YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6031
KARAR NO : 2023/6502
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/639 E., 2022/2289 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/287 E., 2022/103 K.
Taraflar arasındaki, tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı ve davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ilk primin tevkifatının yapıldığı tarihi takip eden aybaşı tarihi ile 28.03.2014 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılığının tespitine ve tesciline karar verilmesini, talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 28.03.2014 tarihinde vermiş olduğu dilekçe ile, tescil talebinde bulunduğu ve tescil işlemlerinin bu tarih itibariyle yapıldığını, davacının daha sonra 27.05.2014 tarihinde kuruma vermiş olduğu dilekçe ile, tevkifata istinaden tescilinin düzeltilmesini talep ettiğini, davacının bu talebine kurum tarafından sehven işlem yapıldığını ve davacının tescilinin 01.06.2011 olarak düzeltildiğini, daha sonra söz konusu tescilin 2926 sayılı ve 5510 sayılı Kanun’a aykırı olduğu tespit edilince 01.10.2008 tarihinden sonra tescilinin tevkifat istinaden yapılamayacağı kanunla kısıtlandığından davacının tescilinin 10.08.2018 tarihinde 28.03.2014 olarak düzeltildiğini, davacının 2926 sigortalılığının 01.12.2014 tarihine almış olduğu muafiyet belgesine istinaden durdurulduğunu, 7143 sayılı Kanun kapsamında sehven ödettirilen ihya ödemesi davacıya iade edildiğini, davacıya tescilinin tevkifata istinaden yapılamayacağının hem şifaen hem yazılı olarak bildirildiğini belirterek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 09.11.2010, 13.11.2010 ve 18.11.2010 tarihlerinde ürün teslim ettiği ve ürün tesliminin sigortalılık iradesini ortaya koyacağı da dikkate alınarak mezkur tarihi takip eden aybaşı olan 01.12.2010 tarihinden sigortalılığın başlatılması ve davacıdan yapılan prim kesintisinin hangi tarihte yapıldığının eldeki deliller ile birlikte net olarak tespiti mümkün olmadığından, prim kesintisinin kurum kayıtlarına intikal tarihi olan 20.05.2011 tarihi esas alınarak (satılan ürün bedellerinden 10,20 TL Bağ-Kur kesintisi yapıldığı görülmektedir.) davacının dava konusu dönemde fiilen tarımsal faaliyette bulunduğunun karinesi olacağı değerlendirilerek 31.12.2011 tarihine kadar sigortalı olarak kayıt ve tescil edilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne; davacının ürün bedellerinden yapılan tevkifata göre 01.12.2010 ile 31.12.2011 tarihleri arasında tarım bağkur (4/b) sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapılması gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davanın tamamen kabulüne karar verilmesi gerekirken sadece 01.12.2010 ile 31.12.2011 tarihleri arasındaki dönem yönünden Bağ-Kur sigortalısı sayılmasının hatalı olduğunu, davacının 2010 yılından itibaren kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunduğunun Turhal Şeker Fabrikası, Turhal Ziraat Odası, Turhan Pancar Ekicileri Kooperatifi kayıtlarından, tanık anlatımlarından ve dosya kapsamından anlaşıldığı, priim kesintilerinin yapıldığı, ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren kuruma bildirim şartının gerçekleştiğinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının 7143 sayılı kanun kapsamında yapılandırma yaparak sigortalılık iradesini gösterecek şekilde prim ödemesi yaptığını, kurumun sehven bu ödemenin alındığını ve iade edildiğini bildirmesine rağmen söz konusu tutarın emanet kasa hesabında bulunduğunu, prim kesintisi yapılmadığı kabulüyle bir kısım dönem yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesince davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın açılmasına kurumun sebebiyet verdiğini beyanla istinaf isteminde bulunmuştur.
2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının 28.03.2014 tarihinde müracaatla tescil talebinde bulunduğu, sonrasında 27.05.2014 tarihli dilekçesi ile tevkifata dayalı olarak tescilinin düzeltilmesini talep ettiği, kurum tarafından sehven işlem yapılarak tescil tarihinin 01.06.2011 olarak düzeltildiği, daha sonra tescilin 2926 sayılı ve 5510 sayılı Kanuna aykırı olması, 01.10.2008 tarihinden sonra tevkifata dayalı tescil yapılamayacağının anlaşılması nedeniyle 10.08.2018 tarihinde tescil tarihinin 28.03.2014 olarak düzeltildiği, davacının 31.12.2014 tarihinde aldığı muafiyet belgesi kapsamında 2926 sayılı Kanun uyarınca sigortalılığının durdurulduğu, 7143 sayılı Kanun uyarınca sehven ödettirilen ihya ödemesinin davacıya iade edildiğini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek; istinaf isteminde bulunulmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile prim kesintisinin 14.03.2011 tarihinde yapıldığı gözetilerek bu tarihi takip eden ay başından yıl sonuna kadar olan süre (01.04.2011-31.12.2011) tarihleri arasında sigortalı sayılacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılarak hüküm kurulması gerektiği; davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun ise esastan reddine; davanın kısmen kabulüne, davacının ürün bedellerinden yapılan tevkifata göre 01.04.2011-31.12.2011 tarihleri arasında tarım bağkur (4/b) sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı ve davalı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve davalı vekilleri; istinaf gerekçeleri ile aynı sebeplerle kararı temyiz etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tarım Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’un Geçici 7 nci maddesi delaletiyle mülga 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu’ nun 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 4/1-b maddesinin 4 numaralı alt bendi hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.