Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/2720 E. 2023/4321 K. 19.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/2720
KARAR NO : 2023/4321
KARAR TARİHİ : 19.06.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 … maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Katılanlar vekilleri ve sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2021 tarihli ve 2021/114 Esas, 2021/361 Karar sayılı kararları ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 … maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 11 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye, mahsuba karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2021/3224 Esas, 2021/2640 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılanlar vekilleri ve sanık müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 … maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.03.2022 tarihli ve 2022/22038 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanma koşullarının oluşmadığına,
2. Haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim miktarının fazla olduğuna,
İlişkindir.

B. Katılan … Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın eylemini haksız tahrik altında işlemediğine,
2. Sanık hakkında takdirî indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.

C. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın, maktul …’ye yönelik kasten öldürme eylemi olmadığına,
2. Sanığın eyleminin meşru savunma ya da meşru savunmada sınırın aşılması kapsamında kaldığına,
3. Sanığın kastın aşılması suretiyle öldürmeden cezalandırılması gerektiğine,
4. Sanığın eylemini ağır tahrik altında gerçekleştirdiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olaydan iki gün önce 04.06.2020 günü saat 22.30 sırlarında sanığın, tanık … B. ile birlikte Kuşadası’nda bulunan … isimli restorana gittiği, …’un restoranda bulunan maktullerin bulunduğu masaya giderek selam verdiği, sanığın ise başka bir arkadaşının masasına giderek selam verdikten sonra kendilerine ayrılan masaya oturduğu, yaklaşık 5-10 dakika sonra maktullerin sanığın masasına gelip

maktul …’nin sanığa hitaben ”oğlum sen kimsin, benim olduğum yerde benim olduğum masaya selam vermeden, bana itaat etmeden nasıl buraya oturursun, namussuz, şerefsiz, siz kürtler böylesiniz, benim kardeşim sizin gibiler yüzünden yandı” şeklinde sözler söyleyerek dışarıya çıkmasını istediği, sanığın tehdit edilerek dışarıya çıkarıldığı, araçla ıssız bir yere götürülüp sopa ile darp edildiği, tekrar araca bindirilip yaralı bir şekilde sanığın önceki restorana geri getirdikleri, akabinde sanığı arkadaşı …’un işyerine bıraktıkları, sanığın evine gittikten sonraki sabah meydana gelen olaylar ile ilgili olarak maktüller hakkında şikayetçi olmak üzere Kuşadası Polis Merkezi Amirliğine gittiği, ancak maktullerin öğrenmelerinden korktuğu için ifade vermeden buradan ayrıldığı, bu olaylardan sonra olay günü saat 04.00 sıralarında maktul …’nin tanık …’yi arayarak sanığın ağabeyi olan … T.’nin numarasını istediği, tanık …’ın saatin 04.00 olması ve …’nin alkollü olduğunu anlaması üzerine bir sıkıntı olabileceğini düşünerek numarayı göndermeden önce …’e whatsapp üzerinden ”… … arıcak seni açma, alkollü biraz” şeklinde mesaj gönderdiği, yine …’e de … …’ü aramaması için whatsapp üzerinden ”arama, boşver, huzursuz etme şimdi beni, abini dinle yarın konuşalım, bir şey varsa beraber hallederiz” şeklinde mesajlar gönderdiği, daha sonra saat 04:15 sıralarında …’in telefon ile …’ı aradığı, … ile … arasında problem olmadığını öğrenip kendisinin de … ile birlikte gitmeye karar verdiği, maktullerin ikametinden tanık …’ı da alıp …’in konuma göre …’in ikametine doğru yola çıktıkları, aracı maktul …’ın kullandığı, maktul …’nin ön koltukta, …’ın da arka koltukta oturduğu, …’in telefon sesine eşi …’in uyandığı, …’in tehdit edildiğini, tehdit edenlerin eve geldiklerini söyleyince …’in alt katta oturan babası … ve kardeşi sanığı uyandırdığı, evde bulunan herkesin bahçeye toplandığı, …’in … isimli şahsın kendisini ve ailesini tehdit ettiğini ve birazdan eve geleceğini söylemesi üzerine sanığın iki gün önce maktuller ile arasında yaşanan olayı anlattığı, sanık ile …’in evde bulunan silahları aldıkları ve evde bulunan diğer şahıslar ile birlikte bir kısmı bahçe kapısı önünde bir kısmı bahçe kapısı arkasında beklemeye başladıkları, bu esnada …, … ve …’ın araç ile evin bahçe kapısının önüne yanaştıkları, araçtan ilk olarak tanık …’ın bahçe kapısı önünde bulunan …’e doğru yönelerek ”… alttan al abi, yarın konuşuruz hallederiz” dediği, …’in ”nedir abi bu ya gece vakti dokunmayın bana” şeklinde karşılık verdiği, bu esnada bahçe kapısı arkasında bulunan sanığın, kapı arkasından elini uzatarak aracın sağ ön kapısından çıkmakta olan olan maktul …’ye doğru Sarsılmaz marka tabanca ile ateş etmeye başladığı, göğsünden yaralanan maktul …’nin yere düştüğü, …’in de belinde bulunan tabancayı çıkarmaya çalıştığı, ancak maktul …’ın araç içerisinden Glock marka tabanca ile aracın yakınında bulunan …’e ateş etmeye başlaması üzerine …’in ateş edemeden yaralandığı ve yere düştüğü, yine bahçe kapısı önünde bulunan …’in de [kolundan] yaralandığı ve yere düştüğü, daha sonra maktul …’ın araç içerisinden çıkarak yukarıya doğru kaçmaya başladığı, bunun üzerine sanığın abisi …’in elinde bulunan Browning marka silahı da alarak yolun karşısına garnizon tarafına geçtiği ve maktul …’ın arkasından her iki silah ile ateş etmeye başladığı, bu esnada maktul …’ın sırtından yaralandığı ve sokağın başında yere düştüğü, meydana gelen olay neticesinde maktul …’nin olay yerinde, maktul …’ın ise kaldırıldığı hastanede öldükleri, sanığın ilk savunması ile ek savunması arasında çok açık çelişkiler olması, sanığın her iki savunmasının da olay yerinden elde edilen bulgular ve olayın tarafsız tek tanığı …’ın beyanları ile uyuşmaması, sanığın her iki savunmasında da maktuller geldiğinde evin içerisinde olduğunu bildirmesi, ancak sanığın babası …’in ”hepimiz bahçe kapısının arkasında bekliyorduk” şeklindeki beyanı ile tarafsız tanık …’ın

