YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2023/2188
KARAR NO : 2023/3418
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/634 E., 2022/3081 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/434 E., 2021/541 K.
Taraflar arasındaki adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte tahliye isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ile akdedilen 20.05.2020 imza, 01.06.2020 başlangıç tarihli kira sözleşmesine istinaden 01.06.2021 ila 31.05.2022 kira dönemine ilişkin 01.06.2021 tarihinde ödenmesi gereken 50.000 USD kira bedelinin kiracı olan davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle tahliye ve haciz talebiyle icra takibi başlattığını, ödeme emrinin borçluya 16.06.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, borçlunun usulsüz tebliğ şikayetinin … 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/397 esas sayılı kararı ile kabul edilerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 13.07.2021 olarak düzeltildiğini, borçlunun bu tarihten itibaren 7 gün içerisinde takibe itiraz etmediği gibi 30 gün içerisinde de borcunu ödemediğini ve takibin kesinleştiğini beyan ederek temerrüt nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı borçlu vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından … 3. Sulh hukuk mahkemesinin 2021/295 esas sayılı dosyası ile kiracılık sıfatı ile kiralananın sözleşmeye uygun teslim edilmediğinin, kiralananın uygun şartlarda teslim edilmemesi sebebiyle sözleşmeden kaynaklı herhangi bir borcun bulunmadığının ve ödemezlik definin tespiti talepli dava açıldığını, yasal şartlar yerine getirilmeden takip yapıldığı için … 1. İcra Hukuk mahkemesinin 2021/675 esas sayılı dosyası ile 21.12.2021 tarihinde dava açtıklarını, açılan bu davaların bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı kiralayan tarafından, davalı kiracı aleyhine birikmiş kira alacağının tahsili amacıyla haciz ve tahliye istemli olarak takip başlatıldığı, örnek 13 nolu ödeme emrinin davalı kiralayana 16.06.2021 tarihinde tebliğ edildiği, takibin itiraz edilmeksizin kesinleştiği, borcun otuz günlük süre içinde ödendiğine dair kayıt bulunmadığı, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair 85 sayılı ve 12.09.2018 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 13.09.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından konuya ilişkin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008-32/34)’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 06.10.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş bulunduğu, Türkiye’de yerleşik kişilerin, kendi aralarında akdedecekleri, gayrimenkul satış, kiralama sözleşmeleri ile iş ve hizmet sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacağının hüküm altına alındığı, bahse konu hukuki düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’sen nazara alınması gerektiği, somut olayda her ne kadar dava dilekçesinde davacının yurtdışı adresinin bulunduğu görülse de Türk parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın Tanımlar başlıklı 2. maddesinde Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri kapsadığının düzenlendiği, davacının Türk vatandaşı olması hasebiyle Türkiye’de yerleşik kişi sayıldığı, dolayısıyla belirtilen düzenlemenin kapsamında olduğu, takip dayanağı sözleşmenin anılan 13.09.2018 tarihli düzenlemeden sonraki tarihe tekabül eden 01.06.2020 tarihli oluşu ve sözleşme bedelinin döviz olarak düzenlenmiş olması sebebiyle takip dayanağı sözleşmenin icra takibine esas alınamayacağı ve tahliyenin istenmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; borçlunun kira akdine, kira bedeline, borca, imzaya itiraz etmediğini, 30 gün içinde de borcunu ödemediğini, temerrüdün gerçekleştiğini, İlk Derece Mahkemesince Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararı uyarınca sözleşme bedelinin döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılması mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği fakat takipte 32 sayılı kararın uygulama alanı olmadığını, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara ilişkin Tebliğin 8. maddesi 2. fıkrasında; “(2) Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar” şeklinde düzenlenme olduğunu, müvekkilinin yurt dışında yerleşik olduğunu, aynı maddenin son fıkrasında itiraza uğramadan gecikmiş alacak niteliğindeki kira alacağının madde kapsamında olmadığını iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 12.09.2018 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Cumhurbaşkanı Kararı, 06.10.2018 tarihli Resmi Gazete’de Yayınlanan Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, 16.11.2018 tarihli Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 13.10.2020 tarihli Duyurusu ve meri yasal mevzuat karşısında döviz cinsinden sözleşme bedelinin ne şekilde belirleneceğinin açıklandığı,TBK’nın 26’ncı maddesinde; “Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.” hükmüne yer verilmekle aynı kanunun 27/1. maddesinde ise; kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konusu imkansız olan sözleşmelerin kesin hükümsüz olacağının düzenlendiği, Türk parasının kıymetinin korunması amacıyla yürürlülüğe konulan mevzuatta 2018 yılında yapılan değişiklik ile döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak sözleşme yapma özgürlüğüne sınırlama getirilmekle ekonomik kamu düzeninin korunmasının amaçlandığı, bu durumun mahkemelerce resen dikkate alınması gerektiği, İİK’nın 63. maddesi uyarınca icra dairesinde ileri sürülmeyen sebeplerin yargılamada dinlenemeyeceği düzenlemesinin takibe konu dövize endeksli kira bedeli konusunda geçerli olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili yurt dışında yerleşik olduğu için yabancı para ile sözleşme yasağı kapsamında olmadığını, davalının aynı iddia ile açtığı menfi tespit davasının reddedildiğini, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararda Değişiklik Yapılmasına Dair Karar – RGT: 13.09.2018 tarihli 30534 RG nolu Cumhurbaşkanılığı Kararının 4/g maddesinde
“Türkiye’de yerleşik kişilerin, Bakanlıkça belirlenen haller dışında, kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dâhil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz.” düzenlemesi olduğunu, aynı şekilde Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ’in 8/2 maddesinde: “Türkiye’de yerleşik kişiler kendi aralarında akdedecekleri; konusu yurt içinde yer alan gayrimenkuller olan, konut ve çatılı iş yeri dâhil gayrimenkul kiralama sözleşmelerinde sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramazlar.” dendiğini, anılan maddelere göre Türkiye’de yerleşik kişilerin sözleşme bedelini ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülüklerini döviz cinsinden veya dövize endeksli olarak kararlaştıramayacaklarının hüküm altına alındığını, müvekkilinin Almanyada yaşadığını, borçlunun kira akdine, kira bedeline, borca, imzaya itiraz etmediğini, 30 gün içinde de borcunu ödemediğini, temerrüdün gerçekleştiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalının cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığını beyan ederek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; adi kira ve hasılat kiralarına ilişkin takipte tahliye istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
İİK md. 269. maddesi, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 2-b, 4-g maddeleri ile geçici 8. maddesi, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğ.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.