Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/28800 E. 2023/3433 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/28800
KARAR NO : 2023/3433
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; müvekkilinin beyanı alındıktan sonra tevsii tahkikat talepleri olup olmadığının sorulmadığına, esas hakkında beyan … tanınmadığına, müvekkilinin mahkeme huzurunda alınan beyanı karşısında hukuki ehliyeti konusunda rapor alınması gerektiğine, hukuk mahkemesinde dinlenmeyen tanıkları olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve re’sen nazara alınacak nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, Almanya’da tanıştığı katılanın zayıf ruhsal durumundan ve yaşadığı depresyondan faydalanarak 2005-2013 yılları arasında ruh çıkarma, büyü bozma gibi bahanelerle kandırıp peyder pey olmak üzere, 2008-2010 tarihleri arasında İş Bankası aracılığı ile gönderilen 37.350 Euro, 2007-2013 tarihleri arasında Alman Reise Bank Western Union aracılığıyla gönderilen 27.969 Euro, 2013 Ocak ayında Ziraat Bankası Munih Şubesi aracılığıyla gönderilen 2.000 Euro parasını aldığı, ayrıca 09.01.2007 tarihinde katılana ait apartman dairesinin mülkiyetinin tapu dairesinden kendi üzerine devrini sağladığı, bütün bu eylemlerinde, katılanın içinde bulunduğu fikri ve ruhi zayıflığından, psikolojik rahatsızlığından faydalanarak ve mistik, uhrevi, kimi zaman dini kavramların ikna edici gücünden faydalanarak menfaat temin ettiği iddiası ile dini inanç ve duyguların istismar edilmesi ve kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarından hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Sanığın savunmaları, katılan ile aralarında duygusal ilişki olduğuna ve işlemlerin … ile yapıldığına yöneliktir.
3. Yapılan yargılama neticesinde, katılan …’ın sanığın kendisine büyü yaparak sahibi olduğu daireyi devretmesini sağladığı, bu şekilde kendisini doğa üstü varlıkların (cinlerin) sağladığı güçle devre dışı bırakmak suretiyle yönlendirdiği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de, sanığın müsnet suçtan cezalandırılmasına yeterli, müştekinin soyut ve hukuki anlamda ispatlanması mümkün olmayan iddiaları dışında tanık, senet yahut başka delil bulunmadığı gerekçesi ile sanığın beraatine ilişkin temyiz incelemesine konu hüküm verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık tarafından, katılanın zayıf ruhsal durumundan ve yaşadığı depresyondan faydalanarak mistik, uhrevi ve dini kavramların ikna edici gücünden faydalanarak menfaat temin ettiği iddia edilen olayda; dosya içerisinde örneği bulunan İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/225 Esas sayılı tapu iptali ve tescil davasında tanık sıfatıyla beyanları alınan … ve … …’in dinlenerek sanığın iddianame konusu eylemleri sırasında katılan üzerindeki etki ve kontrolünün tespiti ve gerekirse katılan vekili tarafından dosyaya sunulan Şişli Hamidiye Etfal Eğitim Araştırma Hastanesinin 29.09.2014 tarihli “hezeyanlı bozukluk, yasal danışman atanması, 1 yıl 3 ayda bir psikyatri takibi, 1 yıl sonra tekrar değerlendirilmesi mümkündür.” şeklindeki rahatsızlığının suç tarihi itibarıyla da mevcut olup olmadığının, geçmişe yönelik teşhis ve tedavi kayıtları, kullandığı ilaçlara ilişkin kayıtlar dikkate alınarak incelenmesini teminen dosyanın ilgili ihtisas dairesinden rapor alınmak üzere Adli Tıp Kurumuna gönderilmesi, katılanın suç tarihi itibarıyla algılama yeteneğinin zayıf olup olmadığının tespitinden sonra sanığın eyleminin dini inanç ve duyguların istismar edilmesi ve kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık suçlarını oluşturup oluşturmayacağının tartışılmasından sonra hukuki durumunun tayin ve tespiti yerine eksik inceleme ile beraat hükmü kurulması nedeniyle sanık hakkında verilen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2015 tarihli ve 2015/254 Esas, 2015/448 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.