YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6250
KARAR NO : 2023/6568
KARAR TARİHİ : 08.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1684 E., 2022/1766 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/336 E., 2019/45 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13.02.2013-08.08.2014 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davada zamanaşımı süresinin hesabında davacının çalıştığı hizmetinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak alacağını ilama bağlaması gerektiğini, davacının ikame ettiği eldeki davanın reddinin gerektiğini, bunun kabul görmemesi durumunda dava tarihine kadar olan kısma ilişkin talep haklarının zamanaşımına girdiğini ve bu dönemlere ilişkin kısımlar hakkında red kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının iddiasını destekler nitelikte somut ve her türlü şüpheyi silecek herhangi bir somut delil sunmadığını, bu anlamda davacının eldeki davayı sadece müvekkilinin soyut anlatımları üzerine inşa ettiğini, eldeki davanın kabulünü gerektirecek herhangi bir ikna edici somut emare olmadığını, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sunulan Yargıtay kararları, emsal kararlar ve yasal mevzuat ışığı altında müvekkili kurum hakkındaki davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin diğer taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu olayda; davacının davalı işverene ait işyerinde 08.08.2014-12.10.2015 tarihleri arasındaki hizmetlerinin kuruma bildirilmiş olduğu, tespiti istenilen dönemde yasa kapsamında olan bir işyerinin var olduğu, davacının 08.08.2014 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin elektronik ortamda verilmiş olduğu, iddia edilen dönemde davacının çakışan hizmetinin bulunmadığı, her ne kadar dinlenen davacı tanıkları ile kamu tanığı … davacının davalıya ait işyerinde 2013 yılı Şubat ayında işe başladığını beyan etmişlerse de davalıya ait işyerinde aşçı yardımcısı olarak görev yapan…’nın ve 18 yaşını tamamladığında tezgahtar olarak görev yapan kamu tanığı …’in sigortalarının yapılmasına rağmen aşçı olarak çalışan davacının sigortasının yapılmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine kamu tanığı …’un davacının davalıya ait işyerinde işe başlarken sigortasız çalışmayacağını söylediğini, davalının da deneme süresi geçtikten sonra bakalım dediğini beyan ettiği, sigortasız çalışmayacağını beyan eden davacının sigortası yapılmamasına rağmen 1,5 yıla yakın süreyle çalışmasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dinlenen kamu tanığı … ile …’nın davacının … işten ayrıldıktan sonra yerine işe başladığını beyan ettikleri, davacının da İbrahim Usta gittikten sonra onun yerine kendisinin geldiğini beyan ettiği, hatta kamu tanığı …’nın …’un daha sonra yeniden işe başladığını ve sonrasında davacı ile birlikte ikisinin de aşçı olarak çalışmaya devam ettiklerini beyan ettiği, …’ un 10.06.2014 tarihinde davalıya ait işyerinde işten ayrıldığı ve 16.08.2014 tarihinde yeniden işe başladığı, tanık beyanları ile kayıtların örtüştüğü anlaşılmakla davacının davalıya ait işyerinde …’ un işten ayrıldığı tarihten bir gün sonra 11.06.2014 tarihinden sigorta primlerinin yatırılmaya başladığı 08.08.2014 tarihi arasında çalıştığına mahkememizce kanaat getirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine davacının davalıya ait 1039985 sicil sayılı işyerinde 11.06.2014 – 07.08.2014 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Feri Müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik inceleme ile verildiğini, usul ve yasaya aykırı olduğunu istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği, HMK’nin 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca, feri müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Feri Müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.