YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/6174
KARAR NO : 2023/6764
KARAR TARİHİ : 13.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1838 E., 2023/507 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/140 E., 2021/132 K.
Taraflar arasındaki ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ve Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının anne ve babasının Emekli Sandığı iştirakçisi olarak yaşlılık aylığına hak kazandıktan bir müddet sonra vefat ettiklerini, davacının 01.10.2008 tarihinde eşinden anlaşmalı olarak boşandığını, annesinden ölüm sigortası kolundan ölüm aylığı bağlandığını, boşandığı eşinin kin ve garezinden dolayı şikayeti üzerine boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle bağlanan aylığın Kurum tarafından kesildiğini, Kurum işleminin iptali talebi ile … İş Mahkemelerinde dava açıldığını, eşinden hukuken ve fiilen ayrı yaşadığını, bu durumu çevresi ve komşularının bildiğini, resmi kayıtlarda gerekli bildirimlerin yapıldığını belirterek, ölüm aylığı bağlanması talebinin reddine dair SGK emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 30.01.2018 tarih ve 12359492/26.404.002 sayılı kurum işleminin iptali ile davacının boşandığı eşinden fiilen ayrı yaşadığının ve Kuruma müracaat tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemin doğru olduğunu, herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmişti
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının aylığın birlikte yaşama iddiası ile kesildiğini, buna karşı iş mahkemesine açılan davanın reddedilerek kesinleştiğini, ancak bu red kararından sonra ayrı yaşama nedeniyle yeniden kuruma aylık için başvurduğunu ve başvurunun reddedildiğini bildirerek reddin iptali ve müracaat tarihinden itibaren aylık bağlanmasını talep ettiği, davacının aynı konuya ilişkin önceki kararın kesinleşmesinden sonra değişen şartlar gerekçesi ile aylık bağlanmasını talep edebileceği, bu durumda önceki kararın kesinleşmesinden sonraki dönemin inceleme konusu yapılabileceği, bu dönem yönünden yapılan değerlendirmede, dava konusu dönemde davacı ve boşandığı eşinin aynı veya yakın tarihlerde aynı hastaneye gittikleri, aynı ve yakın tarihlerde aynı eczaneden ilaçlarını aldıklarına ilişkin kurum kayıtları, abonelik kayıtları, zabıta araştırması, bazı muhtar ve azaların davacıyı tanıdıklarını ancak boşanmış olup olmadığını bilmediklerini bildirmeleri ve tüm dosya kapsamına göre davacının boşanmadan sonra boşandığı eşi ile birlikte yaşamaya devam ettiği ve böylece davanın ispat edilemediği gerekçesi ile;
Davanın reddine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri;
Yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının babasının 1971 yılında, annesinin 03.02.1993 tarihinde vefat ettiği, 16.07.1977 tarihinde evlendiği eşinden 16.10.2008 tarihinde boşandığı, daha önce … 27. İş Mahkemesi’nin 2016/323 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından Kuruma karşı 19.03.2014 tarihinde aylığın yeniden bağlanması ve yersiz sağlık gideri nedeniyle borç çırakılmasının iptali istemi ile dava açıldığı, 16.02.2016 tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın 08.04.2016 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, söz konusu karar tarihinden sonrasına ilişkin olarak yapılan araştırmada, davacının boşandığı eşinin 26.04.2016-09.11.2016 tarihleri arasında kayıtlı Yozgat ilindeki adresinde yapılan kolluk araştırmasında bu adreste Zeynep Sarp’ın ikamet ettiği, davacı ve boşandığı eşinin yılda bir kaç gün gelip kaldıklarının boşanılan eşin yeğeni ve muhtar tarafından beyan edildiğinin tutanak altına alındığı, davacının ve boşandığı eşinin medula sistemindeki kayıtlarında aynı aile hekimliğinde muayene olduklarının anlaşılması karşısında davanın reddine dair mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından,
Davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine, karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının 5510 sayılı Kanun’un 56/2 nci fıkrası uyarınca kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanmasına ilişkin talebi reddeden Kurum işleminin iptali ile davacının boşandığı eşinden fiilen ayrı yaşadığının ve Kuruma müracaat tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2- 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 56 ve 59 uncu maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.