YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8643
KARAR NO : 2023/3248
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ :Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM :Mahkumiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun)305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/277 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun’un) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü ve 58 … maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür uygulamasına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 30.10.2019 tarihli ve 2015/233370 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz dilekçesi, herhangi bir sebep belirtmeden hükmü temyiz ettiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde sanığın başka suçlardan yakalaması bulunduğundan katılan … ‘ya ait kimlik bilgileri ile sahte nüfus cüzdanı düzenlediği iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 28.01.2015 tarihli uzmanlık raporunda; söz konusu nüfus cüzdanında renk tonu, baskı tekniği, güvenlik unsurları yönünden farklılık bulunduğu, inceleme konusu nüfus cüzdanın orijinal olmayıp, külliyen sahte oluşturulduğu ve aldatma kabiliyetini haiz olduğu sonucuna varılmıştır.
3. Mahkeme tarafından suça konu belge incelendiğinde; soğuk damga bulunduğu, diğer tüm bilgilerin de yer aldığı ve kesinlikle yanıltma kabiliyetinin bulunduğu belirtilmiştir.
4. Sanık savunmasında; katılanın amcasının oğlu olduğunu,onun kimlik bilgilerini kullanarak kendi fotoğrafını yapıştırıp suça konu belgeyi hazırladığını belirterek atılı suçlamayı kabul etmiştir
5. Mahkemece, resmi belgede sahtecilik suçu sübut bulduğundan sanığın mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde Heyetimizce yapılan gözlemde; fotoğraf üzerinde soğuk mühür izinin olduğu ve belgenin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/277 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararında, hükmün 3 numaralı fıkrasında suça konu belgenin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği halde 2 numaralı fıkrasında aynı belgenin iadesine karar verilmesi ile ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.06.2013 tarihli ve 2013/8-151 Esas, 2013/304 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere birden fazla tekerrüre esas alınabilecek hükümlülüğün bulunması halinde bunlardan en ağırın tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında yer alan Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/556 Esas ve 2013/497 Karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması gerekirken infazda tereddüte neden olacak şekilde birden fazla ilamın tekerrüre esas alınması hususundaki hukuka aykırılığı Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüş, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ve tekerrüre esas olan ilamın basit dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve uzlaştırma yapılabilecek suçlar kategorisinde bulunması nedeniyle uzlaşma işlemlerinin yapılıp yapılmadığının infaz aşamasında gözetilebileceği hususları dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2015 tarihli ve 2015/277 Esas, 2015/353 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün (2) numaralı fıkrasının tamamen çıkartılması ile hükmün (1) numaralı fıkrasındaki tekerrüre esas alınan mahkeme bilgilerinin yer aldığı paragrafın tamamen çıkartılarak yerine ” Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/556 Esas ve 2013/497 Karar sayılı karar nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca sanık mükerrir konumda olmakla; “olarak değiştirilmesi diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.