Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/11826 E. 2023/3851 K. 31.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/11826
KARAR NO : 2023/3851
KARAR TARİHİ : 31.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1531 E., 2022/1430 K.
HÜKÜM/KARAR : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması/Yeniden hüküm
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/149 E., 2022/471 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte memur muamelesini şikayet incelemesi sonunda İlk Derece Mahkemesince 04.03.2022 tarihli müdürlük işlemine ilişkin şikayetin reddine, 04.03.2022 tarihli dosya kapak hesabına ilişkin şikayetinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın alacaklı ve borçlu tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince borçlunun istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği, alacaklının istinaf başvurusu yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ŞİKAYET
Borçlu icra mahkemesine başvurusunda; takip sonrasında menfi tespit davası açıldığını, davanın açılması ile birlikte dosya borcunun %20’si fazlasının dosyaya ödendiğini, dosyanın kapanması talepleri üzerine müdürlükçe taleplerinin reddedildiğini ve 04.03.2022 tarihli dosya kapak hesabı yapıldığını, kapak hesabının hatalı olduğunu belirterek müdürlüğün kararının kaldırılmasına, dosya kapak hesabının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı cevap dilekçesinde; takibin yabancı para (Euro) borcuna ilişkin olduğunu, borçlunun 18.03.2016 tarihli kur üzerinden hesaplama yaparak icra dosyasına TL olarak ödeme yaptığını, depo edilen paranın alacağı karşılamadığını, bakiye alacak olduğunu için müdürlük işleminin yerinde olduğunu, ayrıca 04.03.2022 tarihinde icra dosyasında dört farklı hesap yapıldığını ve hangi kapak hesabının şikayet edildiğinin belli olmadığını belirterek şikayetin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
A. Gerekçe ve Sonuç
Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporuna göre 04.03.2022 tarihli müdürlük işlemine ilişkin şikayetinin reddine, 04.03.2022 tarihli dosya kapak hesabına ilişkin şikayetinin kabulü ile Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün 2020/76185 Esas sayılı takip dosyasının 04.03.2022 tarihi itibariyle dosya kapak hesabının 400.185,74 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı ve borçlu tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
B.1.Borçlu
Borçlu, takip talebine alacağın TL karşılığının yazılmadığını bu nedenle re’sen takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, dosya alacağının icra veznesine yatırıldığını, varsa kur farkından doğan alacağın öncelikle yatırılan teminattan karşılanması gerektiğini, hatalı rapora itibar edilerek tesis edilen hükümde hukuka uyarlılık bulunmadığını, dosya hesabına dair şikayetleri kabul edildiği halde lehine vekalet ücreti hükmedilmemesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

B.2.Alacaklı
Alacaklı, takibin yabancı para alacağına ilişkin olduğunu, fiili ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden ödeneceği belirtilerek icraya konu edildiğini, takibe konu borca yanlış faiz işletildiğinden borç miktarının yanlış hesaplandığını, şikayetin reddine karar verildiği halde lehine vekalet ücreti hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
C.1.Gerekçe ve Sonuç
3678 sayılı kanunla BK’nın 83. maddesine eklenen son fıkraya göre ” yabancı para borcunun vadesinde ödenmemesi halinde alacaklı bu borcun vade veya fiili ödeme günündeki rayiçe göre Türk Parası ile ödenmesini isteyebilir.” düzenlemesini içermekte olduğu ancak, İİK’nun 58/3 maddesine göre alacağın Türk Parası ile tutarının takip talepnamesinde gösterilmesi zorunlu olduğu ve aynı zorunluluğun İİK’nın 41. maddesi delaletiyle icra emri için de geçerli olduğu, incelenen takip talepnamesinde 26.770,00 Euro alacağın Türk Parası karşılığının belirlenmediği, bu noksanlığın kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup, takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerektiği, kamu düzeni gereğince re’sen yapılan incelemede borçlunun istinaf sebepleri yerinde olduğundan istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, şikayetin kabulü ile takibin iptaline hükmedilerek, takip iptal edildiğinden alacaklının istinaf talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı; takibe konu borcun ülke parası karşılığının ödeme emrinde gösterildiğini, ülke para cinsinden karşılığın icra harç ve masraflarının dosya açılışında yatırıldığını bu nedenle takibin iptali kararının hatalı olduğunu, harç eksikliği olması halinde taraflarına süre verilmesi gerektiğini, şikayetin konusunun memur muamelesini şikayet olduğunu, şikayetçinin istinaf aşamasında talebini genişleterek takibin iptalini talep ettiğini, takibin 2016 yılında açılmış olduğunu, borçlunun aradan geçen 6 yılda dosyaya ödeme yaptığını, menfi tespit davası açtığını, borçlunun istinaf aşamasına kadar takipte bir eksiklik iddiasında bulunmadığını, bu aşamadaki iddiaların hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte icra memur muamelesini şikayete ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
İİK’nın 58/3 maddesi.

3. Değerlendirme
1-Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2-Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanunun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 370. maddeleri uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.