Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2022/10902 E. 2023/3220 K. 09.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/10902
KARAR NO : 2023/3220
KARAR TARİHİ : 09.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
DAVA TARİHİ : 07.12.2020
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret/Kararın Kaldırılması//Takibin Durdurulması
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/586 E., 2021/316 K.

Taraflar arasındaki kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibinde, imzaya ve borca itirazdan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince imzaya itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalı taraftan alınarak davacılara tarafa verilmesine, asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalı taraftan alınarak Hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

Kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine, kararın HMK’nın 355 ve 353-1-b-2 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına, koşulları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine icra inkar tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı alacaklı tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi … tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Şikayetçi borçlu vekili dava dilekçesinde; dayanak senet altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin alacaklı tarafa borcu olmadığını, ödeme emri ekindeki dayanak senet suretinin alacaklı vekilince tasdik edilmediğini iddia ederek takibin, ödeme emrinin iptaline, takibin durdurulmasına, alacaklının takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; takip dayanağı evrakların suretlerinin ödeme emri ekine eklendiğini, imza itirazının kötü niyetli olduğunu, senet altındaki imzaların borçlulara ait olduğunu iddia ederek davanın reddine, borçlu aleyhine alacak miktarının %20’ den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre takibe konu senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle imzaya itirazın kabulüne, takibin durdurulmasına, asıl alacağın %20’si oranında tazminatın davalı taraftan alınarak davacılara tarafa verilmesine, asıl alacağın %10’u oranında para cezasının davalı taraftan alınarak hazineye irat kaydına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Alacaklı vekili istinaf dilekçesinde; eksik inceleme ile sadece tek bir bilirkişi raporuna dayanarak, talep etmiş olmalarına rağmen Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulduğunu , rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, senette şahit isim ve imzası bulunduğunu, raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, borçlunun devlet dairelerindeki emsal imza ve paraf örnekleri celp edilerek uzman bilirkişilerce inceleme yapılması gerektiğini aleyhe hükmedilen tazminatın ve para cezasının haksız olduğunu iddia ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak senet üzerinde ”Bu sözleşmenin toplam bedeli 500.000 TL+KDV’dir. Devralan alacaklı olduğu 500.000 TL ye mahsuben bu işletmeyi devralmıştır. İşbu sözleşmenin gerekleri yerine getirilmediği takdirde aşağıda şartları yazan senet metni takibe konulacaktır. Taraflar bu hususu kabul etmiştir.” ibaresinin yazılı olduğu, senedin şarta bağlı olarak düzenlendiği, kayıtsız şartsız bir ödeme vaadini içermediği ve bu hali ile senedin bono vasfında olmadığı,mahkemece İİK’nın 170/a maddesi gereğince bu husus re’sen gözetilerek takibin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile sonuca gidilmesi isabetsiz ise de; istinaf yoluna davalı alacaklı tarafından başvurulduğundan takibin durdurulması yönündeki mahkeme kararında yer alan ibarelerin hüküm fıkrasında korunması gerektiği, İİK’nın 170/a maddesinde tazminat öngörülmediğinden davalı alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı ve %10 oranında para cezasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu, ancak anılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığı gerekçesiyle alacaklının istinaf başvurusunun esastan reddine, kararın HMK’nın 355 ve 353-1-b-2 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına, koşulları oluşmadığından davalı alacaklı aleyhine icra inkar tazminatı ve para cezasına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde alacaklı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Alacaklı vekili temyiz dilekçesinde;Eksik inceleme ile sadece tek bir bilirkişi raporuna dayanarak, talep etmiş olmalarına rağmen Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulduğunu, rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, senette şahit isim ve imzası bulunduğunu, raporun hükme esas alınmaya elverişli olmadığını, borçlunun devlet dairelerindeki emsal imza ve paraf örnekleri celp edilerek uzman bilirkişilerce inceleme yapılması gerektiğini iddia etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine özgü takipte imzaya ve borca ilişkindir .

2. İlgili Hukuk
TTK’nın 776. maddesi, İİK’nın 169/a-1. maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup alacaklı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Alınması gereken 179,90 TL temyiz harcından, evvelce alınan harç varsa mahsubu ile eksik harcın temyiz edenden tahsiline,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.