Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2023/9832 E. 2023/1710 K. 03.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2023/9832
KARAR NO : 2023/1710
KARAR TARİHİ : 03.04.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/783 Esas, 2022/819 Karar
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Gönderme

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından yerel mahkeme tarafından verilen 13.10.2020 tarihli ve 2020/634 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararın temyizi nedeniyle Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/8464 Esas, 2022/16852 Karar sayılı ilamı ile bozulması üzerine, her ne kadar mahkeme tarafından direnme kararı verildiği belirtilmiş ise de, direnme kararında bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği, bu itibarla direnme kararının eylemli uyma sonucu verilen yeni bir hüküm olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 26.10.2015 tarihli ve 2015/3987 numaralı iddianamesiyle suça sürüklenen çocuk hakkında şikâyetçinin evine gece vakti girmek suretiyle içeriden bakır kabloları aldığından bahisle hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 31/3, 63, 116/1-4, 31/3 ve 63/1. maddelerinin uygulaması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.01.2016 tarihli ve 2015/1479 Esas, 2016/19 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1-4, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. Kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Ceza Dairesinin 14.09.2020 tarihli ve 2020/15024 Esas, 2020/7443 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 196. maddesine aykırı davranılması sebebiyle diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2020 tarihli ve 2020/634 Esas, 2020/855 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1-4, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. Kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 17.10.2022 tarihli ve 2022/8464 Esas, 2022/16852 Karar sayılı kararıyla 15-18 yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmaması ya da alınmama gerekçesinin karar yerinde tartışılmaması sebebiyle bozma kararı verilmiştir.
6. Bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.12.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/819 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında hırsızlık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, 143, 168/1, 31/3 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay, konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan aynı Kanun’un 116/1-4, 31/3, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 4.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafii 20.12.2020 tarihli dilekçesinde özetle, eylemin gece vakti gerçekleşmediğini ve suça sürüklenen çocuğun olayı algılama gücüne yönelik bir inceleme yapılmadığını, bu sebeplerle hükmün bozulması gerektiğini talep etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihi olan 01.09.2015’te gece vakti sayılan saat 21.30 ile 22.00 arasında şikâyetçinin evine açık olan penceresinden girilip, içeriden şikâyetçiye işlemesi için verilen 10.000,00 TL değerindeki bakır kabloların alındığı, evden alınan parmak izinden suça sürüklenen çocuğun tespit edilip, yakalandığı ve aşamalarda üzerine atılı suçları ikrar ettiği, kovuşturma evresinde zararı gidermek istediği; ancak şikâyetçinin kendisine bakır kabloları veren kişilerin bir talepleri olmadığından kendisinin de zararı olmadığını beyan ettiği, bu sebeplerle mahkemece suça sürüklenen çocuğun hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlâli suçlarından mahkûm edildiği tespit edilmiştir.
2. 01.10.2015 tarihli Ekspertiz Raporu dosya içerisine alınmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuk müdafii her ne kadar eylemin gece vakti işlenmediğini ve suça sürüklenen çocuğun olayı algılama gücüne yönelik bir inceleme yapılmadığını iddia etmiş ise de, şikâyetçinin soruşturma evresindeki 02.09.2015 tarihli ifadesinde evinden saat 21.30 sıralarında çıktığını ve aynı gün saat 23.30 sıralarında evine geldiğinde olayı fark ettiğini beyan etmesi ve suça sürüklenen çocuğun yine soruşturma evresindeki 21.10.2015 tarihli ifadesinde şikâyetçinin evine saat 22.00 sıralarında girdiğini ikrar etmesi karşısında, eylemin gece vakti gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. Olayı algılama gücüne yönelik bir araştırma yapılmadığı iddia edilmiş ise de, mahkemece suça sürüklenen çocuğun mantık çerçevesinde sorulan sorulara cevap verebildiğinin belirtilmiş olması sebebiyle hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Şikayetçinin 12.01.2016 tarihli oturumda suça konu bakır kabloları kendisine işlemesi için veren Özgür Anonim Şirketi isimli firmanın zararının giderilmesine dair bir talebi olmadığını belirtmesi karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.02.2016 tarihli, 2013/735 Esas ve 2016/55 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, ödeme yeri tayin edilerek veya mağdur adına mahkeme veznesine mağdurun belirteceği zarar bedelinin suça sürüklenen çocuk tarafından depo edilmesi sağlanarak sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken, fiili bir iade ve tazmin olmadığı halde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/2. maddesi gereği indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/819 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.