YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/14279
KARAR NO : 2022/17153
KARAR TARİHİ : 19.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 15.06.2020 tarih, 2019/5903 Esas ve 2020/3401 Karar sayılı ilamında özetle; rücu alacağı miktarının doğru biçimde belirlenmesi için, sigortalı konutta hasar gören ev eşyalarında oluşan hasar ile bedelleri konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişinin de yer aldığı başka bir bilirkişi heyetinden, olay nedeniyle oluşan hasar ile bedellerinin tek tek belirlendiği bir rapor alınıp karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine itirazının kısmen iptaline ve takibin 9.900,00 TL üzerinden devamına, bu alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına; özellikle, daha önce temyize konu edilip bozma kapsamı dışında bırakıldığı için kesinleşen yönlerin yeniden incelenmesinin mümkün olmamasına; davacının rücuya konu alacak miktarını usulünce (aşağıdaki bentte belirtilen yön dışında) hesaplayan, uzman bilirkişi heyetinin 02.11.2021 tarihli kök ve 04.05.2021 tarihli ek raporlarının hükme esas alınmasının yerinde görülmesine göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin yerinde görülmeyen diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, konut sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödeme yapan davacının ödediği bedelin, zarardan sorumlu olan davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davaya konu su baskını olayı nedeniyle davacının sigortaladığı konutta bulunan birkısım eşyaların ve konutun hasar gördüğü; taraflar arasındaki temel uyuşmazlık noktasının, hasar bedelinin hesaplanmasında hasar gören sigortalı unsurlar için hangi kriterlerin esas alınacağı ve hasarın miktarı noktalarında toplandığı görülmektedir.
Hasar bedelinin hesaplanması için alınıp hükme esas kabul edilen 02.11.2021 tarihli kök ve 04.05.2021 tarihli ek bilirkişi heyeti raporlarında; hasar gören sigortalı unsurlar için tek tek belirleme yapılıp, toplam hasar bedeli saptanmıştır ki, raporlardaki hesaplama tekniği bu yönden doğrudur. Ne var ki; karara esas alınan bu raporlarda, zarar gördüğü için yenisinin alınması ya da onarımının yapılması gereken eşyalar ile onarımı yapılan konut unsurları için hesaplama yapılırken, ilgili mal ve hizmetlere ilişkin KDV bedelinin hesaba dahil edilmediği görülmektedir. Oysa; hasar gören sigortalı unsurları yeniden almak ya da onarımını yaptırmak zorunda olan davacı sigortalısının, bu mal ve hizmetler için KDV ödemesi yapmak zorunda olduğu; davacı sigortacının da sigortalısının gerçek zararını tam olarak karşılamakla yükümlü olduğu dikkate alındığında, anılan mal ve hizmetler bakımından KDV bedeli de gerçek zarara dahildir.
Açıklanan nedenlerle; 02.11.2021 tarihli kök ve 04.05.2021 tarihli ek raporu düzenleyen bilirkişi heyetine mali müşavir bilirkişinin de eklenmesiyle oluşturulacak bilirkişi heyetinden, davacı sigortalısının KDV bedeli de ödeyerek satın aldığı/ almak zorunda olduğu ya da onarımını yaptırmak zorunda olduğu eşyalar ile hasar gören konut unsurlarının onarım işlerine ilişkin KDV dahil edilmiş biçimde hasar hesabının yapılması için ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; aşağıda dökümü yazılı 196,35 TL harcın temyiz eden davalıdan alınmasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.