YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8040
KARAR NO : 2023/7184
KARAR TARİHİ : 21.06.2023
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/125 E., 2022/737 K.
KARAR : Esastan Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/621 E., 2019/314 K.
Taraflar arasındaki kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yaşlılık aylığının iptal edilmesine dair kurum işleminin iptalini, aylığın yeniden bağlanmasını ve birikmiş aylıkların yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesini, davacının yersiz olarak ödenen aylıklar sebebiyle tahakkuk ettirilen 90.190,28 TL borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kurumda 1312431.035 sayılı dosyada işlem gören Zarit İnş.Nak.Rek.Med.Klim.San.Tic.Ltd.Şti. unvanlı işyeri davacının çalışmalarının bildirildiği 18.03.2010 – 12.07.2010 tarihleri arasında faal durumda ise de tahakkuk eden hiçbir vergi borcunu ödemediği, gerçek bir ticari faaliyette bulunmadığı, düzenlediği faturaların gerçek bir mal ve hizmet satışı sonucu düzenlenmediği, komisyon karşılığı olarak düzenlenen sahte faturalar olduğu, dinlenen bordro tanığının kendisinin fiili olarak çalışmasının bulunmadığını, Zarit İnşaatın ismini bildiğini ancak yerini bilmediğini, kendisinin orada fiili olarak hiç çalışmadığını, çalışmış gösterildiğini beyan ettiği, dinlenen diğer tanık beyanlarının soyut nitelikte olup işyerinin faaliyet gösterdiği yer ve faaliyet alanı ile davacının yaptığı iş konusunda somut, inandırıcı ve maddi olaylara dayalı beyanlar içermediği, bu nedenle SGK Denetmen raporunun aksinin kanıtlanamadığı, işyerinin sahte işyeri olduğu, davacının bu işyerinde 18.03.2010 – 12.07.2010 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı ve eylemli olarak çalışmadığı, davacının işyerinde geçen hizmetlerinin davalı Kurum tarafından resen iptal edilmesi işleminin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, yerel mahkemenin gerekçeli kararında yer verdiği ceza yargılamasına ilişkin kararların dava konusu olayla ilgisi olmadığını, dosya kapsamında dinlenen tanıklar ve bir kısım bordro tanıklarının davacının işyerinde fiili olarak çalıştığını açık ve net şekilde beyan ettiklerini, davacının yaptığı işin mahiyeti gereği, şirketin işleri sebebiyle dışarıda çalıştığını, bu nedenle bir kısım bordro tanıklarının davacıyı tanımamasının kabul edilebilir bir durum olduğunu, dava konusu işyerinin SGK kayıtlarına göre 27.08.2007 tarihinde kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, davacı hakkında iddia edilen sahte sigortalılık nedeniyle herhangi bir suç duyurusunda bulunulmadığını, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının eylemli çalıştığını bildiren bordro tanıklarının tamamının (daha doğrusu işyerinden çekişmeli dönemde bildirimi yapılan tüm sigortalıların) bildiriminin iptal edilmiş olması, dinlenen diğer tanıkların ise seyyar satıcı, taksi şoförü gibi görgüye dayalı bilgisi olabilecek nitelikte tanıklardan olmaması, yapılan araştırmada komşu işyeri tanığı tespitinin yapılamamış olması ve en önemlisi işyerinde yapılan vergi yoklamasında işyerinin faaliyetinin bulunmadığına dair tespit birlikte değerlendirildiğinde davacının eylemli çalışmasının bulunmadığının kabul edilerek yersiz yaşlılık aylığı tahsisini sağladığına dair ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik görülmediği, davacının yaşlılık aylığı koşullarına haiz olmaması nedeniyle yersiz aylıktan dolayı hakkında borç çıkartılmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, mahkemenin davanın reddine gerekçe kabul ettiği denetmen raporunda, işyerinde çalışanlarla ilgili herhangi bir durum tespitine ve sigortalıların beyanına dayanılmadığı, davacı tanıklarının fiili çalışmayı doğruladığı, davacı hakkında kurumca iddia edilen sahte sigortalılık nedeniyle bir suç duyurusunda bulunulmadığı, vergi tekniği raporundan şirketin az da olsa gerçek belgelere dayalı işlemler de yapmış olduğunun anlaşıldığı, sahte işyeri kabul edilemeyeceğini belirterek temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının dava dışı Zarit İnşaat Nakliyat Rek. Med. Klima San. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinde geçen hizmetlerinin fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi ve buna bağlı olarak yaşlılık aylığının da iptal edilerek, davacıya ödenmiş aylıkların yersiz ödeme olarak talep edilmesine dair Kurum işleminin iptali davacının borçlu olmadığının tespti istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesidir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.