Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1038 E. 2023/2489 K. 10.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1038
KARAR NO : 2023/2489
KARAR TARİHİ : 10.05.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın … yönünden pasif husumet yokluğundan, davalı … yönünden hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, davacılardan …’ün 2618 ada 26 parsel sayılı taşınmazın tamamına malik iken bu taşınmaz üzerine bina yaptırmak üzere yüklenici ….ile anlaştığını,…..’ın 6 bağımsız bölümden oluşan bina yaptığı ve iki adetinin davacı …’e, geriye kalan 4 adet bağımsız bölümün de yükleniciye ait olacağını belirlediklerini, yüklenicinin iki defa tapu harcı ödememek adına tapuyu kendi üzerine almadan satış vaadi yaptığı kişilere devredilmesini istediği, bu kişilerin ….,…,… ve … olduğu, daha sonra bu şahısların paylarını davacılara devrettikleri, yüklenicinin üzerinde kalan payların da yüklenici tarafından….. ve …’ye devredildiği, ancak bu kişilerin pay sahibi olurken bir daireye isabet etmediğini bildiklerini, bu nedenle 4 ve 5 No.lu meskenin …’e, 1 No.lu meskenin …’e, 2 No.lu meskenin …’na, 6 No.lu meskenin …’a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.

2. Davalı ….. vekili 12.04.2018 tarihli beyanında, davayı bilirkişi raporunda belirtildiği şekliyle kabul ettiklerini dile getirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; “Her ne kadar davalı … vekili kabul beyanlarına ilişkin dilekçe ibraz etmiş ise de; davacıların taşınmaz üzerindeki muhdesat meydana getirildikten sonra taşınmazın önceki hissedarlarından satın alma yoluyla taşınmazda malik oldukları, binanın dava dışı yüklenici tarafından yapıldığı, davacıların taşınmazın üzerindeki muhdesatın tamamına payları oranında sahip oldukları ve muhdesatın pay satın aldıktan sonra taraflarınca meydana getirildiği yönünde bir iddialarının da bulunmadığı anlaşıldığından davalı …’a karşı açılan davanın hukuki yarar dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, davalı …’ye karşı açılan davanın …’nin tapuda hak ve hissesi kalmadığından pasif husumet yokluğundan reddine” karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, ortaklığın giderilmesi davasının derdest olması nedeniyle hukuki yararın bulunduğunu, kötüniyetli yüklenicinin üzerinde bir kısım arsa payı bırakıp davalılara sattığını, sadece arsadan pay verildiğini bilerek davalıların satın aldığını, ayrıca davalı ….. vekili tarafından 12.04.2018 tarihli dilekçe ile davanın kabul edildiğini, diğer davalının da dava açıldığı tarihte payı bulunup müvekkillerinin açtığı önalım davasının kabulü üzerine paydaşlık durumunun son bulduğunu, bu davalı yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken pasif husumetten ret kararı verilmesinin usul ve Yasa’ya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, davalı …… davayı kabul ettiği halde davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, yargılama sırasında …… ait payın davacılardan …… geçmesi nedeniyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK. mad. 684/1). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK mad. 718). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK mad.106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad.114/1-h, 115).

3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.