Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2021/11328 E. 2023/19059 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11328
KARAR NO : 2023/19059
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 10.12.2012 tarihli ve 2012/625 Esas, 2012/1485 sayılı Kararı ile sanık hakkında, mağdur … ve şikâyetçi …’ a yönelik hakaret suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 52 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri uyarınca 304 gün karşılığı 6.080 TL adli para cezasına ile cezalandırılmasına ilişkin hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına,
2.Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle yapılan ihbar üzerine … Asliye Ceza Mahkemesi’nin kararı ile sanık hakkında hakaret suçlarından verilen hükümlerin açıklanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suçların sübutuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ceza infaz kurumunda hükümlü olan sanığın 15.03.2012 tarihinde öğretmen olan mağdur O.T.’ye “Senin a… koyarım.” şeklinde, 26.03.2012 tarihinde ise ceza infaz kurumu müdürü olan şikâyetçi Y.U.’ya karşı gıyabında “Bu müdürün a..koyayım, ceza vermeyen idarenin a..koyayım…” demek suretiyle hakaret suçlarını ayrı ayrı işlediği kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı, tutanak içerikleri, tutanak tanıklarının beyanları, sanık savunması gözetildiğinde başkaca temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Sanığın şikâyetçi Y.U’ya yönelik hakaret suçun yönünden;
Hakaret suçu, mağdurun olmadığı veya doğrudan vakıf olamayacağı bir şekilde işlendiğinde gıyapta hakaret suçu oluşmaktadır. Gıyapta hakaret suçunun cezalandırılması için, failin mağdur dışında toplu veya dağınık en az üç kişiyle ihtilat ederek bu suçu işlemesi gerekmektedir. Suçun faili ihtilatı bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. İhtilat kişilerle birebir görüşerek gerçekleşebileceği gibi, üç veya daha fazla kişiye mektup göndermek, telefon etmek, SMS veya e-mail göndermek suretiyle de gerçekleştirilebilir. Ancak ihtilat unsurunun gerçekleşmesi için, failin sözleri en az üç kişinin duyabileceği bir ortamda ve şekilde söylemesi yeterli olmayıp, muhatapların bizzat anlamaları ve vakıf olmaları lazımdır.
Somut olayda sanığın, şikâyetçiye yönelik hakaret sözlerini mağdurun gıyabında gerçekleştirdiğinin anlaşılması, 26.03.2012 tarihli tutanağın iki infaz koruma memuru tarafından düzenlenmesi, sanıkla aynı koğuşta bulunan tanıkların da hakaret eylemini doğrulamamaları karşısında, gıyapta hakaret suçunda aranan ihtilat unsurunun ne şekilde gerçekleştiği açıklanmadan, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Kabule göre her iki suç yönünden;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.05.2023 tarihinde karar verildi.