YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/16252
KARAR NO : 2023/475
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1566 E., 2021/837 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kadirli 1. Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Uygulama Kadastrosu sırasında …. ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan 117 ada 50 parsel sayılı 13544 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz aynı ada parsel numarasıyla ve 13173,25 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda davalılar adına kayıtlı eski 117 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 1763 ve 907 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise aynı ada ve parsel numarasıyla ve sırasıyla 1897,98 ve 1157,91 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı Hazine, uygulama kadastrosu sırasında mülkiyetinde bulunan 117 ada 50 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 117 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığı iddiasıyla dava açmış ve Hazineye ait 117 ada 50 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosunda belirlenen yüzölçümü ile tapuya tescilini istemiştir
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; uygulama kadastrosunun doğru olduğunu savunarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “.. Dava konusu taşınmazları birbirinden ayırabilecek nitelikte olan sabit sınır ise; taşınmazların eğimi ve aralarındaki oldukça fazla olan kot farkıdır. Teknik rapora göre bilirkişiler sabit sınır ve kullanım durumuna göre tescile esas sınırları oluşturmuş ve buna göre; davacı Hazine’ye ait 117 ada 50 numaralı parselden B harfiyle gösterilen 142.46 m2 lik bölümün davalılara ait 117 ada 3 numaralı parsele eklenerek yine 117 ada 2 numaralı parselden 76.67 m2 lik bölümün 117 ada 3 numaralı parsele eklenerek tersimat hatasının bu şekilde giderilerek tescile esas sınırın oluşturulması kanaatiyle rapor sunmuşlardır. Ancak 117 ada 2 ve 3 numaralı parselin maliki olan davalıların 22/A uygulama kadastrosuna yönelik açılmış bir davaları olmadığı gibi usulüne uygun yapılmış bir müdahillik talepleri olmadığı ve taleple bağlılık ilkesi gereği 117 ada 2 ve 3 numaralı parsellere ilişkin rapordaki belirtilen şekilde değişiklik yapılması mümkün değildir. Öte yandan davacı …kendisine ait parselin yüzölçümünün eski yüz ölçümüne nazaran azaldığından bahisle uygulama kadastrosuna itiraz etmiştir. Teknik raporda ise Maliye Hazine’si aleyhine sonuç doğduğu ancak davalıların buna yönelik herhangi bir talebi de olmadığı dikkate alındığında teknik rapora değer verilmemiş ve davacının davasının esastan reddi ile dava konusu parsellerin uygulama kadastrosu gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği” gerekçe gösterilerek davacı Hazinenin davasının esastan reddine; çekişmeli 117 ada 2-3 ve 117 ada 50 parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya kayıt ve tescillerine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili, yapılan araştırmanın yetersiz olduğu,bilirkişi raporlarına karşı ileri sürdükleri itirazların dikkate alınmadığı, keşif sonucu düzenlenen raporların objektif verileri yansıtmadığı ve hüküm vermeye yeterli bulunmadığı ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosuna ait tapulama tespit tutanakları, tespite esas alınan tapu ve dayanak kayıtlar , tespit kadastrosu ve 22/a kadastrosu sonucu oluşan krokiler ölçü çizelgeleri ve ölçü cetvelleri ile ortofoto, hava fotoğrafları getirtilerek bilirkişiler marifetiyle taşınmaz başında keşif yapıldığı, yapılan araştırmalar neticesinde davacı … Hazinesinin malik olduğu 117 ada 50 parsel sayılı taşınmaz bakımından yapılan uygulama kadastrosunda usul ve yasaya aykırı herhangi bir durum olmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesince verilen kararın doğru olduğu” gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 inci maddesi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili, yapılan araştırmanın yetersiz olduğu, dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının objektif olmadığı, keşif sonucu düzenlenen raporların hüküm vermeye yeterli bulunmadığı ve re’sen dikkate alınacak diğer nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) 22/2a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine göre yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kanun’un 22/2-a maddesi
3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.