samimi ve tutarlı beyanları dikkate alındığında, sanığın bu beyanının gerçeği yansıtmadığı ve olayın ilk başladığı anda sanığın bahçe kapısı arkasında beklediği, yine ilk savunmasında kesinlikle abisi …’in ateş etmediğini, iki silahla da kendisinin ateş ettiğini, ek savunmasında ise kendisinin evde olduğu esnada … ile maktuller arasında silahlı bir çatışma yaşandığını, silah seslerini duyması üzerine dışarıya çıktığını, dışarıya çıktığında …’in yerde yatar vaziyette olduğunu gördüğünü beyan ettiği, ancak olaydan hemen sonra hastaneye götürülen, eli ve yüzü yıkanma ihtimali bulunmayan …’in alınan el ve yüz svaplarında atış artığına rastlanılmaması, ilk silahlı çatışmasının yaşandığı bahçe kapısı önünde sadece bir silaha ait boş kovanların bulunması (bahçe kapısından çıktığında kendisinin de yere ve havaya ateş ettiğini iddia ediyor, buna göre bahçe kapısı etrafında en az iki silaha ait boş kovan olması gerekir) ve …’ı samimi ve tutarlı beyanları dikkate alındığında, silah ile …’ye ateş eden kişinin sanık olduğu ve …’in silah ile ateş edemeden yaralanarak yere düştüğü, yine sanık ilk savunmasında ve ek savunmasında bahçe kapısı önünden hiç ayrılmadığını ve sadece buradan ateş ettiğini beyan ettiği, ancak bahçe kapısının yaklaşık 8-9 metre yukarı çaprazında sanığın teslim ettiği 2 adet tabancaya ait boş kovanların olması, beş kurşun ile yaralanan …’in bahçe kapısı önünden yaralı bir şekilde buraya gitme ihtimalinin bulunmaması ve böyle bir ihtimalin kabul edilmesi hâlinde ise yaralı olan …’in yolda kan izlerinin bulunmadığı ve bahçe kapısı önünden ateş edildiğinde mağdur …’e ait evin camının kırılmasının açı itibariyle mümkün olmaması dikkate alındığında, sanığın silahlı çatışma olayının meydana geliş şekline dair bu savunmasına da itibar edilmediği, yine sanık savunmalarında araçtan inerek yukarıya doğru kaçan …’ın bahçe kapısı ile aynı doğrultuda bulunan park halindeki araçlardan birinin arkasına saklanarak …’e ve kendisine doğru ateş ettiğini, bunun üzerine kendisinin de …’a ateş ettiğini iddia ettiği, ancak …’ın kendilerine doğru ateş ettiğini iddia ettiği bölgede herhangi bir boş kovanın olmaması dikkate alındığında, sanığın bu savunmasının da gerçeği yansıtmadığı, bu hâliyle sanığın yerde yaralı olarak yatan abisi …’in elinde bulunan Browning marka silahı da alarak yolun karşısına garnizon tarafına geçtiği ve kaçmakta olan maktul …’ı sırtından vurduğu, her ne kadar sanık müdafileri tanık …’ın da silahı olduğunu, tarafsız olmadığını ve bu tanığın sol el avuç içi svabında ve olay günü giydiği tişörtünde atış artıklarının tespit edildiği, en tutarlı çelişkisiz beyanı bulunan tanık … K. ile …’in beyanlarına itibar edilmesi gerektiğini belirtilmiş iseler de savunma tarafından tutarlı ve çelişkisiz beyanı bulunduğu kabul edilen …’nin soruşturma beyanında mavi tişörtlü beyaz gömlekli kişinin …’e ateş ettiğini ve karşı tarafta gelen şahıslardan sadece bir kişide silah gördüğünü beyan ettiği, 16.10.2020 tarihli uzmanlık raporuna göre maktul …’nin üzerinde mavi desenli beyaz gömlek olduğu, bu hâliyle …’nin beyanlarına itibar edildiğinde tanık …’ın silahının bulunmadığının kabulü gerektiği, yine tanık … beyanında maktul …’nin telefon ile arayarak …’in telefon numarasını istediğini, numarayı göndermeden önce …’in kullandığı numaraya mesaj atarak durumu anlatıp telefona cevap vermemesini istediğini, sonrasında numarayı …’ye attığını akabinde … ile konuştuğunu sonrasında … ile konuştuğunu olumsuz bir durum sezinlemediğini ancak tedirgin olduğunu, bu nedenle …’ye kendisini de almasını istediğini, …’nin … ile birlikte eve geldiğini ve kendisini de alarak telefon konumu üzerinden olay yerine gittiklerini beyan ettiği, tanık …’ın sanığın evine diğer maktuller … ve … ile birlikte öldürmek kastıyla gittiği kabul edildiğinde, tanık …’ın maktul …’e, …’nin telefonunu açmaması yönünde mesaj atmasının hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, zira sanık … da tanık … ile husumetlerinin bulunmadığının doğrulandığı, yine tanık … beyanında

