Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2021/18054 E. 2023/5510 K. 03.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/18054
KARAR NO : 2023/5510
KARAR TARİHİ : 03.07.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/374 E., 2016/78 K.
SUÇLAR : Çocukları ve kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma, kötü muamele
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

A.Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibariyle 5 yaşında olan mağdurun sanık ile arasında menfaat çatılması bulunduğu için, mağduru davada temsil etmek üzere Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.09.2021 … ve 2021/798 Esas, 2021/1175 sayılı Kararı ile … ‘nun temsil kayyımı olarak atandığı, gerekçeli kararın tebliğine rağmen kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2010 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında çocukları ve kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma ve kötü muamele suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.
2. Beyoğlu 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2010 tarihli kararı ile sanığın çocukları ve kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma ve kötü muamele suçlarından verilen 1 ay 20 … ve 1 yıl 3 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
3. Denetim süresi içerisinde sanığın Kozan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/389 Esas sayılı dosyasında 19.03.2014 tarihinde, basit yaralama suçunu işlemesi üzerine, İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli kararıyla açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanmak sureti ile sanığın çocukları ve kendini idare edemeyecek durumda bulunan kimseleri dilencilikte araç olarak kullanma ve kötü muamele suçlarından verilen 1 ay 20 … ve 1 yıl 3 ay hapis ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına hükmedilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi, cezanın üst sınırdan verilmesi ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine yöneliktir.
2. Mağdur vekilinin temyiz istemi, takdiri indirim sebeblerinin uygulanmaması gerektiğine yöneliktir.
3. Sanık müdafinin temyiz istemi, beraat kararı verilmesi ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine yöneliktir.

III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın 5 yaşındaki öz oğlu olan mağdura mendil sattırmak ve dilencilik yaptırmak sureti ile üzerine atılı suçları işlediği iddiasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE
A. Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibariyle 5 yaşında olan mağdurun sanık ile arasında menfaat çatılması bulunduğu için, mağduru davada temsil etmek üzere Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.09.2021 … ve 2021/798 Esas, 2021/1175 sayılı Kararı ile … ‘nun temsil kayyımı olarak atandığı, gerekçeli kararın tebliğine rağmen kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesinden önce annesi olan sanık ile arasında menfaat çatışması olan mağdura kayyım ile zorunlu vekil atanmaması ve gerekçeli kararın adı geçenlere tebliğ edilmemesi karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleşmediği ve beş yıllık denetim süresinin başlamadığı, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca dava zamanaşımının durmadığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın yargılama konusu eylemleri için 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

3. Sanığa yüklenen suçların yasa maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirlenen 12 yıllık olağan üstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A.Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibariyle 5 yaşında olan mağdurun sanık ile arasında menfaat çatılması bulunduğu için, mağduru davada temsil etmek üzere Kozan Sulh Hukuk Mahkemesinin 22.09.2021 … ve 2021/798 Esas, 2021/1175 sayılı Kararı ile … …’nun temsil kayyımı olarak atandığı, gerekçeli kararın tebliğine rağmen kararı temyiz etmediğinin anlaşılması karşısında, mağdura yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesinin birinci fıkrası maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca REDDİNE,
B.Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli kararına katılan bakanlık vekili ve sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.07.2023 tarihinde karar verildi