YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5369
KARAR NO : 2023/4925
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/67 E., 2020/207 K.
Taraflar arasındaki ödeme emiri iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Davacının yapılandırma kapsamında davadan feragat etmesi sebebiyle Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı vekili: davalı kurum tarafından davacı aleyhine başlatılan takip kapsamında konkordato tedbir kararından sonra düzenlenen ödeme emirlerinin iptaline, takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ödeme emri tebliğ edildikten sonra kuruma başvuru yapmadan dava açıldığını, haksız olan davayı kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk derece mahkemesince, davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Somut olayda, davalı Kurum tarafından dava açıldıktan sonra şirket hakkındaki konkordato kararının farkına varılıp ödeme emirlerinin iptal edildiği, davanın açılmasına davalı Kurumun sebebiyet verdiği anlaşıldığından, davalı Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasalara uygun olduğu, davacı tarafından aleyhine istinaf olmadığından, sair hususların araştırılmasına yer olmadığı gerekçesiyle yapılan istinaf taleplerinin, HMK 353/1 –b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
D. Ek Karar
Davacı vekilinin 03.01.2023 tarihli UYAP sistemi üzerinden gönderdiği feragat dilekçesi ile 7256 sayılı Kanun kapsamında borçlarını yapılandırmak için davadan feragat ettiğini beyan ettiği, davacı vekilinin dava dosyasına sunmuş olduğu vekaletname incelendiğinde davadan feragat etme yetkisinin bulunduğu, HMK’nun 307 nci ve devamı maddelerinde düzenlenen davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. HMK’nun 309/2 nci maddesinde, davadan feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı gerekçesiyle HMK’nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının yapılandırma kapsamında davadan feragat ettiğinden, davanın feragat nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödeme emirinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “Ortak Hükümler” başlıklı 3 üncü maddesinin 13 üncü fıkrası:
“a) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve ilgili maddeler uyarınca dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları gereken borçluların, bu Kanun hükümlerinden yararlanabilmeleri için ilgili maddelerde belirlenen başvuru sürelerinde, yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır. Borçlularca, Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.
b) Davadan vazgeçme dilekçeleri ilgili tahsil dairesine verilir ve bu dilekçelerin tahsil dairelerine verildiği tarih, ilgili yargı merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine gönderilir. Maliye Bakanlığına bağlı tahsil dairelerince tahsili gerektiği hâlde tahakkuku diğer kamu idarelerince yapılan alacaklara ilişkin ilgili kamu idaresi aleyhine açılmış davalardan vazgeçme dilekçelerinin verileceği idari mercii belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
c) Bu Kanun hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar tarihine bakılmaksızın bu Kanunun yayımı tarihinden sonra tebliğ edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz.
ç) Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” düzenlemesini içermektedir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2-Dava konusu Kurum alacağının 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı anlaşıldığından, anılan yasal düzenleme uyarınca taraflar lehine yargılama giderine, avukatlık ücretine ve fer’ilerine hükmedilmemesi, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin de kendi üstlerinde bırakılması isabetlidir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.