kapı önünde bekleyen …’in yanına gittiğini, …’e alttan almasını istediğini bu sırada …’in ellerini yana açıp bu saatte ne iş şeklinde konuştuğunu, tam bu sırada sanığın evin iç kısmından kafasını çıkartarak elindeki silah ile araçtan inmek üzere olan …’ye doğru ateş ettiğini, …’in de belinde bulunan tabancayı çıkarmaya çalıştığı sırada kendisinin olay yerinden kaçtığını beyan ettiği, tanık …’ın maktul … vurulduğu esnada olay yerinde olduğu ve atış artıklarının tanık …’ın elinde ve üzerinde bulunmasının mümkün olduğu, kaldı ki sanık …’un da, tanık …’da silah olduğuna ilişkin bir beyanının bulunmadığı, tanık …’in ise ilk beyanlarında oğlu sanık …’un gelenlerden birini vurduğunu ve şahsın yere düştüğünü gördüğünü söylemesine rağmen sonraki beyanlarında sanık …’un ateş ettiğini görmediğini beyan ettiği, yine öncesinde oğlu olan sanık …’un elinde silah gördüğünü, (diğer oğlu) …’in elinde silah olmadığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasında …’in ateş ettiğini, …’un ateş ettiğini görmediğini beyan ettiği, bu hâliyle tanığın çelişkili beyanlarına itibar edilmediği ve yukarıda anlatıldığı şekilde sanık …’un, maktulleri kasten öldürdüğü kabul edilerek buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık soruşturma aşamasında ilk beyanlarında üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiş ise de sonraki beyanlarında maktul …’ye kendisinin ateş etmediğini savunmuştur.

