Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/4214 E. 2023/861 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4214
KARAR NO : 2023/861
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/16 E., 2020/13 K.
KARAR : Davanın reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Kadastro sırasında … ili … ilçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 126 ada 88, 91 ve 92 parsel sayılı sırasıyla 3.816,35 , 825,13 ve 10.198,19 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü … adına; 126 ada 90 ve 94, 128 ada 7 parsel sayılı sırasıyla 1.154,77 , 9.033,11 ve 8.890,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve mirasçılarının bilinememesi nedeniyle ölü … adına tespit edilmiştir.

2. Davacı …, tapu kaydına dayanarak çekişmeli taşınmazların adına tescili istemiyle; dava açmıştır.

II. CEVAP
1. Ana dosya davalıları … ve müşterekleri cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların dedelerinden kendilerine intikal eden yerlerden olduğunu, davacı ile ilgisi bulunmadığını, davacının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

2. Birleşen dosya davalıları … ve müşterekleri cevap dilekçelerinde özetle; dava konusu taşınmazların dedelerinden kendilerine intikal eden yerlerden olduğunu, davacı ile ilgisi bulunmadığını, davacının dayandığı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2007/872 Esas, 2014/23 Karar sayılı kararı ile ana dosyada dava konusu olan 126 ada 88,91 ve 92 parseller hakkında açılan davanın açılmamış sayılmasına; çekişmeli 126 ada 88, 91 ve 92 parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin 02.12.2014 tarihli ve 2014/37 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararı ile birleşen dosyada dava konusu olan 126 ada 90 ve 94 ile 128 ada 7 parseller hakkında davanın açılmamış sayılmasına ve çekişmeli 126 ada 90 ve 94 ile 128 ada 7 parsellerin tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen her iki kararına karşı, davacı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin sırasıyla 25.04.2016 tarihli ve 2015/3202 Esas; 2016/4596 Karar ile 08.02.2016 tarihli ve 2015/1591 Esas, 2016/875 Karar sayılı kararlarıyla “… Davacıya eksik harcı tamamlaması konusunda usulünce verilen bir kesin süre olmadığı halde kesin süre içinde eksikliğin ikmal edilmediği kabul edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz, olduğuna” işaret edilerek her iki mahkeme kararının da bozulmasına karar verilmiştir.

3. Bozmadan sonra ana dosya İlk Derece Mahkemesinin 2016/16 Esas sırasına kaydedilmiş; bozma sonucu 2016/13 Esas numarasını alan dosya ise 07.02.2017 tarihli ve 2017/4 Karar numarası ile ana dosya olan 2016/16 Esas ile birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…. davacının dayandığı tapu kaydının dava konusu taşınmazları kapsamadığı, davalıların dayanağı olan tapu kaydının ise dava konusu taşınmazları kapsadığı, her ne kadar davacı vekili mahkememizin 2015/49 Esas sayılı dava dosyasının Yargıtay incelemesinden dönmesinin beklenilmesini talep etmiş ise de; 27/05/2019 tarihli keşifte tarafların dayanağı olan kayıtların tereddüte mahal bırakmayacak şekilde uygulanmış olması ve 2015/49 esas sayılı dava dosyasındaki tapu kaydı uygulamalarına ilişkin fen bilirkişi raporuyla mahkememizce alınan 10.06.2019 tarihli fen bilirkişi raporu arasındaki çelişkilerin 15.10.2019 tarihli ek rapor ile giderildiği” gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine; çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğu, mazeret bildirmelerine rağmen yokluklarında keşif yapılmasının usule aykırı olup, aynı kayıt uygulamasına ilişkin dava dosyaları arasında çelişki bulunduğu ve bu çelişkinin yöntemince giderilmediğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitinin hatalı olup olmadığı, çekişmeli taşınmazların taraflardan hangisinin dayandığı tapu kaydının kapsamı içerisinde kaldığı, aksi halde ise zilyetliğin hangi tarafta olduğu hususlarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun’un 13, 14 ve 20 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik olmadığına ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığına, davacı tarafça dayanılan Şubat 1307 tarihli ve 2 nolu sicilden gelen 20.02.2002 tarihli ve 2 nolu tapu kaydının yüzölçümü 9.190 metrekare olup “yarkaşı”, “iyneci kaşı”, “kelsarı boyalığı” gibi nokta hudutlar ihtiva ettiğinden kaydın miktarı ile geçerli bulunmasına ve bu kayda sabit sınır niteliğinde olduğu belirlenen “karaali” sınırından başlayarak miktarı itibariyle kapsam tayin edildiği takdirde, bu kaydın dava konusu taşınmazlara ulaşması imkanı bulunmadığına ve çekişmeli taşınmazların davalı tarafın zilyetliğinde bulunduğu anlaşılmasına göre, İlk Derece Mahkemesi kararı usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 125,50 TL’nin temyiz edenden alınmasına,

1086 sayılı Kanun’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.