YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11531
KARAR NO : 2023/19083
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hakaret
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafnin temyiz isteği, sanığın eylemini haksız tahrik etkisi altında işlediğine, sanık hakkında takdiri indirim sebebi ve lehe olan Yasa hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna vesaireye yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılanın daha önceden sanığa ait iş yerinde çalıştığı, sanığın kendisine gösterdiği ilgi sebebiyle işten ayrılarak evlendiği, bu durumu hazmedemeyen sanığın, suç tarihinde “Şere…iz, oro…u, beni engelliyor ama başka telefonu nasıl alıyorsun, sen tam oro…u olmuşun, senin bedelin ne ise ben öderim, senin ablanı sinkaf ettim, ablan senden daha iyi, sana beş basar, …’la aramıza girme ben dün onla karşı karşıya gördüm yine dünyam yıkıldı o da bana iyi baktı.” biçiminde mesaj göndermek suretiyle katılana hakaret ettiği olayda; sanığın ikrar içeren savunması, katılan ve tanık anlatımları, mesaj tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre Yerel Mahkemece sanığın hakaret suçunu işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılan ve tanık anlatımları karşısında sanık müdafii tarafından temyiz sebebi olarak ileri sürülen haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için aranan koşulların somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmış ve “sanığın olumsuz sosyal kişilik özellikleri, duruşmalardaki tutum ve davranışlarına göre yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu kanaate varılamadığı, böylelikle sanık hakkında dosyaya yansıyan lehine uygulanmasını gerektirir herhangi bir takdiri indirim sebebinin mevcut bulunmadığı gibi, tayin edilen hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesi, ertelenmesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının gerçekleşmediği vicdani kanısıyla takdiren uygulanmasına yer olmadığına” dair gerekçeleri karşısında sanık müdafiinin temyiz sebebi olarak ileri sürdüğü hususlarda Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin temyiz sebepleri ve sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun’la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa’nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.