3. Tanıklar … T., … T., … T., … T., … K. ile olay anını görmeyen ancak diğer hususlarda beyanı alınan … B.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

4. a) Maktul … hakkında Adlî Tıp Kurumu … Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından kesin ölüm sebebinin belirlenmesine yönelik düzenlenen 05.10.2020 tarihli otopsi raporunda özetle; dış muayene bulgularında göğüste juguler fossanın 3,5 cm. altında 0,7×0,7 cm. boyutlarında, yuvarlak şekilli, çevresinde, is-yanık-atış artığı izlenmeyen ateşli silah metalik cisim giriş yarası, sırtta sol skapula alt köşesi iç kısımda, oval şekilli, 1,5×0,3 boyutlarında ateşli silah metalik cisim çıkış yarası tespit edildiği,
i. Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kosta kırığı ile birlikte iç organ (akciğer, perikard, kalp) ve büyük damar (aorta) yaralanması ve iç kanama (hemotoraks) sonucu meydana geldiği,
ii. Ateşli silah mermi çekirdeğinin önden arkaya, hafif sağdan sola ve yukardan aşağıya seyirli olup tek başına öldürücü nitelikte olduğu,
iii. Kanda (177)mg/dl ve idrarda (193) mg/dl Ethanol bulunduğu, methanol bulunmadığı,

b) Maktul … hakkında 06.07.2020 tarihli otopsi raporunda özetle; dış muayene bulgularında sol el 4. parmağın interfalengeal eklem seviyesinde açık kırık olduğu, göğüs sağ yanda ön aksiller hat üzerinde oblik uzanımlı iki tarafı da dar açılı 2,5 cm. uzunluğunda kesici delici alet yarası, sağ meme iç tarafta parşömenleşmiş 2,5×2 cm. boyutunda yüzeyel sıyrık, sırtta vertebral kolunun hemen sağında T 7-8 hizasında 0,5 cm. çaplı kurşun giriş yarası ve göğüs sağ üstte memeden 8 cm. yukarıda 1,5 cm. çapında etrafı ekimozlu kurşun çıkış yarası tespit edildiği,
i. Kişinin kesin ölüm sebebinin ateşli silah yaralanmasına bağlı akciğer hasarı, iç ve dış kanama olduğu,

ii. Elde edilen bulgulara göre sırt bölgesinde 1 adet giriş ve göğüs sağ üst kısımda 1 adet çıkış yarası olduğu, sırt bölgesinden vücuda giren çekirdeğin arkadan öne ve aşağıdan yukarı doğru oblik bir yol izlediği,
iii. Ceset üzerinde göğüs sağ tarafta 1 adet kesici delici alet yarası saptandığı, kesici delici alet yarasının toraksa nafiz olduğu,
Görüşlerinin bildirildiği belirlenmiştir.

