Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/14670 E. 2023/5300 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/14670
KARAR NO : 2023/5300
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2018/3242 E., 2020/1477 K.
HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2013/308 E., 2018/416 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 18.02.2013 tarihinde sürücü müteveffa …’nun, sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halinde iken, yolun sağında bulunan çekici dorsesine arkadan çarpması ve çarpmanın etkisi ile aracın yanması sonucu, ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacıların miras bırakanları olan …’yu kaybetmeleri nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile aracın pert olması, cenaze ve defin giderleri, murisin vefat anına kadar yapılan tedavi giderleri ve diğer giderler için şimdilik 1.000,00 TL ve yakınlarının kaybından dolayı 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalı … poliçe limitleri dahilinde maddi tazminattan sorumlu tutularak, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18.09.2017 tarihli dilekçe ile davacı … … yönünden destekten yoksun kalma tazminatı talebini 69.668,72 TL’ye, araç hasar bedeli talebini 2.625,00 TL’ye artırmış, manevi tazminat miktarlarına ilişkin açıklamasında davacı … lehine 40.000,00 TL, davacı … lehine 30.000,00 TL davacı … lehine 30.000,00 TL talepte bulunduklarını belirtmiştir.

II. CEVAP
Davalı … … ve … Kara Taşımacılığı A.Ş. vekili; davalıların kazada kusurunun bulunmadığını, tarafların kusur oranlarının tespiti gerektiğini, SGK tarafından davacılara yapılmış bir ödeme olması halinde, bu ödemenin hesaplanacak tazminattan tenzili gerektiğini, müteveffanın gelirinin ticari faaliyet gösterdiği ilgili vergi dairesi ile esnaf ve sanatkarlar odasından araştırılmasını talep ettiklerini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili; davalı … şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumluluğunun bulunduğunu, dava öncesinde davacının şirkete başvurusunun bulunmadığını, bu nedenle sigorta şirketi temerrüde düşmediği gibi, dava açılmasına da sebebiyet vermediğini, Adli Tıp Kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, davacılar tarafından destekten yoksun kaldıklarının makul ve muteber delillerle ispatlanması gerektiğini, sigortadan ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 15.08.2014 tarihli bilirkişi raporunda; müteveffa sürücünün %75, park halindeki tır şoförünün %25 oranda kusurlu olduklarının tespit edildiği, hasar tespiti için alınan 12.10.2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacıların murisinin kullandığı aracın pert olduğu, ikinci el fiyattan hurda indirimi yapılarak kusur durumuna göre davacıların 2.625,00 TL talep edebileceklerinin tespit edildiği, tazminat hesabı bakımından alınan 07.03.2018 ve 13.01.2015 tarihli tarihli bilirkişi raporlarında ise; sırasıyla davacı … …’nun 66.581,59 TL destekten yoksun kalma tazminat talep hakkı olduğu, diğer davacıların tazminat haklarının bulunmadığının belirtildiği, Çubuk Belediye Başkanlığı’nın 03.04.2017 tarihli cevabi yazısı ile cenaze giderlerinin bulunmadığının anlaşıldığı, davacı vekilinin destekten yoksun kalma talebini davacı …’e hasrettiğini bildirmesi karşısında davacılar … ve … için maddi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne, davacı … … için 66.581,59 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirlenen tazminata davalı … yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 18.02.2013 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davacılar … ve … … yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının feragat nedeniyle reddine, 2.625,00 TL hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile belirlenen tazminata davalı … yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 18.02.2013 tarihinden itibaren, avans faizi işletilmesine, cenaze ve defin giderleri ile tedavi giderleri yönünden, davanın reddine, davacı … … için 10.000,00 TL, davacı … … için 5.000,00 TL davacı … … için 5.000,00 TL manevi tazminatın, davalı … dışındaki davalılardan, müştereken ve müteselsilen olay tarihi olan 18.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı … yönünden manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; Hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, manevi tazminatın sigorta kapsamında olduğunu, vefat eden …’nun çocukları yönünden, maddi tazminat hesabı yapılmadığını, davacı …’nin, kazadan 2 yıl sonra çalışmaya başladığını, davacı …’in ise işsiz olduğunu, babasının desteğinden faydalanmakta olduğunu, davacı … için hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının düşük olduğunu, kusur oranlarını kabul etmediklerini, müteveffanın 60 yaşına kadar yaşayacağı belirlemesinin kabul edilemeyeceğini, araç hasar bedelinin düşük hesaplandığını belirterek, yerel mahkeme kararının istinaf yoluyla kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Hükme esas alınan kusur raporunun olay ve dosya kapsamıyla uyumlu olmasına, davacılar vekilinin 19.06.2018 tarihli duruşmada, dava dilekçesinde 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, bu talebi daha sonra …’ya hasrettiklerini beyan etmiş olması karşısında, diğer davacılar yönünden maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması, hükme esas alınan 23.05.2017 tarihli aktüer bilirkişi raporu uyarınca davacı … için 66.581,59 TL tazminat hesaplanması, 12.10.2016 tarihli makine mühendisi bilirkişi hasar raporu uyarınca müteveffanın kusuru oranında indirim yapılması sonrası araçta meydana gelen hasarın davacılar tarafından talep edilebilecek meblağının 2.625,00 TL olduğunun belirlenmesi, dosya kapsamında alınan mevcut tüm raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması, davalı Güneş Sigorta’nın, davalı …’ın kullandığı diğer davalı … firmasına ait aracın … sigortacısı olduğu, manevi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu bulunmadığından, bu davalıya yönelik manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, müteveffa …’nun, davalı sürücü …’a nazaran daha kusurlu olduğu kazada; araçta yanarak hayatını kaybetmesi, kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davacıların müteveffayı kaybetmekten dolayı çektikleri acı, üzüntü, elem, sıkıntı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, manevi tazminatın amacı gözönünde bulundurularak, manevi tazminat miktarının belirlenmesi nedeniyle, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının uygun görülmesine göre, yerel mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalı … tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (…) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı, manevi tazminat ve aracın hasar bedeli talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 177 nci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 ve 111 inci maddeleri, 568, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda dökümü yazılı onama harcının temyiz eden davacı … Aydoşo’dan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.