Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/310 E. 2023/2776 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/310
KARAR NO : 2023/2776
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Anamur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Av. … ile karşı taraftan davacı vekili Av. ….geldiler. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaşı olduğu dava konusu 220 ada 162 parsel sayılı taşınmazda davalıya satılan payın ön alım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davaya konu satış işleminin gerçek bir satış olmadığını ve dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığını beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile satıcının dava konusu taşınmazda fiilen kullandığını yerin olmaması, satıcıya taşınmazda yer ayrılmış olmasının fiili taksim olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini, davalının kendisine ayrılan yeri davacı ve kardeşlerinin engel olması nedeniyle kullanamadığını, akrabalar arası devirlerde ön alım hakkının kullanılamayacağını beyan ederek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edilip edilmediği ve davacının ön alım hakkını kullanmasının dürüstlük ilkesine aykırı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun);
a)”Dürüst davranma” kenar başlıklı 2 nci maddesi şöyledir:
“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.
b)”Önalım hakkı sahibi” kenar başlıklı 732 nci maddesi şöyledir:
“Paylı mülkiyette bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde, diğer paydaşlar önalım hakkını kullanabilirler. “

c)”Kullanma yasağı, feragat ve hak düşürücü süre” kenar başlıklı 733 üncü maddesi şöyledir:
” Cebrî artırmayla satışlarda önalım hakkı kullanılamaz.
Önalım hakkından feragatin resmî şekilde yapılması ve tapu kütüğüne şerh verilmesi gerekir. Belirli bir satışta önalım hakkını kullanmaktan vazgeçme, yazılı şekle tâbidir ve satıştan önce veya sonra yapılabilir.
Yapılan satış, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilir.
Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her hâlde satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer.”

d)”Kullanılması” kenar başlıklı 734 üncü maddesi ise şöyledir:
“Önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır. Önalım hakkı sahibi, adına payın tesciline karar verilmeden önce, satış bedeli ile alıcıya düşen tapu giderlerini, hâkim tarafından belirlenen süre içinde hâkimin belirleyeceği yere nakden yatırmakla yükümlüdür.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 14.2.1951 tarihli ve 1949/17 Esas,1951/1 Karar sayılı kararının gerekçesinde açıklandığı üzere, “Olgu (vakıa) ve belirtilerden (karinelerden) olayda yasa gereğince iyiniyet savında bulunamayacak durumu belirmiş olan kimsenin kötüniyetinin diğer yana kanıtlandırılmasına artık neden yoktur ve dava hakkının doğumunu sağlayan veya ortadan kaldıran iyi ve kötüniyetin bu durumda yargılıkça kendiliğinden gözönünde tutulması gerekir.”

3. Değerlendirme
1. Dosya içeriğinden; dava konusu taşınmazda 7/9 payın davacıya ait olduğu, davaya konu satış işlemiyle taşınmazın 2/9 payının ise davalı adına tescil edildiği, taşınmaz üzerinde üç adet bina, bir adet sera ve meyve ağaçları bulunduğu, bir adet seranın ve binanın davacının kullanımında olduğu, taşınmazın dere kenarında kalan bilirkişi raporunda kırmızı ile gösterilen kısmının boş olduğu, sınır işaretleri ile taşınmazın diğer kısmından ayrıldığı ve bu kısmın davalı tarafça kullanılmasına davacının engel olduğu, 7/9 hissenin davacıdan önceki maliki olan … ile satıcı …arasında Noter’de düzenlenen 17.02.2017 tarihli muvafakatnamede her hissedarın kendi hissesinde dilediği şekilde tasarrufta bulunabileceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 14.2.1951 tarihli ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı kararı, 4721 sayılı Kanun’un 2 nci maddesi, dosyanın yukarıda açıklanan içeriği birlikte değerlendirildiğinde; özellikle davacının dava konusu taşınmazda payına hasren kullandığı yer olması ve taşınmazda sınırları belli boş alanın kullanılmasına davacı tarafından engel olunması, taşınmazdaki paydaşlık durumu gözetildiğinde, taşınmazda eylemli paylaşmanın olduğu ve davacının davaya konu pay satışı nedeni ile ön alım hakkını kullanmasının dürüstlük ilkesi ile bağdaşmayacağının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.