5. a) Sanığın ağabeyi … hakkında Adlî Tıp Kurumu … Morg İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından kesin ölüm sebebinin belirlenmesine yönelik düzenlenen 30.10.2020 tarihli otopsi raporunda özetle; dış muayene bulgularında 1. Sol meme başının 8 cm. üzerinde 1,2×1 cm.’lik, kontüzyon halkası ile çevrili etrafında is, yanık ve yanmamış barut taneleri görülmeyen ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği,
2. Sırtta sol skapula üst dış kenarına uyan bölgede 0,6×0,6 cm.’lik, yara dudakları dışa dönük ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği,
3. Sağ meme başının 6 cm. üzerinde 0,6×0,6 cm.’lik, kontüzyon halkası ile çevrili etrafında is, yanık ve yanmamış barut taneleri görülmeyen ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği,
4. Sırtta sağ skapula orta dış kenarına uyan bölgede 0,6×0,5 cm.’lik, yara dudakları dışa dönük ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği,
5. Sol ön kol proksimal dorsalde 1×1 cm.’lik, kontüzyon halkası ile çevrili etrafında is, yanık ve yanmamış barut taneleri görülmeyen ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği,
6. Sol ön kol proksimal iç yüzde çevresi ekimozlu 1,5×0,6 cm.’lik, yara dudakları dışa dönük ateşli silah mermi çekirdeği çıkış deliği,
7. Sol el 3. Parmak proksimal medialde 0,5×0,3 cm.’lik ateşli silah mermi çekirdeği geçişine bağlı abrazyon,
8. Umblikusun 5 cm. üzerinde 1,5×1,2 cm.’lik, kontüzyon halkası ile çevrili etrafında is, yanık ve yanmamış barut taneleri görülmeyen ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği,
9. Skrotum önde yara kenarlarında yanık görünümü olan 5,5×2 cm.’lik ateşli silah mermi çekirdeği geçişine bağlı cilt ciltaltı abrazyon tespit edildiği,
i. Kişinin ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı iç organ (akciğer, ince barsak, mezenter) ve atar damar (radial arter) harabiyetine bağlı kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,
ii. Kişide 4 adet ateşli silah mermi çekirdeği giriş yarası ile 2 adet ateşli silah mermi çekirdeği geçişine bağlı abrazyon tespit edilmiş olup, dış muayenede 3, 5, 8 numarada tarif edilen giriş yaralarının ayrı ayrı ve birlikte kişiyi öldürücü nitelikte yaralar meydana getirdiği,
iii. Dış muayenede 3 numarada tarif edilen sağ meme başının 6 cm. üzerine isabet eden mermi çekirdeğinin önden arkaya, sağdan sola seyirli olduğu,
iv. Kişiden otopsi sırasında 1 adet ateşli silah mermi çekirdeği ve 1 adet deforme metalik cismin çıkarıldığı,
v. Kanda (5ng/ml) Esrar metaboliti THC-COOH, (25ng/ml) Haloperidol, (20ng/ml) Diltiazem, (10ng/ml) Atropine, (10ng/ml) Diclofenac, (2ng/ml) Fentanyl, (110ng/ml) Tramadol, (1250ng/ml) Paracetamol, (60ng/ml) Metoclopramide, (60ng/ml) Lidocaine, (320ng/ml) Metronidazole, (20ng/ml) Midazolam, Rocuronium, (40ng/ml) Quetiapine, (120ng/ml) Ranitidine, (7ng/ml) Ketamine, (5ng/ml) Norketamine ve (5ng/ml) Salbutamol; İdrarda Esrar metaboliti THC-COOH, Haloperidol, Diltiazem,

Atropine, Diclofenac, Fentanyl, Tramadol, Paracetamol, Metoclopramide, Lidocaine, Metronidazole, Midazolam, Rocuronium, Quetiapine, Ranitidine, Ketamine, Norketamine ve Salbutamol, iç organlarda Tramadol ve Midazolam, mide içeriğinde Tramadol, Paracetamol, Metoclopramide, Lidocaine, Midazolam ve Ketamine bulunduğu,

b) Sanığın babası …’in 06.07.2020 tarihli Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesince tanzim olunan geçici adlî muayene raporunda; sol kolda üst yumuşak dokuda giriş, sol scapula infero posterior (okunamadı) mermi çıkışı tespit edilen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olup hayati tehlikeye neden olmadığı,

c) Sanığın 06.07.2020 tarihli Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesince tanzim olunan adlî muayene raporunda; sol göz altında 2×1 ekimoz, sol femur lateralde 8×5 ekimoz, sol ayak bileğinde yaygın ödem ve ekimoz ile sol lomber bölgede … ve hassasiyet tespit edilen yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile iyileşir olduğu,
Görüşlerini içeren otopsi ve adlî muayene raporları dava dosyasına eklenmiştir.

