Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2020/383 E. 2023/6975 K. 30.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/383
KARAR NO : 2023/6975
KARAR TARİHİ : 30.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/8 Esas, 2014/77 Karar
SUÇ : Müteselsilen basit zimmet
HÜKÜM : Mahkumiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.02.2006 tarihli ve 2005/1338 Soruşturma, 2006/92 Esas, 2006/14 numaralı İddianamesiyle sanık … hakkında zincirleme basit zimmet ve zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna, 55 inci maddesi uyarınca kazanç müsaderesine karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2006 tarihli ve 2006/38 Esas, 2006/265 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında eylemlerinin kül halinde görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek bu suçtan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
3.Dairemizin 18.04.2011 tarihli ve 2009/2692 Esas, 2011/3215 sayılı Kararı ile; sanık …’ın eylemleri müteselsilen zimmet suçunu oluşturduğu halde, görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma üzerine dosyayı ele alan Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2011 tarihli ve 2011/208 Esas, 2011/316 sayılı Kararı ile; sanık … hakkında 5237 sayılı Kanun’un 247 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğuna ve 55 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kazanç müsaderesine hükmolunmuştur.
5.Dairemizin 07.10.2013 tarihli ve 2012/10271 Esas, 2013/9704 sayılı Kararı ile; “Daha önce görevi kötüye kullanma suçundan 4277 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkındaki hükmün Dairemizin 18.04.2011 tarihli ilamı ile eylemin zincirleme zimmet olduğu gerekçesi ile bozulduğu, bu kez 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası verildiği, bozmaya konu cezadan daha ağır cezaya hükmedildiği halde bozma ilamına karşı beyanının alınmaması ve savunma hakkının kısıtlanması suretiyle halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması” nedeniyle sanık hakkındaki mahkumiyet kararının bozulmasına karar verilmiştir.
6.Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/77 sayılı Kararı ile; sanık hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 202 nci maddesinin birinci fıkrası, 219 uncu maddesinin üçüncü fıkrası, 80 inci maddesi, 59 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 81 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 3 ay 6 gün hapis ve 650,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 1740,00 TL’nin sanığa ödettirilmesine ve aynı Kanun’un 219 uncu maddesinin son fıkrası gereğince memuriyetten müebbeden yasaklanmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, son suç tarihinin 31.12.2004 olması sebebiyle bu suçun 5237 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince sanık lehine olan ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Kanun’un 202 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 102 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen 10 yıllık olağan ve 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.
2.Suç tarihi olan 31.12.2004 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 15 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kırklareli Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.04.2014 tarihli ve 2014/8 Esas, 2014/77 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.05.2023 tarihinde karar verildi.