Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2023/5950 E. 2023/6329 K. 05.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/5950
KARAR NO : 2023/6329
KARAR TARİHİ : 05.06.2023

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1097 E., 2023/501 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/103 E., 2021/482 K.

Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esasdan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin eşinden boşanması nedeniyle vefat eden babası …’tan ölüm aylığı bağlandığını, davalı Kurum tarafından 22.11.2019 tarihli iki ayrı borç bildirim belgesi ile 82.740,96 TL ölüm aylığı ile 2.157,28 TL bayram ikramiyesi olmak üzere toplam 84.898,24 TL’nin iade edilmesinin talep edildiğini, müvekkilinin 28.11.2019 tarihli dilekçesi ile ilgili Kurum işlemine itiraz ettiğini, müvekkilinin ayrıldığı eşi ile birlikte yaşamadığını, sadece ayrıldığı eşinin şizofren olması nedeni ile müvekkiline herhangi bir nafaka vermediğini, müvekkilinin eski eşine ait olan çay bahçelerini müvekkilinin işletmek durumunda olduğunu, çocuklarının da kendisine yardım ettiğini, bu nedenle Fındıklı Köyündeki eski eşinin evine gitmek durumunda kaldığını, evli gibi bir yaşama durumunun söz konusu olmadığını beyanla; tahsis edilen ölüm aylığının ve bayram ikramiyelerinin davalı Kurum tarafından kesilmesine ve geri istenmesine ilişkin davalı Kurum işleminin iptaline, yargılama giderlerinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının aylığının 11.03.2019 tarihli görevlendirme emri ile 29.08.2019 tarihinde denetmen Hakan Karabiber tarafından yapılan inceleme akabinde hazırlanan rapor ile iptal edildiğini, boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespiti nedeni ile gelir aylığının kesildiğini, 5510 sayılı Kanunun 59 uncu maddesinde Kurum alacağını doğuran olay ve olaylara ilişkin işlemlerin yemin hariç her türlü delile dayandırılabileceğini, bunlar tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağını beyanla; tüm işlemlerin denetmen raporundaki tespitlere göre yapıldığını, hukuka uygun olduğunu, müvekkili Kurum aleyhine haksız ve yersiz açılmış davanın reddini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Mahkemece yapılan araştırma sonucunda, boşanma tarihinde davacı ve eski eşinin gerçek ve samimi boşanma iradesi olduğu kabul edilse bile tüm dosya kapsamındaki delillere göre dava konusu dönemde aile birliğinin devam ettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; eski eşin nafaka ödeme imkanı bulunmadığından, müvekkilin müşterek çocukların geçimini sağlamak amacıyla eski eşine ait çay bahçelerini işletmeye devam ettiğini, tarafların yaşadığı bölgede kişilerin abonelik güncellemesine dikkat etmediklerini, kişiler ölmüş olmasına rağmen ölü kişi adına olan abonelik üzerinden de hizmet alımı yapılmasının sık karşılaşılan bir durum olduğunu, müvekkilin nüfus müdürlüğünde kayıtlı bir adresinin bulunduğunu ve ikametgah değişikliğinde bu adresi değiştirmesi gerektiğini … kapasitede olmadığını, aynı hususta daha önce açılan kurum işleminin iptali davasının müvekkil lehine sonuçlandığını, bahsi geçen davada müvekkilin danışıklı olarak boşanmadığının gerçek bir boşanma iradesiyle boşandığının hukuken kesinleştiğini, tarafların medula kayıtları getirtilerek ihtilaflı dönemde hangi hastanelerde sağlık hizmeti aldıkları tespit edilemediğini, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na yazı yazılarak tarafların adlarına kayıtlı GSM hatlarının hangi bölgedeki baz istasyonlarından sinyal aldığı tespit edilmediğini, dosyadaki delillerin müvekkilin boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığına işaret etmediğini belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; tüm dosya kapsamı, alınan beyanlar, kolluk araştırma tutanakları, nüfus kayıtları ve denetim raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı ile boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşadığı gerekçesiyle aylığının kesilmesine ve yersiz ödeme çıkartılmasına ilişkin kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 56 ve 96 ncı maddeleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.