6. Atış artığı analizlerinin yapıldığı … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün IZM-KİM-20-12969 uzmanlık numaralı, tabanca ve kovan analizinin yapıldığı IZM-BLS-20-06745 uzmanlık numaralı raporları, olay yeri inceleme tutanağı, HTS kayıtları ile olay yeri fotoğraflı krokisini havi bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma ve Sübut Yönünden
Olaydan iki gün önce sanığın maktuller tarafından bir bahane ile tehdit edilip yaralandığı, olay günü de maktul …’nin sanığın abisi … ile iletişime geçtiği, telefonda tehdit edilen …, sanık ve evde bulunan diğer aile bireylerinin evlerinin bahçesinde toplandıkları, sanığın iki adet silahı hazır edip beklediği, olay yerine gelen maktule ateş edip vurduğu akabinde kaçmaya çalışan maktul …’ı arkadan ateş ederek ölümüne neden olduğu, …’ın otopsi raporunda toraksa nafiz bıçakla yaralanma bulgusu da tespit edildiği dikkate alındığında, maktuller tarafında bir adet silah olması, maktul …’ın yanında bulunan tabancadan atılan kovanların ağırlıklı olarak araç içerisinde bulunması, olay yerinde bulunan 13+12 adet kovanın sanığın teslim ettiği iki ayrı tabancadan atıldıklarının belirlenmesi, bahçe demir kapısı dışında ve sokak üzerinde de bu tabancalardan atılan kovanlar bulunması, sanığın ilk savunması ile abisi …’in ölümünden sonra alınan savunmaları arasında çelişki olması, tanık …’ın olay öncesinde ve sonrasındaki davranışları ile aşamalarda birbiriyle çelişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunması, kolluk güçlerinin olay yerine geldiklerinde sanığı iki elinde tabanca ile maktul …’nin başında görmelerine göre sanığın her iki maktule yönelik kasten öldürme eylemlerinin sübuta erdiği ve meşru savunma ve sınırın aşılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla Bölge Adliye Mahkemesinin

kararında hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanık Müdafilerinin Suç Kastı Yönünden
Sanık müdafiileri, sanığın öldürme kastı bulunmadığını, kastın aşılması suretiyle öldürme suçunu oluşturduğunu beyan etmiş ise de sanığın kollukta, Cumhuriyet savcılığında (ilk ifade) ve sorgudaki maktullere ateş ettiği şeklindeki ikrarı, maktuller hakkında tanzim olunan otopsi raporlarına göre sanığın ateş etmesi sonucu aldığı isabetlere bağlı olarak maktul …’nin olay yerinde, …’ın hastanede öldüğü anlaşılmakla, sanığın öldürme suçu bakımından elverişli nitelikteki tabancalar ile maktullerin hayati nitelikteki bölgelerini hedef alıp ateş etmesiyle birlikte olay esnasındaki davranışları bütün olarak değerlendirildiğinde, sanığın açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile buna göre uygulama yapılmasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Haksız Tahrik İndirim Oranı Yönünden
İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamına ve oluşa uygun olarak kabul edildiği üzere “…sanık …’ün sol göz altında 2×1 ekimoz, sol femur lateralde 8×5 ekimoz, sol ayak bileğinde yaygın ödem ve ekimoz ile sol bamber bölgede … ve hassasiyet tespit edildiği ve söz konusu yaralanmaların BTM ile iyileşir nitelikte olduğunun belirtildiği, bu haliyle adli rapor içeriği, kamera kayıtları ve tanık beyanlarının sanık …’ün 04.07.2020 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği olaylar ile örtüşür nitelikte olduğu, bu haliyle suç tarihinden iki gün önce maktüller … ve …’ın sanık …’a yönelik silahla yaralama ve silahla tehdit eylemlerini gerçekleştirdikleri, bu eylemlerden sonra olay günü sabaha karşı saat 03.00 sıralarında sanığın abisi maktul …’i aradıkları ve evinin konumunu isteyerek geleceklerini söyledikleri, maktullerin saat 04.00 sıralarında silahlı bir şekilde sanığın ailesiyle birlikte oturduğu ikamete geldikleri ve gelmeden hemen öncesinde telefon ile sanığın abisi maktul … …’ü tehdit ettikleri” şeklindeki maktullerden sanığa yönelen haksız hareketlerin ulaştığı boyut göz önünde bulundurulduğunda, 5237 sayılı Kanun’un müebbet hapis cezası yerine 12 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngören 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca azami düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmeden sanığa fazla cezalar tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

D. Katılan … Vekilinin Takdirî İndirim Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebinin uygulanması Mahkemenin takdirinde olup İlk Derece Mahkemesince, “Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki davranışları ile cezanın sanık üzerindeki olası etkileri birlikte değerlendirilerek” şeklindeki yeterli gerekçe ile takdirî indirim uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (C) paragrafında açıklanan haksız tahrik indirim düzeyi nedeniyle katılanlar vekilleri ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 20.12.2021 tarihli ve 2021/3224 Esas, 2021/2640 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçen süre dikkate alınarak sanık müdafilerinin tahliye talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.06.2023 tarihinde karar verildi.