduğunu, davacının çalışma süresince sigorta primlerinin eksiksiz ve zamanında yatırıldığını, işbu davanın hak düşürücü süreye uğradığını, davacının fesih tarihinin üzerinden beş yıl geçmesine rağmen bu davayı açarak iyiniyetli davranmadığını, kabul etmemekle birlikte davacının belirtilmiş süreler arasında çalıştığı düşünülse bile ilgili yıllar arasında kesintisiz çalışma yapılmasının kooperatifte dönemsel çalışıldığı için imkansız olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “01.09.1994-06.07.2002 dönemini kapsayan çalışma süreleri için yazılı ve imzalı belge olmadığı, bordro tanığı …, hem bordro tanığı hem de kesinleşmiş mahkeme kararı ile çalıştığı tespit edilen …, bordro tanığı …, …, alacak davasında tanıklıkları bulunan …, … beyanlarından davacının bu dönemde kesintisiz çalıştığını beyan ettikleri anlaşılmış, ancak 06.07.2002-08.12.2014 döneminde kesintisiz çalışma iddiası yönünden ise, davacı imzasını taşıyan ücretsiz izin formu ve ücret ödeme bordrolarındaki imzalara itiraz olmadığı ve bu dönem Kuruma yapılan bildirimler ile uyuştuğu gözetildiğinde, yazılı deliller karşısında tanık beyanlarına değer verilemeyeceğinden, bu dönem yönünden davanın reddi gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olmuştur.” gerekçesi ile davalı vekili ve fer’i müdahil SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının Kısmen Kabulü ile; Bergama 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 04.07.2022 tarih, 2019/594 Esas ve 2022/338 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile, davacının, davalı S.S. Kozak Bucağı Tarımsal Kooperatifine ait 1200310.35 sicil numaralı işyerinde 01.09.1994- 06.07.2002 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle ve kesintisiz 2825 gün çalıştığı ve bu çalışmasının 43 günlük sürenin sicilsiz olarak Kuruma bildirildiği, kalan sürenin ise Kuruma bildirilmediğinin tespitine, sicilsiz 43 günlük sürenin ise davacının hizmet döküm cetveline işlenmesi gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer’i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer’i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesi ile aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup feri müdahil Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, tanıkların beyanları ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.