YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/6471
KARAR NO : 2023/1720
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/417 E., 2021/400 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2012 tarihli ve 2011/697 Esas, 2012/74 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2. Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2012 tarihli ve 2011/697 Esas, 2012/74 Karar sayılı kararının sanıklar … müdafii, … müdafii, … müdafii, … ve … ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 26.03.2019 tarihli ve 2017/17117 Esas, 2019/2884 Karar sayılı kararı ile “sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle,sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 158/1-L maddesi kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığı yönünde delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli, 2019/417 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı 5 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … ve müdafii, sanık … müdafii, sanık … müdafiinin temyiz istekleri; sanıkların atılı suçu işlemediklerine, beraat etmeleri gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan … vekilinin temyiz isteği; eylemin nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, ceza miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıkların iştirak halinde katılan …’ı telefonla arayarak kendilerinin Emniyetten aradıklarına, hesaplarının suç örgütünün eline geçtiğine inandırdıkları, katılanın bankadan çektiği 193.970,00 TL’yi banka çıkışına gelen sanıklar …’a elden verdiği, sanıkların parayı alarak gittikleri bu suretle katılanı dolandırdıkları iddia ve kabul olunmuştur.
2. Katılanın parayı elden teslim ettiği kişinin sanık … olduğunu tam ve kesin olarak teşhis ettiğine dair kolluk tutanağı dosya arasındadır.
3. Sanık …’nin müdafi eşliğinde alınan savunmasında; diğer sanık …’ın yönlendirmesi ile parayı almaya gittiğini ve katılandan parayı alıp sanık … ve yanındaki sanık …’ verdiğini ikrar etmiştir.
4. Sanıklar…, …, …, … üzerilerine atılı suçu kabul etmemişlerdir.
5. Sanığın bankadan para çektiğine dair dekont dosya arasındadır.
6. Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak 30.10.2019 tarihli uzlaştırma raporu ile uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
7. Mahkeme sanıkların iştirak halinde katılanı dolandırdıklarının kabulü ile mahkûmiyetlerine hükmetmiştir.
IV. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası gereği uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten uzlaştırmacının raporunu düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği tarihe kadar dava zamanaşımının durduğu dikkate alınarak yapılan incelemede;
A. Sanıklar …, … Ve … Ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek katılanı telefonla aradıkları, telefondaki şahsın kendisini emniyet müdürü olarak tanıtıp, hesaplarının şüpheli şahıslarca ele geçirilmesi nedeniyle operasyon yapıldığını ve belirtilen hesaba para yatırması gerektiğini söyleyerek ikna ettiği bu şekilde katılan …’den 193.970,00 TL menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği olayda; sanık …’nın katılan …’a yönelik eyleme ne şekilde iştirak ettiğinin, dosya kapsamında sanıkların davaya konu katılana yönelik eylemleri dışında kalan başkaca olaylardan yürütülen tahkikatlardan bağımsız olarak somut olaya dair mahkumiyetine esas alınan somut delillerin nelerden ibaret olduğunun gerekçeli kararda gösterilip, bu delillerin olaylarla ilişkilendirilerek tartışılıp hüküm kurulması gerekirken, mahkûmiyetine esas alınan delillerin neler olduğu gösterilmeden, atılı suçu işlediğine dair genel ifadeler ile yetinilmek suretiyle mahkûmiyet kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … Ve … Ve … Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli ve 2019/417 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararında sanık … ve müdafii, sanık … ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.10.2021 tarihli, 2019/417 Esas, 2021/400 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.03.2023 tarihinde karar verildi.
K A R Ş I O Y
Sanıklar …, …, … ve … hakkında Şanlıurfa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2012 tarihli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinden kurulan mahkûmiyet hükmü ile sanıklar hakkında işleyen zamanaşımının kesildiği, bu tarihten itibaren ikinci mahkûmiyet hükmünün verildiği 08.10.2021 tarihine kadar 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu, bu nedenle sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinden açılan davada zamanaşımı nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken sanıkların mahkûmiyetine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğu, eylemin ve suç vasfının değişmediği, sadece sonradan görevli mahkemenin değişmesi nedeniyle yasa değişikliğinden önceki görevli mahkemenin yaptığı işlemlerin geçerliliğini yitirmediği, bu nedenle görevli mahkemenin değişmesinden önceki mahkemenin usulüne uygun yaptığı sorgu ve mahkûmiyet kararının zamanaşımını keseceği gerekçesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 21.03.2023