YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/4583
KARAR NO : 2023/7206
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1117 E., 2023/124 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/236 E., 2019/286 K.
Taraflar arasındaki yol ve yemek yardımlarına dair yersiz ödenen primlerin yasal faizleriyle iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetledavacı firma ile 3S İnsan Kaynakları Ltd. Şti’nin Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde 2016/411751 ihale kayıt numarası ile 01.01.2017 – 31.12.2017 tarihleri arasında 475 personel istihdam ettiğini, çalıştırılan işçilere günlük 8,00 TL yemek bedeli ödediğini ancak ödenen yemek bedellerinin prim matrahına dahil edilerek sigorta primlerinin tahakkuk ettirildiğini, mülga 506 sayılı Kanun’un 29.07.2003 tarih ve 4958 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi ile değişik 77/2 nci maddesinde prim esasına göz önünde tutulmayacak kazançların tahdidi olarak belirtildiğini, 77/2 nci maddenin 1 inci fıkrasında prim esasında göz önünde tutulacak kazançlar belirtildiğini 2 nci fıkrasında ise istisnalarının gösterildiğini, sosyal amaçlı olarak veya işverenin yasa ve sözleşme dışında sigortalısına yaptığı yardım ve ödemelerin prim hesabında nazara alınmayacağı ve prime tabi tutulamayacağını, bu ödemelerin iş alacağından ziyade insani değer yargıları sonucu verildiğini, bu tür somut biçimde ihtiyaca yönelik yardımlar ayni kabul edileceğini ve prim hesabına dikkate alınmayacağını, mevzuat dahilinde yapılan yol ve yemek yardımlarının prim matrahında göz önünde bulundurularak davacı işyerinin bildirilen döneme ilişkin bordro suretiyle fazladan tahsil edilen tutarın müvekkiline iadesi gerektiğini, dava açılmadan önce kuruma başvuru yapıldığını ancak kurumun prim iade talebini reddettiğini, haksız yapılan prim kesintilerinin iadesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresi içerisinde açılmamış olduğunu, hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 5510 sayılı Kanun’un 80 inci maddesinde hangi yardım ve ödemelerin sigorta primi kesintisine tabi tutulamayacağının örnek verici değil sınırlayıcı şekilde belirtildiğini, istisna hükümlerinin dar yorumlanması ve uygulanmasının hukuk genel ilkelerinden olduğunu, işveren uygulama tebliğini 7.7.1 yemek paraları bölümüne göre nakit olarak ödenen yemek paralarının istisna kısmı primden düşüldükten sonra kalan tutarının ve nakit olarak ödenen yol bedelinin görev yollukları kavramıyla karıştırılmaksızın tamamının sigorta prim kesintisine tabi tutulması gerektiği, dolayısıyla kurum tarafından yapılan işlemlerde herhangi bir usulsüzlük olmadığını, beyanda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; işveren tarafından dosyaya sunulan ücret bordrolarının ve SGK’ya verilen bildirgelerin incelenmesinde :davacı işyerinde çalışan işçilere maaş ödemesi yapılırken sadece yemek parası ödendiği yol parası ödemesi yapılmadığı görülmüştür. İşçilere yemek yardımı dahil ödeme yapıldığı, yemek yardımının brüt ücrete ilave edildiği ancak kuruma bildirim yapılırken prime esas kazanç tutarlarına yemek yardımları dahil edilirken istsina tutarının düşüldüğü ve kuruma bu şekilde bildirge verildiği ,kısa ve uzun vadeli sigorta primlerinin istisna tutarı düşüldükten sonraki toplam PEK üzerinden tahakkuk ettirildiği görülmüştür. Davacı şirket tarafından çalışanlara yol yardımı ve diğer yardımlara ilişkin ödeme yapılmadığı, yemek yardımının da SGK ya istisna tutarı düşüldükten sonra SGK’ya bildirildiği SGK prim bildirgelerinden tespit edilmiş olup davanın reddine şeklinde karar verildiği görülmüştür.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Kocaeli 1. İş Mahkemesi Hakimliğinin 2018/236 Esas, 2019/286 Karar sayılı hükmünü usul ve yasaya aykırı bulduklarını istinaf yolu ile incelenmesini talep ettiklerini,
-Yerel mahkeme Kararında davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine şeklinde hüküm kurulduğunu,
-Taraflarınca ikame edilen davanın değerinin 100,00 TL olduğunu, yerel mahkemenin davaya söz konusu tutar üzerinden vekalet ücretine takdir etmeliyken; tarifede yer alan maktu ücret 2.725,00 TL ‘yi vekalet ücreti olarak belirlediğini ve bu miktara hükmettiğini,
-Anılan nedenlerle istinaf incelemesi yapılmak suretiyle yerel Mahkeme kararının vekalet ücreti yönünden ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini,
-Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle istinaf incelemesi taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme hükmünün vekalet ücreti yönünden ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; ” HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucunda;
Davacı tarafın dava öncesinde kuruma 25.06.2018 tarihli dilekçesi ile başvurduğu, kurum tarafından ise 16.07.2018 tarihli cevapları ile dava konusu taleplerin reddedildiği görülmekle dava öncesi Kuruma başvuru şartının yerine getirildiği anlaşılmaktadır.
Dava alacak davası olup taraflar arasında davalı taraf lehine hükmedilen vekalet ücreti konusunda uyuşmazlık vardır. Mahkemece dava reddedilerek, davalı lehine 2.725 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Ancak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 2. fıkrasına göre mahkemece hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği, somut olayda davacı yönünden reddedilen miktarın ise 100,00 TL olduğu görülmektedir. Şu halde, yargılamada kendisini vekille temsil ettirmiş bulunan davalı lehine, reddedilen kısım yönünden 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup davacı vekilinin istinafı yerinde bulunmuştur.
HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vekalet ücretine ilişkin kararının doğru olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden davanın esası hakkında karar verilmesi gerektiği” gerekçeleri ile
I-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına,
1-Davanın reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili davanın tümüyle reddedildiğini bu nedenle maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yol ve yemek yardımlarına dair yersiz ödenen primlerin yasal faizleriyle iadesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı kanun 77 ve 84 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.